Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HER akşam saat 19.00 civarında Türkiye’deki salgının ve yarattığı etkinin durumunu gösteren tablo nasıl oluşturuluyor?

Uzun süredir merak ettiğim soruyu Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya yönelttiğimde, verilerin ne denli sağlıklı olduğunu, Türkiye’nin ne denli gelişmiş bir dijital sağlık altyapısına sahip olduğunu önce özetledi.

Baştan oluşturulan sistemin, salgınla birlikte ne denli önemli bir kolaylık sağladığının da altını çizdi.

Koca, cep telefonundan girip bazı illerin ilçelerine kadar ulaştı ve oradaki salgın durumuna yönelik her veriyi anında görme olanağına sahip…

Filyasyon ekiplerinin ne kadar zamanda oraya gittiğini, nasıl bir tıbbi müdahalede bulunduklarını, hangi ilaçları verdiklerinden veriler anında cep telefonuna ulaşıyor.

Bu aşamada kitle bağışıklığının en yüksek nerede oluştuğunu soruyorum, ekrandan bakıp, “Adıyaman” yanıtını veriyor.

Ancak PCR testi yapan makineye virüs kalıntısı bulaşmış, makinenin kontamine olmuş olabileceğine de dikkat çekiyor, denetim yapılmasını istediğini bildiriyor...

O MERKEZEDE OLANLAR

Bakan Koca vaka ve hasta sayısı üzerindeki tartışmalara zaten yanıt vermişti.

Buna ilişkin dün de bir açıklaması oldu, belki bundan kaynaklansa gerek ben de üzerinde durmak istemedim...

Bunun yerine Bakan Koca’nın cep telefonuna gelen sistemin nasıl işlediğine odaklandım.

Çünkü bu merkezde her şey anında kayda giriyor ve kendi içinde veriler kategorilere ayrılıyor.

Örneğin temaslı hastalardan virüse yakalanma oranı hangi ilde ne kadar? Vakaların pozitife dönme oranı hangi ilde ne oranda?

Son dönem denenen yüksek dozda kortizonun Covid-19 hastasını iyileştirme oranı da bu tabloya girmiş bulunuyor.

Ki bu önemli bir veri, çünkü özel bir kortizonun yüksek dozda uygulanmasıyla kısa sürede hastanın iyileştiğine ekrandan tanıklık ediliyor.

Vaka sayısı üzerinden Türkiye hangi ülkeler ile aynı grupta yer alıyor?

Bu denli çok soru yöneltince, Bakan Koca her akşam saat 19.00 civarında televizyonlarımızın ekranına düşen o turkuaz tablonun hazırlandığı bilgi işlemin beynine yönlendirdi.

TÜRKİYE GENELİNDEKİ SALGIN DURUMU: Son haftalarda vaka ve zatüre sayısında illerin ağırlıklı bölümü kırmızı artının olumlu tarafına geçti
TÜRKİYE GENELİNDEKİ SALGIN DURUMU: Son haftalarda vaka ve zatüre sayısında illerin ağırlıklı bölümü kırmızı artının olumlu tarafına geçti

ÖNGÖRÜNÜN SUNDUĞU FAYDA

Merkezin kurulmasında Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci’nin emeği yüksek olmuş; ABD’de akıllı hastane bilgi sistemlerinin nasıl çalıştığına ilişkin epey veriye sahip olmuş.

Biyomekanik alanındaki çalışmalarıyla da tanınan, aynı üniversitede bulunmamız nedeniyle de bilgi işlem modellemeleri konusundaki çalışmalarını yakından bildiğim Prof. Dr. Tevfik Demir de ekibe katılınca sisteme farklı alanlar da eklenmiş.

Önceki Bakan Recep Akdağ döneminde SGK verileri de sisteme katılarak Sağlık Bilgi Sistemi oluşturulmuş.

Onun altında da Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) , Laboratuvar Bilgi Sistemi (LBS) ve Halk Sağlığı Yönetim Sitemi (HSYS) yer almış.

Verilerin işlenmesi, kimlik numarası ile aile sağlığının buluşturulması gibi işlemler nedeniyle uzun süre sadece kendi altyapısını oluşturmakla geçmiş.

SAĞLIKLA İLGİLİ HER ŞEY

Devreye girdiğinde en çok hekimler memnun kalmış, çünkü bir hasta hakkında ne veri varsa elde etmeye, daha doğru tedavi yöntemi sunma olanağına kavuşmaya başlamış.

Koronavirüs salgını başladığında, elindeki sağlam veri sistemi ile işe başlamanın avantajına erişmiş.

Örneğin o yapılan testler, e-nabız sistemine dahil edilmiş ve dünyada o dönem örnek gösterilen Güney Kore’deki test sayısına bakılmış, Güney Kore’den daha fazla sayıda test yapıldığı görülmüş.

Dünya Sağlık Örgütü ile veriler paylaşılmış.

Sağlık Bakanlığı’nın e-nabız ve Hastane Bilgi Yönetim Sistemi ile beraber çalışır hale getirildi. Karşılıklı veri oluşturuldu.

Hastaneye hangi hastanın geldiği, nasıl bir tedavi aldığı, kaç gün yattığı, bu sürede hangi ilaçların kendisine hangi zaman dilimi içinde verildiği bilgisi anında ekrana düşmeye başlamış.

FİLYASYON EKİPLERİNİN DURUMU: Hangi filyasyon ekibinin hangi testi pozitif çıkmış kişinin yanında olduğunu anında görme olanağını sağlayan tablo çok ilginç. Burada illerde ne kadar sürede temaslı vakalara ulaşıldığından, bugüne kadar yapılan filyasyon sayıları ve pozitif oranlarını anında görmek olası.
FİLYASYON EKİPLERİNİN DURUMU: Hangi filyasyon ekibinin hangi testi pozitif çıkmış kişinin yanında olduğunu anında görme olanağını sağlayan tablo çok ilginç. Burada illerde ne kadar sürede temaslı vakalara ulaşıldığından, bugüne kadar yapılan filyasyon sayıları ve pozitif oranlarını anında görmek olası.

FİLYASYONA ADIM ADIM TAKİP

Buna bizzat tanıklık ettim, örneğin bir filyasyon ekibinin vakaya gidişi, orada sisteme bilgilerinin aktarışını anlık izledim.

Oldukça ilginçti…

Salgın dünyayı sarınca filyasyon ekipleriyle temaslıların tespitinin önemi fark edilmiş.

Üreticilerinin de desteği ile her ekibe bir tablet bilgisayar verilmiş ve dijital Halk Sağlığı Yönetim Sistemine (HSYS) ulaşmalarını sağlayan programlar yüklenmiş.

Buna göre pozitif çıkan kişinin cep telefonuna sistem bir kod gönderip, filyasyon ekibi geldiğinde tablet bilgisayarına girmesini sağlamaları istenmiş.

Bir süre sonra görülmüş ki ekipler pozitif çıkanı ziyaret edip aile fertleri ve temaslıları hakkında bilgi almak yerine, telefonla kişiye ulaşıp aldıkları kodu sisteme giriyorlar, hemen önlem alınmış.

Filyasyon ekiplerinin sistemine haritada bulundukları yeri gösteren GPS yüklenmemiş.

Kodun gönderildiği kişinin bulunduğu yer ile giden filyasyon ekibinin GPS örtüşmesi sağlanması halinde o kişiyle ilgilenildiği verisi ekrana düşmüş.

Eğer örtüşme olmuyorsa filyasyon ekibinin neden gitmediği sorgulanmış.

İLLERDE TEMASLILARIN POZİTİF ÇIKMA ORANI: Temaslıların pozitif çıkma oranının en yüksek olduğu illerin başında Bayburt geliyor, onu Şanlıurfa, Konya, Ankara, İstanbul takip ediyor. Bu da vaka sayısında hangi ilin ne denli yüksek olduğunu görmeye yetiyor.
İLLERDE TEMASLILARIN POZİTİF ÇIKMA ORANI: Temaslıların pozitif çıkma oranının en yüksek olduğu illerin başında Bayburt geliyor, onu Şanlıurfa, Konya, Ankara, İstanbul takip ediyor. Bu da vaka sayısında hangi ilin ne denli yüksek olduğunu görmeye yetiyor.

EKRANDAKİ TAKİP

Ekranın görüntüsünü de aldım, filyasyon ekiplerinin vakaya ulaşma oranı %99,58’e çıkmış, ortalama filyasyon süresi 11 saate, temaslıya ulaşma süresi de 8 saate inmiş.

Vaka sayısında yükselme olan Ankara’daki gibi filyasyon ekiplerinin sayısı arttırılarak bu süreleri daha aşağı çekmek için uğraştıklarını da aktardılar.

Sistemin getirdiği kolaylık, hangi il veya ilçede vaka sayısı nedir anında görülüyor.

İLLERDEKİ VAKA SAYISINI GÖRDÜM

Nitekim bazı illerdeki vaka sayısını bizzat görme olanağına kavuştum.

Bununla birlikte enfeksiyon kapmış kişilerin hangi kronik hastalığa sahip olduğunu, o ilçede kronik hasta sayısı, varsa genetik hastalığa kadar bütün verilerin anında ekranda göründüğünü de gördüm.

İsim yoktu ama, bu sütunda görüntüsüne de yer verdiğim tabloda her şey vardı.

Buna bakarak anında il sağlık müdürü, gerekirse ilçe sağlık müdürü aranıyor, neler yapması gerektiği aktarılıyor, eğer ihtiyaç duyulursa da bu konuda uzmanlaşmış bir ekip yola çıkarılıyordu.

Vaka sayısı artan bir ile de modelitesine hakim, halk sağlığı alanında uzman bir isim destek sağlamak için anında yollandı.

Bir başka ekranda da hastanede yatanlara uygulanan ilaçlara ilişkin veriler vardı.

Aktardığına göre önce salgının ilk başında AIDS için kullanılan ilaç denenmiş; fayda vermeyince vazgeçilip, sıtma için de Anadolu’da çok kullanılan kinine yani hidroksiklorokin ilaçlarının fayda ettiğini görülmüş.

140 DOLARDAN 14 DOLARA

Yan etkileri ekrana düşmeye başladıkça bundan vazgeçilmesi yoluna gidilip, Çin’de üretilen Favipravir ilacından talep edilmiş.

Salgının ilk adımında Çin’e yollanan yardımın faydası görülmüş, Çin yönetimi kurulan dostluk köprüsü sayesinde Türkiye’ye Favipravir yollamakla kalmamış, Türkiye’de üretimini de kabul etmiş; 140 Dolara satılan ilacın maliyeti 14 Dolara inmiş.

ÇİN’İN DESTEĞİ

Çin bu sürede ağırlaşan hastaların entübe edilmesinde kullanılan ventilatörlerin öneminin farkına varmış.

Hatta ABD’deki bayilerine daha önce tanesi 13 bin Dolardan sattığı ventilatörlerin hepsini 15 bin dolardan geri almış.

Çok sürmemiş, salgın ile birlikte 60 bin dolardan geri satmış.

Türkiye ise kendi ventilatörlerini ürettiği için bu sürede rahat etmiş.

Maske kullanımının artırılması, filyasyon ekiplerinin kısa sürede ulaşımı ve erken ilaç tedavisinin başlamasının salgınla mücadeledeki rolü görülmüş. Bu aşamada 65 yaş üstündeki hastalarda ölüm oranının yüksekliği de sistemde kendini göstermiş.

Bir anda 65 yaş üstüne getirilen kısıtlamaların nedeni de ekranın alarm vermesindenmiş.

BALIKESİR’DEKİ 65 YAŞ ÜSTÜ

Ancak Bakan Koca, bu konuda şu ilginç veriyi paylaştı:

“Biliyor musunuz; Balıkesir’de 65 yaş üstü yaşayan sayısı oldukça fazla. Ama vaka sayısı ve ölüm oldukça düşük. Sistem bize bunu verince bir heyet yollayıp nedenini araştırdık. Gördük ki 65 yaş üstü fazla ama hepsi de yüksek derecede eğitimli kişiler. Kendilerini çok iyi koruyor, kuralları hiç eksik etmiyor.”

Bir de Şanlıurfa’dan örnek verdi; aile nüfusu sayısı çok olduğu için bu kentte pozitif çıkanların hepsini il merkezi veya yakın kentlerdeki hastanelerde karantina altına alma yoluna gidilmiş, bu şekilde baskılanmış.

Bunları anlattıktan sonra, “Risk haritalama yöntemi ile nerede riskin hangi gerekçeyle bulunduğunu ekrandan anında görüyoruz” dedi.

KADINLARDA HASTALANMA ORANI DÜŞÜK

Bir diğer ilginç veri ekranda da görülen koah hastalarına ilişkindi; başlangıçta çok yüksek risk oluşturacaklarını düşünmüşler ama veriler onlarda vakanın agresif seyretmediğini sergilemiş.

Kan grubuna göre farklılık gösterdiği ileri sürülüyordu, sisteme girilen veriler ve kan grupları karşılaştırmasını gösterdi, hiç de böyle bir durumun olmadığı açıktı.

Ancak kadınların enfeksiyon kapma ve hastalanma oranı erkeklere göre daha düşük, tablolar da bunu açıkça doğruluyor.

HANGİ İLDE VAKA DAHA ÇOK

Türkiye genelindeki vaka sayısının illere oranını sordum…

Tahmin edeceğiniz gibi rakam vermedi, ama bazı veriler aslında durumun ne olduğunu göstermeye yeterliydi.

Türkiye haritasındaki grafikten de görüleceği gibi hangi ilde test olanların ne kadarının pozitif çıktığı açık görülüyor.

Bayburt en yükseklerinden biri çıkıyor.

Bu oran Ankara’da bir ara %40, İstanbul’da %60’a kadar çıkmış.

Bugün ise bu oran İstanbul’da %20, Ankara’da %25…

TESTLERDEN ELDE EDİLEN POZİTİF ORANI

Bu aşamada gazeteci yanım ağır bastı, şu soruyu yöneltmemi tetikledi:

“Türkiye genelindeki testlerden pozitif çıkma oranı nedir?”

Yanıtı anında ekrana girip verdi:

“Nisan ayında testlerden pozitif çıkma oranı %20 idi; yani 5 kişiye test yapılmışsa biri pozitif çıkıyordu, bu oran şimdi %10’a düştü. Ama illere göre farklılık gösterebiliyor. Örneğin Ankara’da geçen hafta vaka sayısı Türkiye genelinin %24’ünü aştı, bu hafta ise %12 seviyesine düştü. İstanbul’daki oranı ise Türkiye’deki vaka sayısının %15’i seviyesinde.”

TEMASLI SAYISI 3,03

Vaka bazlı temaslı sayısı ise şu an 3,03; yani her kişi 3,03 kişiye bulaştırıyor.

Bu oran Nisan’da ortalama 12’ye çıkmış, hatta bazı illerde 17’ye varmış.

Bu veriler de vaka ve hasta sayısını bulmaya ve özetlemeye yeter.

Ancak bazı ülkelerin hastanede yatan sayısını da gösterdi, Türkiye’de tedaviye ihtiyaç duyan sayısı da toplam vakanın %10’u kadar.

Dünya ortalamasının altında.

Şu an yoğun bakım doluluk oranı ise Ankara’da %69,20, İstanbul’da ise %69,52 seviyesinde.

TÜRKİYE'NİN DÜNYADAKİ YERİ: Türkiye'deki vaka sayıları üzerinden dünyadaki yerini gösteren tablo oldukça dikkat çekici. ABD, Rusya, Hindistan, Peri, Meksika, Kolombiya, İspanya, Arjantin gruptan kopmuş, vaka sayısı patlamış. Türkiye isbe hala ortada bir yerde...
TÜRKİYE'NİN DÜNYADAKİ YERİ: Türkiye'deki vaka sayıları üzerinden dünyadaki yerini gösteren tablo oldukça dikkat çekici. ABD, Rusya, Hindistan, Peri, Meksika, Kolombiya, İspanya, Arjantin gruptan kopmuş, vaka sayısı patlamış. Türkiye isbe hala ortada bir yerde...

TÜRKİYE’NİN DÜNYADAKİ YERİ

Bu aşamada hangi ülkenin, salgında hangisine benzediğine bakmışlar.

Türkiye’nin vaka sayısı üzerinden hangi ülkeyle benzeştiğini Dünya Sağlık Örgütü verileri üzerinden karşılaştırmışlar.

Dikkat edin, hasta değil, vaka sayısı üzerinden.

Yazının içinde yer alan grafiğe bakılırsa görüleceği gibi bazı ülkeler kopmuş.

Türkiye ise dünyanın bir çok ülkesi ile aynı topun içinde yer alıyor.

Peru, ABD, Brezilya, Şili, Kolombiya, Arjantin, Hindistan tamamen kopmuş.

Brezilya ve Hindistan’ın benzerliğinin ne olduğunu sordum, “Vaka sayısı anında yükselen” açıklaması geldi.

ABD ve Rusya’da ise vaka sayısı kümülatif, yani birikimli artış göstermiş.

Mesela, Türkiye 13 Nisan’da İtalya ve İspanya’ya benziyormuş, bu Türkiye’de enfeksiyonun pik yaptığı tarihmiş.

O dönem Fransa, Çin ve İran da ortalamada birbiriyle aynıymış.

Şimdi İspanya’da vaka sayısı yeniden pik yapmış.

ORTALAMA SÜRELER: Ortalama hastanede kalma süresi de vakaya yakalanma oranında da ciddi düşüş var...
ORTALAMA SÜRELER: Ortalama hastanede kalma süresi de vakaya yakalanma oranında da ciddi düşüş var...

TEMASLILARIN POZİTİFE DÖNME ORANI: Bir ara düşmüş ama Ayasofya ve iki bayram yeniden yükseltmiş. Bu hafta itibarıyla düşüş yeniden başlamış.
TEMASLILARIN POZİTİFE DÖNME ORANI: Bir ara düşmüş ama Ayasofya ve iki bayram yeniden yükseltmiş. Bu hafta itibarıyla düşüş yeniden başlamış.

YAŞA GÖRE HASTANEDE KALMA SÜRESİ: 65 yaş üzerine getirilen kısıtlamanın nedenini bu tablo veriyor. Ancak Bakan Koca ilginç bir örnek verdi, "Balıkesir'de 65 yaş üstü çok fazla ama vaka sayısı ciddi oranda düşük. Araştırdık, 65 yaş üstündekilerin eğitimli olması tedbiri arttırmış hasta sayısını azaltmış" dedi.
YAŞA GÖRE HASTANEDE KALMA SÜRESİ: 65 yaş üzerine getirilen kısıtlamanın nedenini bu tablo veriyor. Ancak Bakan Koca ilginç bir örnek verdi, "Balıkesir'de 65 yaş üstü çok fazla ama vaka sayısı ciddi oranda düşük. Araştırdık, 65 yaş üstündekilerin eğitimli olması tedbiri arttırmış hasta sayısını azaltmış" dedi.

GELECEK SİMİLASYONLU ÖNLEM

Bir de gelecek simülasyonu yapmışlar.

Bunu de pozitif vakaların Google haritası üzerinden cep telefonu hareketliliğine bakarak matemage gelecek planlaması yapmışlar, yani matematiksel gelecek ölçümüne sokmuşlar.

Hareketliliğin en yüksek olduğu yerlerde buna göre önlem sıklaştırılmış, hareketin azaltılması sağlanmış.

Ankara’da son dönem yaptığımız gibi filyasyon ekiplerinin sayısını arttırılmasını da buna örnek verdiler.

Dışarı çıkınca kendimi George Orwel’in 1984 romanından çıkmış gibi hissettim…

Şunu söyleyebilirim, sağlığımız büyük bir dijital ortamda sıkı takip altında…

George Orwel'in romanın o ünlü cümlesinden esinlenirsem;

Big brother is watching your health...

(Büyük birader sizin sağlığınızı gözetliyor.)

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00