Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

DÜNYA son bir haftadır Endonezya’da ortaya çıkan duruma tam anlamıyla fokus yapmış durumda.

Buna neden olan gelişme bir ay içinde yükselişe geçip son 10 günde 6 kez rekor kıran koronavirüs vakasıyla karşılaşılıyor olması.

Bu kapsamda son 24 saatte ciddi bir artışla karşılaşıldı, 12 Temmuz’da 40 bin civarında olan vaka sayısı 24 saat içinde 54 bin 517’ye yükseldi.

Ölümler de aynı oranda artışa neden oldu; günde ölen kişi sayısı sıvı oksijen yetersizliğinden ölenlerle de daha artıyor.

Ölen kişi sayısının 800- 1000 bandında olduğu kayıtlara geçerken, 63 hastanın oksijen yokluğundan ölmesi de salgının sağlık sistemini çökertmesinin en önemli göstergesi.

Ülkede virüs kaynaklı ölen toplam kişi sayısı da 70 bin sınırını aştı.

Dünyanın en büyük 4’üncü nüfusuna sahip adalar ülkesi Endonezya’da hükümet salgınla baş edebilmek için 3-20 Temmuz arasında Cava ve Bali adalarında uyguladığı kısıtlamaları, Sumatra, Kalimantan ve Papua adalarına da yaygınlaştırdı.

ÇOCUKLARI DA VURUYOR

Asıl endişe yaratan iki nokta ise karantina altında ölen kişi sayısının 450 gibi yüksek bir sevide olması…

Çok daha önemlisi ikincisi ise bunların arasında çocuk yaşta hastanın da bulunması…

Neden de belli, Delta ve Delta Plus varyantlarının Hindistan’ın ardından ülkede baskın hale gelmesi.

Aşı ile normalleştiğini sanan ülke dünyanın tam tersi noktasındaki Şili benzeri bir semptomla karşı karşıya...

Şimdi soru şu:

Sinovac veya Biontech aşıları yeterince koruma sağlamıyor mu?

Bilim dergilerinde bu konuda yayınlanan literatüre bakıldığında Delta varyantı karşısında Biontech’in etkinliği %91,3’ten %88’e inmiş.

AstraZeneca ise %76’dan %67’ye gerilemiş.

Sinovac için ise kesin bir veri yok; ancak konuyla ilgili bilim çevrelerinden kime sorsam sadece öngörülerini dile getirdi; Delta varyantı karşısında koruma etkinliğinin %50 civarında olduğu kanaatinde buluştu.

Delta Plus ile ilgili de bütün aşılar açısından elde kesin bir veri yok; ancak zaten Delta ile %88 veya %67’ye inmiş oranın, Delta Plus ile çok daha gerilemesi kaçınılmaz görünüyor.

BASKIN VİRÜS HALİNE GELİYOR

Bu durumda ne yapılacak?

Bunun yanıtını vermeden önce bir noktanın da farkına varılması lazım; İsrail’de yapılan bilimsel çalışmalar, Delta varyantına sahip koronavirüse yakalanan kişilere karşı Biontech aşısının koruma oranının %60-70 seviyesinde olduğunu gösterdi.

Dikkat çeken bir diğer veri ise hastalananların yarısının aşılı olması ve bunlardaki hastalığın nedeninin de %90 üzerindeki bir oranla Delta varyantı olması…

Yani siz ne kadar aşılı olursanız olun, Delta veya bir üstündeki Plus varyantı aşının koruma duvarını geçebiliyor.

Hatta eğer Sinovac aşısı yaptırdıysanız bunu aşmayı çok daha iyi başarıyor.

Türkiye de bütün bunlardan dolayı aşılama bir yana üçüncü doz aşıların yapılması için yoğun gayret gösteriyor.

Nitekim, üçüncü doz aşısını alanlarda Delta varyantına karşı direncin çok daha yüksek olduğu da gözlemle kanıtlanmış.

Ama yine de hasta olmaktan kurtarmıyor.

Bunun en iyi göstergesi de kısa sürede Delta varyantına yakalanan kişi sayısının artış göstermesi, ki bunlar daha tespit edilenler…

AZ VİRÜSLE, DAHA AĞIR HASTA EDİYOR…

Delta varyantının bu denli ciddi etki yaratmasının nedeni de daha az sayıda virüsle daha hızlı ve etkili bir şekilde bulaşma yetisi.

Salgının ilk ortaya çıktığı günlerde bilim insanlarının hemen hepsi bir ortamda 20 dakikadan fazla kalmayın uyarıları yapardı.

Buna neden orijinal virüs Vuhan’ın bu sürede bulaşma yetisiydi.

Sonra İngiltere’de ortaya çıkan ve daha sonra Alfa adı verilen varyant geldi; onun diğerinden çok daha kısa sürede 10-12 dakikada bulaştığı belirtildi ve kalabalık içinde bu süreden daha kısa kalınması salık verildi.

Delta’nın bulaş hızı ise hepsini katlıyor, bilimsel verilere göre 3-4 dakika içinde bulaşıyor; Delta Plus’ın bulaş hızı ise neredeyse bir dakikaya kadar iniyor.

Bu da hastalığın çok daha hızlı yayılmasına yol açıyor.

Halk Sağlığı Uzmanı ve Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Akın dünkü sohbetimizde şu tanımı yaptı:

“Daha az sayıda virüs ile hücreye daha hızlı, daha kolay ve daha fazla giriyor. Aşıdan kaçma becerisi de etkisini ve yayılımını daha çok arttırıyor. Ancak iki doz aşı almış veya üçüncü doz aşısını yaptırmış olanları yoğun bakıma düşürmüyor.”

Prof. Dr. Akın, bu özelliği ile genç nüfusu da etkisine alma becerisini gösterdiğine dikkat çekti; 16 ile 50 yaş arasında da etkili olduğunu belirtti.

Genellikle de Vuhan varyantında ciddi kaygı yaratmayan 16 yaş grubunda da etkisi ciddi oranda görülmüş.

Bunun ötesinde en önemli tarafı Alfa varyantına göre ölüm riskinin 4,9 kat daha fazla olması.

Dolayısıyla aşılandık, normalleştik diye bu seviyede devam edersek, sonrasında getireceği sorunun ne denli büyük olduğunu göstermeye yeter.

Eğer bilim insanları bunu söylüyorsa herkesin kulak vermesi gerekir.

Yoksa Eylül’de okul açmak da zorlaşır…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00