Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

SALGININ ilk döneminde en güvenilir iller arasında görülen Ankara, ikinci pikte neden “Wuhan’a dönüp” kırmızıya boyandı?

Son üç gündür bu sorunun yanıtını arıyorum…

Hoş önceki akşam Bilim Kurulu toplantısı sonrası Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ağırlıklı olarak düğün, nişan, sünnete bağladı…

Ancak Ankara’daki vaka sayılarının artışındaki faktörlerin bununla kalmadığı da açık...

Çünkü sadece Ankara değil, çevresindeki illerin durumu da benzer; örneğin Konya, Kayseri veya bir sonraki çemberde yer alan Malatya da vaka sayısı yüksek iller arasında…

Halk sağlığı uzmanı ve Bilim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Levent Akın ve Prof. Dr. Pınar Okyay’a da dün sordum, ikisi de ellerinde kesin veri bulunmamakla birlikte, salgının nedenini bağladıkları ağırlıklı konu dün Bakan Koca’nın da belirttiği gibi düğün, nişan, taziyeyi sıraladı, farklı faktörlerden de söz etti…

MOLA YERİ VE KAMU KURUMU

Nitekim dün konuştuğum Sağlık Bakanlığı’ndan yetkililer de benzer yaklaşım gösterdi.

İlki, Prof. Dr. Akın ve Prof. Dr. Okyay’ın da altını çizdiği Ankara’nın geçiş güzergahında bulunması, birçok kişinin kamu kurumlarında işinin olması, veya bir yakınının bulunması nedeniyle geçerken ziyaret etmesi…

Varsa da sorunun çözümü için gün boyu uğraşması.

Otobüs ile gelirken otoyol güzergâhında bulunan mola yerlerinde farklı bölgelerden gelen çok sayıda kişiyle karşılaştığı için de onlardan aldığını da olduğu gibi “bir kutu lokum gibi virüs” bırakıp gitmesi.

Mola yerleri konusu Prof. Dr. Okyay söyleyene kadar hiç aklıma gelmemişti.

Aslında iki ay kadar önce Afyon’dan geçerken de dikkatimi çekmişti. Bindiği otobüs içinde zaten enfekte olmaya hazırken, mola yerlerinde tuvalet ihtiyacı için girdiği havasız alanlarda ve çay içmek için oturduğu bölümlerde, üstü açık da olsa enfeksiyon kapma olasılığı yüksek.

Dolayısıyla oradan topladığını, yolların kavşağındaki Başkent’e yayması da normal...

Yaz tatili için farklı kentlere gidip dönenler de buna eklendiğinde kamu kurumlarını salgının önemli merkezlerinden biri haline dönüştüğü de aşikar.

Hastanelerde yatanlarla yapılan görüşmeler ve filyasyon ekiplerinin çalışmalarında da bu veri ortaya çıkmış.

Üstüne hepsi aynı saatte toplu taşım araçlarını kullanmaları koyun, Ankara’nın Wuhan’a neden döndüğünü aramaya gerek kalmaz…

Salgın haritasında vaka sayısının Ankara’nın çevre mahallelerinde daha fazla olması da bunun göstergesi.

Kışlık gıda ihtiyacını karşılamak veya yakınlarını ziyaret etmek amacıyla memleketine gidip dönenlerin hastalığı beraberinde getirdiğinin de işareti.

YILDIRIM VE EŞİ DE MEMLEKETTE KAPTI

Çünkü memleketlerinden döndükten sonra hastalananların sayısında da ciddi artış var.

Aynen eski AK Parti Genel Başkanı, Başbakan ve TBMM eski Başkanı Binali Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım gibi…

Bir süredir memleketi Erzincan’da bulunan Yıldırım, Dumanlı Yaylası’nın görüntüleri ile memleketinin reklamını yapmış, tırpan sallayıp biçtiği otları, yabayla harmanda biriktiren görüntülerini paylaşmıştı.

Yıldırım’ın yakın çevresinin aktardığına göre 4 gün önce PSR testi yaptırmış ve negatif çıkmış.

Erzincan’daki yakınlarından birinin testinin pozitif çıkması, eşi Semiha Yıldırım’ın da vücut kırlığının bulunması dolayısıyla önceki gün döndükleri Ankara’da gittikleri hastanede yeniden test yapılmış ve pozitif çıkmış.

Bu da iki halk sağlığı uzmanı bilim insanının “memleketlerinden getirenler var” tezini doğrulamaya yeter…

ANKARA’DAKİ VAKA SAYISI

Peki, Ankara’daki vaka sayısı ne?

Buna ilişkin kesin bir sayıya ulaşma olanağı yok.

Sağlık Bakanlığı’nın sitesinden ulaşmak istediğinizde de Ankara ile birlikte Konya ve Karaman’ın toplam rakamı karşımıza çıkıyor.

Orada da bir başka sorun var…

Bakanlık hem haritalar, hem de grafikler ile günlük ve haftalık sayıları yayınlamaya başladı.

Ancak, İstanbul dışındaki kentlerin rakamlarına ulaşmak olası değil, çünkü diğerleri bölgeler halinde gösteriliyor.

Buna karşın Bakan Koca’nın dün Ankara ile ilgili sözlerinden yola çıkarak veriye ulaşmak olası.

VERİLER ÖRTÜŞMÜYOR

Koca dün Bilim Kurulu sonrası Ankara’daki vaka sayısının “İstanbul’un iki katından fazla olduğunu” belirtmişti.

Haritada da görüldüğü gibi İstanbul rakamı dün 181 olarak kayda girmiş; önceki güne göre de 13 azalmış.

Buradan yola çıkarsak, Bakan Koca’nın verdiği rakamı 194 diye kabul edebiliriz.

Bu durumda Ankara’daki vaka sayısı 194’ün iki katı, yani 388 olmalı; bu da en az rakam…

Bakanlık ise Ankara’daki vaka sayısını, salgının ikinci büyük atak yapıp sakinleştiği Konya ve Karaman ile birlikte 390 gösteriyor.

Bu durumda Konya ve Karaman’da birer vaka olduğu anlamı çıkar ki o da çok gerçekçi değil.

Bakanlık yetkililerine bunun nedenini sordum, “Bakan aktif vakadan söz etmiş olabilir” yanıtını verdiler.

Yani, toplam vaka sayısından, toplam iyileşen ve toplam ölen sayısı düştükten sonra geriye kalan kişi sayısı…

Bakan Koca, İstanbul’daki vaka sayısında son dönem azalma olduğunu bildirdi.

Bu da demektir ki İstanbul’un önceki rakamları fazlaydı, yani iki katı olan Ankara’daki aktif vaka sayısı da dolayısıyla daha yüksekti.

İçinden çıkamadım, belki “Bunun ne önemi var?” diyen de çıkabilir.

Hemen belirteyim ki önemli…

İNKAR VE İSYANLARDAYIZ

Çünkü uzun süredir kaygılı yaşamaktan bıkan insan psikolojisi, ister istemez inkara veya isyana yöneliyor; kendi ile ilgili alması gereken tedbirlerin hiçbirine uymuyor.

Üzerine bir de tedbir almazsa cezalandırılacağı algısı binince kaçamak yapma oranı arttırıyor…

Nitekim Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. Veysel Bozkurt da dün bu noktaya dikkat çekti, yeni bir dile ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Prof. Bozkurt’un bir de çağrısı vardı:

“Enfeksiyon kapıp hastalanan ve iyileşen çok sayıda ünlü kişi var. Neden ne kadar zorluk çektiklerini kısa bir youtube videosu ile anlatmazlar? Neden virüse yakalandıktan sonra yaşadıklarını paylaşmazlar? Bunu yapsalar salgınla mücadeleye katkı sağlarlar…”

İyi bir öneri; dilerim duyan ve bunu aktaran olur…

Yoksa inkar ve isyanlardayız…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00