CHP'nin STK açılımı
AİLE Sigortası'nın ardından, CHP dün de Sivil Toplum Raporu'nu çıkardı.
Bir grup gazeteciyle raporun sunumunu dinleyenler arasındaydım.
Baştan belirtmeliyim ki akademik olarak iyi bir çalışma.
Bugüne kadar kıyıda köşede kalmış, önem verilmemiş toplumun geniş bir kesiminin, sivil toplum kuruluşlarının (STK) çok net röntgeni çekilmiş.
Bununla kalınmamış; sivil toplum örgütlerinin bugünkü durumu, geçim kaynakları ve iştigal alanları da çok iyi irdelenmiş.
Raporu hazırlayanlar arasında bulunan, sosyoloji alanındaki iyi bilim insanlarından CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sencer Ayata'nın da belirttiği gibi, Türkiye'deki STK'lar çok da özgür ve özerk değil.
Daha çok devletin uzantısı veya siyasi partilerin arka bahçeleri gibi gelişmişler.
CHP Raporu nda bundan uzak; çağdaş ve demokratik bir toplumda var olabilmesi için STK lar için düşünülen iyileştirilmeler de sıralanmış.
'KATI VE YUMUŞAK...'
Sunum sonrası CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na sorular yönelttik.
Ağırlıklı soru, din temelli STK'lara CHP'nin bakışı ve nasıl bir politika izleyeceği üzerineydi.
Kılıçdaroğlu, inanç temelli diye tanımladığı, "cemaatler" diye adlandırdığı STK'ları "katı" ve "yumuşak" diye ikiye ayırdı.
"Bunlar Türkiye'nin bir gerçeği" deyip ekledi:
"Bu gerçeği kabul ederek çözüm önerilerimizi ve raporumuzu hazırladık..."
CHP Raporu nun çözüm önerisi aslında özgür birey ve devlet, siyaset tahakkümünde olmayan STK örgütlenmesini öngörüyor.
EN KALABALIK STK
CHP nin bunu ne kadar başarabileceğini de yine raporda yer alan şu verilere bakarak irdelemek gerekiyor.
Rapordaki veriye 86 bin 272 dernek, 4 bin 494 vakıf, 96 işçi sendikası, 54 kamu sendikası, 4 bin 794 oda, 58 bin kooperatif ile son sekiz yılda yüzde 42 artışla sayısı 86 bin 272'ye ulaşmış dernek bulunuyor.
Yani STK'ların yüzde 90'ını dernekler oluşturuyor.
Dikkat çeken ise bunların faaliyet alanı...
Çünkü 86 bin 272 derneğin, 15 bin 336'sı "din hizmetleri" alanında çalışıyor.
Başka amaçla kurulup inanç temelli olanlar bir kenara bırakılsa dahi, doğrudan din temelli çalışan derneklerin toplam içindeki ağırlığı yüzde 17.7...
Tüm STK'lar içindeki payı ise % 10...
CHP NERESİNDE
Bu verilerden hareketle dün Kılıçdaroğlu'na da aynı soruyu yönelttim.
İ970-80 döneminde, "sosyal iktidar" olarak da nitelenen dernek, vakıf, yardımlaşma, kalkınma örgütlenmelerinde CHP ağırlığı hissedilirdi.
Bugün CHP nin "sosyal iktidar" olarak da nitelenen kesimlerle ilişkisi ne düzeyde?
Kılıçdaroğlu, "Samimi ya da derinliği olan ilişki yoktu; şimdi kurmaya çalışıyoruz" dedi.
Son 30 yılını iç iktidar mücadelesine harcamış; partiyle bir şekilde ilişkili STK'ları dahi dışlamış CHP, gönül alabilir mi?
CHP nin düne kadarki politikası çerçevesinde zordu.
Sosyal iktidarla ilişkiyi kaybettiği için, siyasal iktidara da bir türlü gelemiyordu.
Bu gerçek görülmüş olacak ki yeni bir açılıma gidiliyor.
Çok geç kalmış olmakla birlikte CHP, bu alanda da 1970'lere dönüyor.