Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

CUMHURBAŞKANI Erdoğan Bosna Hersek ve Karadağ’ı kapsayan gezisinden dönerken seçim barajı ile ilgili önemli bir bilgi aktardı.

Seçim barajı oranında MHP ile henüz nihai bir karara varılmadığının altını çizerek şöyle dedi:

MHP’li arkadaşlarımızın nihai kararını bizim arkadaşlarımız henüz almış değiller. Ancak %7 netleşmiş vaziyette. MHP de 7’ye olumlu bakıyor. Bunun altında bir şey olur mu, olmaz mı, henüz önümüze gelmiş değil…”

Gelelim AK Parti ile MHP arasında gerçekleşen görüşmelerle ortaya çıkan sahadaki duruma…

AK Parti’nin üzerinde çalıştığı siyasi partiler ve seçim kanunlarına ilişkin hazırlık MHP ile arasında birkaç kez gidip geldi…

GRUP KURAN SEÇİME GİREMEYECEK

Bu süreçte iki partinin üzerinde tam uzlaşı sağladığı iki konu var; biri seçim barajı, TBMM’de grup kuran partilerin seçime katılma hakkı…

Düzenleme ile TBMM’de grup kuran partiler seçime doğrudan katılma hakkını bundan böyle elde edemeyecek.

İYİ Parti’nin seçime katılma sürecinde yaşandığı gibi, Türkiye’nin yarısında örgütünü oluşturmadan sadece TBMM’de grup kurarak seçime giremeyecek...

DOĞAL BARAJ OLUŞTU

Ancak kurulmuş bulunan DEVA ve Gelecek Partileri örgütlenmelerini tamamlayarak seçime katılma hakkını elde etti.

Üzerinde uzlaşılan ikinci konu, baraj meselesine gelince…

Erdoğan, “Bunun altında bir şey olur mu?” diyerek %7’nin altında da olabileceği sinyalini vermişti.

AK Parti ve MHP yöneticilerinin aktardığına göre rakam bir daha revize edildi ve %5 olması konusunda uzlaşı sağlandı.

Neden de “siyasi partilerin birlikte veya tek başına %5 oy alması halinde Cumhurbaşkanı adayı çıkarma hakkına Anayasa ile sahip olması...”

Doğal barajın zaten Anayasa ile oluştuğu, dolayısıyla %5 olmasının kendileri açısından da fayda getireceğine dikkat çekiliyor.

YÜZDE 5’İN FAYDASI

Fayda olarak gördükleri de yeni kurulan iki partinin DEVA ve Gelecek’in durumu…

İki partinin oylarının %5’e yakın olması durumunda Millet İttifakı içinde pazarlık şanslarının yükseleceğine dikkat çekiliyor…

İYİ Partililere göre iktidara yakın kamuoyu araştırma şirketlerinin bir süredir DEVA Partisi’ni %4-5 bandında gösteriyor olmasının gerisinde de bu yatıyor.

Bu oranın üçüncü ittifakı gündemde tutacağı için Millet İttifakı’nda kırılma yaratacağı görüşü dile getiriliyor.

Dolayısıyla %5 baraj üzerinde uzlaşıldığı kayda geçiriliyor.

DAR VEYA DARALTILMIŞ OLMAZ

Dar veya daraltılmış bölge ile ilgili durum ise MHP açısından kabul edilir bulunmadı.

Yaptıkları simülasyon sonucu az oy alan partilerin tamamen parlamento dışı kalacağı kanaati oluşmuş…

AK Parti ve CHP’nin daha fazla oy alır hale gelmesi, Doğu ve Güneydoğu’da da HDP’nin kârlı çıkması kaygısı iletilmiş.

Daraltılmış bölgenin 7 veya 9 milletvekili ile sınırlandırılmasına yönelik tekliflere de MHP kapalı…

Kanunun TBMM’ye gelecek ay açıldığı anda gelmesi için çaba gösteriliyor ve Ekim ayı içinde çıkmasına yönelik gayret seziliyor.

Nedeni, seçim yasalarında yapılan değişikliklerin bir yıl içinde gerçekleşen seçimde uygulanmayacak olması.

Eğer Ekim ayında çıkarsa 2022 Kasım ayından itibaren yapılacak seçimde uygulanma olanağına kavuşulacak.

Muhalefetin seçim için 2022’nin Kasım ayına son dönem sürekli referans vermesinin gerisinde de bu durum yatıyor.

ABD 600 bin kadar hafif, bir o kadar askeri araç ve onlarca helikopter ile ağır silahları Taliban’a neden bıraktı?

Kendisi için düşman ve Afganistan’a girmesinin nedeni olarak gösterdiği Taliban ile nasıl bu denli yakın olabildi?

Bu eylemin gerisinde de 1985’te Sovyetleri Afganistan’dan çıkarma yöntemi olarak CIA’in geliştirdiği yeni bir Siklon Operasyonu ile mi karşı karşıyayız?

Yoksa ABD 1970’li yıllardaki gibi kendi iç sorunlarının içine düştü ve çekilme sürecini dahi öngöremeden apar topar her şeyini bırakıp çıkmak zorunda mı kaldı?

Bu sorulara yanıt vermek için henüz çok erken.

Ancak son günlerde Kabil’de DAEŞ’ın Horasan kolunun ardı sıra yaptığı bombalı eylemlerden yola çıkarak meşhur atasözüne atıf yapılabilir:

“Düşmanımın düşmanı dostumdur…”

Çünkü DAEŞ Horasan’ın bombalı eylemleri ile yarattığı algı açık; terör eylemi ile yönetimi elinde bulunduranların emniyet ve toplumsal düzeni sağlayamayacakları algısını yaymak.

Onları daha başlangıçta güçsüz kılmak...

SİMBİYOTİK İLİŞKİ

Yukarıda sıraladığım sorular da bu nedenle daha güç kazanıyor; ABD ile Taliban arasında simbiyotik ilişkinin varlığını güçlendiriyor.

Yani, birbirine tezat olan iki yapının veya canlının tek bir organizma gibi yardımlaşarak bir arada yaşam sürmelerinden söz ediyorum…

Buna ister ortak yaşam isterseniz ortakyaşarlık adını verin…

Zarar vereceği sanılırken birbirine fayda sağladıkları çok örneği vardır…

Mesela en bilinen örneği ağacın dibinde veya üzerinde biten mantardır…

Birbirine zarar vereceği sanılır oysa ikisi birbirinden geçinir ve diğerinin besin açığını kapatır.

KARINCA İLE AKASYA GİBİ

Ya da akasya ağacı ile karınca ilişkisinde olduğu gibi; birbirine yarar sağlar…

Akasya ağacının kovuğu karınca için elverişlidir, bununla birlikte içine yerleştiği ağaca minik oyuklarla zarar verir.

Buna karşın Akasya ağacı karıncaların dallarından çok sevdiği tatlı salgı akıtıp karıncaları besler…

Karınca bu tada ulaşmak için yapraklara tırmanır ve bütün zararlı böcekler ile yumurtalarını temizler.

Akasya ağacında zararlı bir tek böceğin yaşam sürememesinin nedeni de bundandır.

Dolayısıyla akasya ile karınca arasında mutualizm, yani karşılıklı fayda birlikteliği vardır…

Bunun kırıldığı nokta ise birinin diğeri üzerinde parazit durumunun arttırmasıdır.

Ya da işi biten ötekinin parazit olanı yok etmeye soyunmasıdır.

Bu her ne kadar yeni bir durum ortaya çıkarır, ama o zamana kadar da yok etmek için işbirliği yaptığı zararlıdan eser kalmaz…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00