Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

“DAHA önce de bizim müşterimiz oldu…”

Güvenlik biriminin başındaki kişiye “siyasilere ve devlet adamlarını kaçırma planları” ile yakalanan DAEŞ’in sözde “Türkiye Emiri Mahmut Özden” hakkında bilgi sorunca cümleye yukarıdaki gibi başladı.

Aktardığına göre bugüne kadar tam 5 kez yakalanmış.

Hatta son yakalandığında dolandırıcılık suçundan da yargılanmış.

Güvenlik birimlerinin bu denli üzerinde durduğu bir kişi bu denli çok kez yakalanıp, her birinde de nasıl serbest kalır…

Aktardığına göre her bir yakalanması sonrası aynı davadan yargılanmış.

Türk Ceza Kanunu’nun 314/2’de yerini bulan Silahlı Terör Örgütü’ne üyelik suçu…

FETÖ üyeliğinden yargılanan birçok kişinin de ceza aldığı bu maddeden yargılanan sözde Emir Özden, her birinde de İstinaf Mahkemesi aşamasında serbest kalmış.

Hatta bazılarında delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakılmış.

Ekranlardaki görüntüsündeki rahatlığı, espri yapar gibi cezaevine gitmesinin nedeni de bundanmış…

Aslında Türkiye Mahmut Özden adını ilk Ankara’da duydu…

Adana’dan gelen ve kendisini DAEŞ’in yetkili ismi olarak gösteren kişi Suriye’de savaşmak üzere eleman topladığı belirtiliyor ve ismi veriliyordu.

İLK YAKALANIŞI 2017

Küçük yaşta bazı gençlerin de bu kişi ile Suriye’ye gittiği, döndüklerinde kazandıkları paralarla otomobil ve ev satın aldıkları, bunun diğer gençleri de teşvik ettiği de verilen bilgiler arasındaydı.

Adana’da 2017 Temmuz’una kadar Mahmut Özden ile ilgili herhangi bir görsele rastlanmadı, gölge adam olarak kaldı.

Bu tarihte Adana’da yapılan bir operasyonda ikisi çocuk 12 kişi ile yakalandı…

Yargılanması sonrası 2017 Eylül’ünde tutuklandı, hapiste kalması uzun sürmedi, TCK’nın o meşhur maddesinden 6 yıl 3 ay aldı ama tahliye edildi.

Bu kez 10 Temmuz 2018’de yeniden yakalandı.

Bu kez atfedilen suç, Suriye’deki çatışmada yaralanan ve Türkiye’ye getirilen kişiler ücretsiz tedavi ettirdiği, ancak onları dolandırıp paralarını aldığı ortaya çıktı.

ADANA EMİRİYDİ

Türkiye de Mahmut Özden’i o tarihte cezaevi otobüsüne bildirilirken gazetecilere öpücük atmasıyla hafızalarına kazıdı.

Mahkemeye 7 ay süren teknik ve fiziki takip sonucu elde edilen deliller sunuldu.

Çevresindekilerin anlaşmazlıklarını çözdüğü, bunun karşılığında bazı edinimleri olduğu ve DAEŞ’in “Adana Emiri” olarak görev üstlendiği belirtildi.

Silahlı Terör Örgütüne üye olmaktan yine yargılandı ama dışarı çıkması da uzun sürmedi.

Son yakalanması geçen yıldı.

Adana’da esnafın kapısını çalıp haraç istedikleri, “vermezseniz bombalarız” tehdidinde bulunduğu belirlendi.

Hatta bir firmadan istediği, MİT ve güvenlik güçleri tarafından önceden numarası tespitli 3 bin 500 lirayı haraç olarak aldığında yakalandı.

Yakalandığı evde 2 ruhsatsız av tüfeği, fişekler, kurusıkı tabanca ve örgüte ait dokumanlar bulundu, Temmuz 2018’de cezaevine konuldu, ancak yine serbest kaldı.

Güvenlik biriminin başındaki kişi, “Son olarak Ocak’ta da kısa süre içerde kalmıştı” dedi.

Bir kişi hem silahlı terör örgütü elemanı olacak, hem haraç alacak, hem silahla yakalanacak ve elini kolunu sallayıp dolaşacak.

Üstüne üstlük bir de devlet adamları ve siyasilere yönelik yeni planları yapma cüretini de sürdürecek…

NASIL SERBEST KALIYOR?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile dünkü sohbetimizde de vurguladığı gibi, “Ele geçirilen planları önemli içeriklerle dolu, devlet adamları ve siyasilerin kaçırılması, bazı ekonomik zararların verilmesini içeriyor…”

Bu denli önemli bir kişi bugüne kadar nasıl serbest kaldı?

Ceza hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen’in sohbetimizde dile getirdiği gibi her ne kadar dosya içeriği bilinmemekle birlikte serbest kalabilmesinin nedeni anlaşılır görünüyor.

“Her birinde örgüt kurma hazırlığı veya silahlı terör örgütüne üyelikten içeri girmiş, İstinaf mahkemesi aşamasında da serbest kalmış…”

Bir diğer ceza hukukçusu Doç. Dr. Olgun Değirmenci’nin şu tespiti ise meseleyi ortaya koyuyordu:

“Öyle bir noktaya gelindi ki mahkemeler, hakimler ne yapsın? Her önüne gelen örgüt üyeliğinden mahkemeye çıkarıldı. Gerçek ile olmayanı ayırmakta zorlanıldı. Öyle olunca da hepsine birden TCK 314/2’den 6 yıl 3 ay verildi, onlar da dışarıda kaldı…”

DAEŞ elemanlarının Suriye dışında Türkiye'de yakalanmalarında önemli bir ayrıcalık var. Eğer Suriye'de yakalanmış olsaydı insan ölümüne neden olduğu için daha ağır hükümle yargılanacaktı. Yurt içinde yakalandığında eyleme katılmayan örgüt üyesi sıfatı kazanıyor ve daha az ceza alıyor...

DAEŞ’İN ÇIKIŞ ZAMANI

Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var…

Unutulmamalı ki DAEŞ lideri Bağdadi’nin ölmeden önce çektirdiği propaganda filminde Türkiye bir vilayet olarak gösteriliyordu.

O tarihte güvenlik çalışan konuyla ilgili akademisyenler, uzmanlar, güvenlik görevlileri, “Türkiye’yi vilayet olarak gösterdiğine göre bir de emir atamış olması gerekir” uyarısında bulundu.

Sonunda bir kalaşnikofu yakalatanın takibi sonucu Mahmut Özden adı tekrar karşımıza çıktı, hem de devlet adamları ve siyasileri Suriye’ye kaçırma planıyla…

Son dönem İstanbul’da keşif yapan, Bursa’da eylem hazırlığındayken yakalanan DAEŞ elemanları da anımsanırsa uzun süredir devam eden sessizliğin bozulması için bir hareket başladığı anlaşılır.

Süreçte öğretti ki bütün bunlar bir başka sahada ortaya çıkan olumsuzluklarla kendini gösterir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00