Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

ANKARA’DA yaşamını sürdüren biri olarak, hekimlerin verdiği bilgilerin ötesinde, yaşamdan örneklerle kentteki durumu özetleyeceğim.

Salgınının çığırından çıktığını en yetkili isimlerin de dile getirdiği Başkent’te koronavirüs ile nasıl mücadele edildiğini, iki arkadaşımın yaşadıklarıyla özetleyeceğim.

İlk arkadaşımın eşi özel şirkette çalışıyor.

Patronunun babası virüs kapıp pozitif çıktığını bildiği halde durumunu gizlemiş.

Şirketin muhasebe servisine birkaç gün gelip, hesap kitap işleri arasında virüsü bulaştırmadığı kişi bırakmamış.

Rahatsız görünümü anımsatıldığında da her defasında bir gerekçe uydurmuş.

POZİTİF OLDUĞUNU BİLDİĞİ HALDE

Birkaç gün sonra arkadaşımın eşinin de arasında bulunduğu muhasebe çalışanları rahatsızlanınca, patronun babasının aslında pozitif olduğundan haberdar olmuşlar.

Arkadaşım otomobiliyle yakındaki hastaneye götürmüş, yapılan test sonucu eşinin pozitif çıktığını öğrenince yıkılmış.

Bu durumuna şaşırmadım, çünkü pimpirikli, çift maske ile dolaşan, geçeceği yerden başka birinin ne kadar önce geçtiğini araştıran, ona göre o koridordan geçen yapısı var.

Ne hissettiğini sordum…

“Ne yapacağımı şaşırdım” dedi.

Çünkü bir yanda bu denli endişe dolu bedeni, diğer yanda virüsü kaptığını öğrendiği eşi…

Çaresiz eşini yanına alıp gece evine dönmüş, kendisinde bir semptoma rastlanmadığı için de endişesi biraz azalmış.

Sabah konuştuğumuzda eşinin bir odada izole yaşadığını söyledi; filyasyon ekibinin gelmesini bekliyordu.

WHTSAPP’TAN VAKA TAKİBİ

Ertesi gün giden filyasyon ekibi, apartman kapısının önüne çağırmış, ilaçlarını teslim edip gitmişler.

Bu arada aile hekimi ve görevli kişilerin arayacağını belirtip, dışarı çıkmamalarını da tembihlemiş.

Aile hekimi de vaka sayısının çokluğu nedeniyle sürekli kendilerini arayamayacağını belirtip, WhatsApp üzerinden her gün durumlarını rapor etmelerini istemiş.

Birkaç kez de kendisinin okul müdürü ve bir tapu dairesinde görevli olduğunu belirten kişi arayıp, “Bizler filyasyon ekibinde görev aldık. Evden çıkmıyorsunuz değil mi?” diye sormuş…

Onlar da çıkmadıklarını söylemiş.

PİMPİRİKLİNİN YIKILDIĞI AN

Birkaç gün sonra arkadaşımın test sonucu da geldi, tahmin ettiğimiz gibi pozitif çıktı; bu derece pimpirikli biri için ikinci yıkımdı.

Şimdi evinde izole 14 günün geçmesini bekliyor.

Fakat 14 gün sonra ne yapacağını bilmiyor, çünkü süre dolunca aile hekimine gitmesi söylemiş.

“Siz WhatsApp üzerinden beni kontrol ettiniz, ben de raporu almak için aynı yolla size iyi olduğumu yazsam olmaz mı?” diye sormuş, “Yok yüz yüze kontrolünü yapacak” yanıtını almış.

Şimdi o pimpirik hali gitmiş, inkarkar ve isyankar arabesk aşamasında, “tedbir alsam ne olacak ki?” modunda yaşıyor…

ANKARA 9 BÖLGEYE AYRILDI

İkinci arkadaşım Ankara’da uzun süredir filyasyon ekibinde görevli diş hekimi…

Filyasyon ve İzolasyon Takip Sistemi ile kentte virüs kapmış olanları takip ediyor.

Aktardığına göre, hızlı normalleşme sürecine kadar yoğunlukları çok yüksek değilmiş.

Haziran sonrası işler çığırından çıkmış.

Dokuz bölgeye ayrılmış Ankara’da sayıları bine ulaşmış.

Dedi ki:

“Bu rakama bakıp hepimizi hekim zannetme. Filyasyon ekibinde olanların bazıları, telefon işlerini yürütüyor, bürokratlar. Ama ağırlıklı bölümü ağız ve diş sağlığı hekimi ve diğer branşlardan doktor arkadaşlar…”

Üç vardiya halinde çalıştıklarından, her bir kontrole gittiğinde giydiği elbise içinde ne kadar ter akıttığından söz etti.

Terli vücuduyla o elbiseyi giyinip soyunmaktan kendisinin hastalık kapacağını, kaslarının tutulacağını söyledi.

TAKSİYLE GÖREV

Vaka olan evlere nasıl gittiklerini sordum; bazılarına Sağlık Bakanlığı araç tahsis etmiş, ancak ağırlıklı olarak taksi kullanımı yoluna gitmiş.

Ankara Umum Otomobilciler ve Taksiciler Odası da 30 kiralık otomobil ve 100 taksi ile herhangi bir ücret almadan, hatta benzinini de kendileri koyarak destek vermiş…

Bir taksi gün boyu gidecekleri yere taşıyormuş.

Vaka bildirimi gelen evleri de sosyal platformların haritalarında yer alan navigasyon uygulamalarından bulmaya çalışıyorlarmış.

Kent merkezinin uzağındaki noktalarda vaka sayısı daha fazla olduğu için, görev alanları da ister istemez bu alanlara kaymış; adres bulmakta zorlanıyorlarmış.

Konuştuğumuzda Mamak bölgesindeydi…

Kaç vakaya baktığını sordum, rakam veremedi ama akşama kadar en az 6-7 vakaya baktıklarını bildirdi…

Bazen sayının 10’un üzerine çıktığını söyledi.

İzole etmek için gittikleri evlerde, insanları ayrı yerde yatıracak veya onları birbirlerinden izole edecek yerleri olmadığından söz etti.

GÜNLÜK VAKA SAYISI

Günlük vaka sayısının ne olduğunu sordum.

Belirttiğine göre diğer ekiplerden gelen bildirimlerle Mamak bölgesindeki vaka sayısının bir günde 454’e çıktığına tanıklık edilmiş.

Ankara için rakam tahminini sordum, “Merkeze bağlı 9 bölge var, buna Polatlı ve daha ilerideki bazı ilçeler dahil değil. Çarpın eldeki sayıyla; 4 binden aşağı düşmez” dedi.

Abartılı bulduğumu söyleyince, kan basmış elbisenin içinde kendisini zorlamamamı istedi, “Az bile!..” dedi…

GECE DÖNÜŞ SORUNU

Aktardıklarına göre en büyük zorluğu 23.00 sonrasına kaldıklarında yaşıyorlarmış.

Biraz açmasını istedim, anlattı:

“Filyasyon için bizi gezdiren taksiler belirli saat için kiralanmış. İşimiz bitince onlar gidiyor. Ama bizim evimize dönmemiz için o saatte toplu taşıma aracı bulmamız zor oluyor…”

Özetle hasta inkar ve isyanda, doktor öfke patlamasında…

Covid-19 ile savaş fevkaladenin fevkinde…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00