Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

DÖVİZDE karşılaşılan ani yükselişin getirdiği olumsuzluk Millet İttifakı açısından yeni bir adımı da beraberinde getirdi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da dün olağanüstü MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada yeni planın ilk eylemini de dile getirdi…

Aslında bu adımı geçen hafta Denizli’de İYİ Parti lideri Meral Akşener attı.

İttifak içindeki partilerin de katılım desteği ile büyük bir miting gerçekleştirdi.

Bunun devamının geleceğini de miting meydanından dile getirmişti.

CHP de benzer bir eyleme gelecek hafta sonundan itibaren başlıyor.

Bundan böyle muhalefet partileri sandığı getirene kadar devam edecek mitingler sistemine giriyor.

BİR BATIDA BİR DOĞUDA

Nitekim Kılıçdaroğlu dün olağanüstü MYK sonrası da bunu açıkça dile getirdi ve “Sorunu aşmanın yolu siyasettir” diyerek sandığı getirmek için var güçleriyle çaba göstereceklerini bildirdi.

“Milletimize gideceğiz” diyerek 4 Aralık Cumartesi gününde Mersin’den başlayacaklarını açıkladı.

Anlaşılan o ki Cumhur İttifakı'nı, özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “Milletten, sandıktan, demokrasiden neden korkuyorsun? Erken seçim milletin talebidir…” diyerek sandığı getirmenin yöntemini arıyor.

Toplantıdan sonra CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ile telefonda sohbet ederken, Mersin sonrasını henüz planlamadıklarını, gelecek hafta ona ilişkin açıklamayı yapacaklarını bildirdi.

Mitinglerde toplanacak kalabalıklarla yoğun bir seçim baskısı oluşturmayı amaçladıklarını da belirtti.

İYİ Parti lideri Akşener de benzer şekilde sıklıkla gerçekleştireceği mitinglerle seçimi zorlamayı amaçlıyor.

Bu kapsamda ittifak ortaklarının koordineli mitingler sürecini çalıştırması amaçlanıyor.

PROVOKASYONU ENGELLEMEK

CHP’nin buradaki amacının tek başına Erdoğan’ı seçime zorlamak olmadığını, önceki akşam Ankara ve İstanbul’da da karşılaşıldığı gibi öngörülmeyen, kendiliğinden gelişen, her türlü provokasyona açık toplumsal hareketleri de kontrol altına almak olduğunun da altını çizdi…

Görünen o ki CHP toplumun kendiliğinden gelişme göstermesi muhtemel tepkisini de kontrolünde tutmak istiyor.

Bu tür hareketlerin sonrasında oluşturacağı olumsuzluğu da bu şekliyle ortadan kaldırmayı amaçlıyor.

NON STOP PROTEST

“Kesintisiz mitingler- non stop protest” dönemi diye isimlendirilen bu tür eylem biçimi aslında dünyanın birçok ülkesinde de denendi.

En başarılı örneklerine Ukrayna, Kırgızistan, Belarus, Hindistan, Sri Lanka ve Gürcistan’da tanıklık edildi.

Ukrayna ve Kırgızistan örneklerinde etkili oldu, bazılarında ise tersine etki yaptı, muhalefetin kontrolü elinden kaçırması sonrasında tepki görmesine yol açtı.

TEK KUTUPLU OLMAYACAK

Dolayısıyla getirisi olduğu kadar, ciddi olumsuz etkisi de oluşabilir.

CHP’deki beklenti kendileri açısından olumlu etki yapacağı noktasında, güvenceleri de tek kutuplu olmaması…

Muhafazakar ve milliyetçi kesimleri de temsil eden İYİ Parti, SP, DEVA ve Gelecek partilerinin de bu mitinglerde bulunmaları ve onların da benzer mitingler düzenlemeleri.

Dolayısıyla, bir Gezi Eylemi tarzının ötesinde, partilerin kontrolünde olan bir mitingler serisi ile toplumsal taşkınlığın önüne geçilmesi sağlandığı gibi, farklı grupların da ortak bir hedefte eylemsel buluşmasının sağlanması amaçlanıyor…

Liderlerin bir süredir basın açıklamaları, TV programlarında dile getirdikleri erken genel seçim çağrısının, bir de miting meydanlarında dile getirilmesi nasıl etki yapacak izleyip göreceğiz.

Hemen belirteyim ki sonuçta seçim kararını alacak olan Cumhurbaşkanı Erdoğan olacak.

Bugün Erdoğan ve AK Parti istemeden bütün partiler de TBMM’de bir araya gelse de erken genel seçim kararını alacak 360 oya ulaşmaları mümkün değil…

AK Parti’de dün yapılan toplantıda da bu duruma dikkat çekilmiş ve bölgeler itibarıyla vatandaşta bir erken genel seçim beklentisinin söz konusu olmadığına vurgu yapılmış.

Ancak şurası da açık ki son dönem AK Parti kadroları içinden gelen bazı açıklamalar ve twitter mesajlarının kamuoyundaki olumsuz etkileri de ortada…

İLKBAHAR HEDEFİ

Bir gerçek var ki Türkiye uzun süredir zaten seçim iklimine girdi…

Bundan sonraki seçim erken değil, ancak zamanından bir süre önce yapılmış seçim olur…

Bugün seçim kararı alınması halinde dahi, kış koşulları dikkate alındığında Mart sonundan önce seçim olması ihtimali düşüktür.

Seçime bir yıl kala yapılan bütün seçimler de zamanından biraz önce yapılmış seçim olarak kabul edilir.

Ankara’da AK Partililer arasında dahi ağırlıklı beklenti 2022 Kasım’ında bir seçimin olacağı noktasında…

Muhalefet ise bunu mümkün olduğunca ilkbahara çekme gayretinde, çünkü Haziran’da yapılan seçimlerin hiçbiri AK Parti’ye iyi gelmedi.

İstanbul Haziran yerel seçimi ve öncesinde Kasım seçimi ile yenilenen 2015 Haziran seçimi de bunun sağlaması…

KORONAVİRÜS nedeniyle bugüne kadar ölen kişi sayısı 5.1 milyonu aştı.

Bu rakam Johns Hopkins’in pazartesi günü yayınlanan verilerine dayanıyor.

Johns Hopkins Üniversitesi'nin verileri ABD’deki durumu da ortaya koyuyor; buna göre, 2021'de şimdiye kadar kaydedilen Koronavirüsten ölümlerinin sayısı 2020 toplamını aştı.

Pandemi döneminde ABD'de 771.000'den fazla kişi koronavirüs nedeniyle ölürken, CDC verilerine göre 2020'de yaklaşık 385.000 ve bu yılın 10 ayında da 386.000'den fazla ölüm rapor edildi.

ABD’de günlük vakaların tekrar 90 bini aşması da dikkate alındığında, son iki ay içindeki toplam ölüm sayısının 2020’yi çoktan geçeceğine vurgu yapılıyor.

İLK ALTI AY KARŞILAŞTIRMASI

The Wall Street Journal tarafından yapılan analize göre de 2020 Haziran ayına göre bu yıl ABD’de daha fazla insan öldü; 2020'nin Haziran ayına kadar 1,88 milyon hayatını kaybederken, 2021'in ilk 6 ayında bu sayı 1.883 milyondan fazla oldu.

Sadece ABD değil Avrupa ülkelerindeki yükseliş de ölüm vakalarındaki artışı sergiliyor.

Aşıya rağmen bu kadar yüksek oranda ölümün gerçekleşmesinin tek nedeni de son dönem yüksek seyreden Delta ve Delta Plus varyantlarının yarattığı yüksek etki.

Özellikle aşısızlarda ve ümmin sistemi düşük olanlarda ciddi etki yapıyor ve ölüme yol açıyor.

İNAKTİF AŞI OLANLAR

Özellikle 4 aydan daha fazla süre öncesinde inaktif aşı olanların kendilerini güvende sanıp destek doz yaptırmaması da hastalığa yakalananların sayısında ciddi artışa yol açıyor.

Sağlık Bakanlığının verileri de bunu sergiliyor.

İnaktif aşı yaptıranların bir an önce üçüncü doz hatta dördüncü doz aşılarını yaptırmalarına yönelik çağrı da buradan geliyor.

Merak ettiğim ise Bilim Kurulu’nun Acil Kullanım Onayı verdiği Turkovac aşısının da inaktif aşı olması.

Etkili olduğu belirtiliyor ancak unutulmamalı ki inaktif aşıların etkisinin 4 ay civarında olduğunu en yetkili isimler, hatta bizzat Sağlık Bakanı dile getirdi.

Dolayısıyla kendi aşısını üretmiş olmak önemli.

Ancak bunun toplum tarafından kabul görmesi ve yaptırmak için istekli olması da bir o denli önemli…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00