Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        TÜRKİYE’nin ilk Genelkurmay Başkanı kimdi?

        Genelkurmay Başkanlığı’nı 23 yıl yapmış Mareşal Fevzi Çakmak için dün düzenlenen anma töreninde aklımıza bu soru takıldı.

        Bazılarımız ilk anda Mustafa Kemal dedi... Ancak, yanılmışlardı.

        Çünkü Genelkurmay Başkanlığı görevini ilk kez 3 Mayıs 1920’de İsmet İnönü üstlenmiş, 10 Kasım 1921’e kadar da yürütmüştü.

        İnönü’den bu görevi devralan Mareşal Fevzi Çakmak, Atatürk’ten sonraki tek mareşal unvanlı komutan olarak 12 Ocak 1944’e kadar 23 yıl bu makamda kalmıştı.

        Mareşal Çakmak’ın başka özellikleri de vardı... Örneğin, 8 yabancı dil biliyordu; savaşmadığı cephe de kalmamıştı.

        DİNDAR MAREŞAL

        Ertuğrul Özkök’ün, Murat Bardakçı’yı referans göstererek yazdığı gibi Mareşal Çakmak, “Nakşi Tarlası” olarak bilinen Eyüp Mezarlığı’nda yatan Kurtuluş Savaşı’nın tek komutanıydı. Dindar kişiliği dün de sıklıkla vurgulandı.

        Atatürk’ün, birlikte çıktığı gezilerde konvoyu durdurup, “Fevzi Paşa namazını kılsınlar” dediği anlatıldı.

        Törenin konuşmacılarından Prof. Dr. Ergün Aybars’ın aktardığı üç detay ise dikkat çekiciydi:

        - Mart 1924’te hilafetin kaldırılmasına karşı Şeyh Said’in başlattığı isyanı nasıl bastıracaklarını Atatürk ve İnönü ile birlikte kararlaştırdı.

        - 10 Nisan 1928’de din devletinin Anayasa’dan çıkıp, laik devletin ilan edildiği gün Atatürk’ün en yakınındaki kişiydi.

        - İstiklal mahkemelerinin kurulmasında çekimser oy kullandı.

        ORG. BAŞBUĞ’UN MESAJI

        Anma töreninde başka ilkler de yaşandı.

        Örneğin, Atatürk, İsmet İnönü, Kazım Karabekir için düzenlenen törenler sırasında soruları yanıtlayan Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, dün ilk kez güncel olaylar üzerinde konuşmak istemedi.

        Ancak Mareşal Çakmak ile ilgili konuşmasında da mesajını vermekten kaçınmadı: “Nice acı olayları ve buhranlı dönemleri göğüslemeyi başaran onların bugünkü temsilcileri Türk Silahlı Kuvvetleri’nde, moral, disiplin değerlerini, birlik ve bütünlüğü de kimse yıkamaz...”

        Sonrasında Genelkurmay İkinci Başkanı Org. Aslan Güner’in sorularımıza yanıt verirken söylediği sözler de karargâhın duruşunu gösteriyordu.

        Org. Güner, aslında fazla bir şey söylemedi. Görevdeki 25 generalin de arasında bulunduğu, 160’a yakın muvazzaf ve emekli subayın gözaltına alınma girişiminin engellenmesinde rollerinin olmadığını aktardı.

        “YORUM YOK”

        Bu aşamada, “Görevdeki 25 generale gözaltı kararıyla ilgili görüşünü” sorduğumda yanıtı aynen şöyle oldu:

        “Yorum yok...”

        Aslında ne yorum yapılabilirdi? İstanbul 1. Ordu Komutanlığı’nda 8 yıl önce seminer düzenlenmiş; bazı subaylar da emir komuta içinde kalkıp gitmiş.

        Şimdi o gün, o emri alan hangi subay, “Yok, ben gelmiyorum” diyebilirdi?

        Haydi bundan geçtik, üzerinden 8 yıl geçmiş, o gün albay rütbesindekiler general, yeni teğmen çıkanlar ise üst rütbeli subay olmuş.

        Bugün onlara, “O salondaydınız, hepinizi gözaltına alacağım” demek ne kadar adil?

        Veya bunun üzerine Org. Güner ne yorum yapabilir?

        Bizimki de soru sanki...

        Diğer Yazılar