Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        "İDDİANAMENİN kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evre..."

        Ceza Muhakemeleri Kanunu, "kovuşturma" kelimesini bu şekilde açıklıyor.

        Tanımı vermemdeki amaç; eski-yeni MİT yönetici ve mensupları hakkında ifadeye çağırma kriziyle başlayan süreci dondurmak için önceki gün Adalet Komisyonu'ndan geçen yasa teklifi.

        Kanun teklifine Adalet Komisyonu'nda önceki gün şu madde eklendi:

        "Bu kanun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla halen devam eden soruşturma ve kovuşturmalar hakkında da 26. madde hükümleri uygulanır."

        Yani, eski-yeni MİT mensupları ile Başbakan tarafından "özel yetki" ile görevlendirilmiş kişiler hakkında eğer açılmış bir dava varsa, bunlara ilişkin de izin alınması şartı gerekiyor.

        Muhalefet milletvekilleri bunu hukuka müdahale olarak yorumladı ve Anayasa'ya aykırılık iddiasında bulundu.

        Gerekçeleri de Anayasa'nın 138'deki, "görüşülmekte olan bir dava hakkında yasama Meclis'inde yargı yetkisinin kullanılamayacağına" ilişkin hükümdü.

        MEMUR OLMALI MI?

        İkincisi ise kanun kapsamına "Başbakan'ın özel görevlendireceği" kişilerin de dahil edilmesi.

        Anayasa 128, "Kamu hizmetleri, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülür" hükmünü taşıyor.

        Bu durumda kamu görevlisi olmayanlar ne olacak?

        129'uncu madde ise memurlar hakkında "ceza kovuşturması açılmasını" kanunla belirlenen istisnalar dışında idari mercinin iznine bağlıyor.

        Yani hüküm kovuşturma açılmadan önceki evreyi kapsıyor, yargılama başladıktan sonraki aşamaya müdahale edilmesini engelliyor.

        BOZDAĞ: UYGULANDI

        Adalet Komisyonu'nda yasanın çıkmasında büyük emeği geçen Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile dün çekinceler üzerinde sohbet ettik.

        Geçmişten ilginç bazı örnekler verdi.

        Bunlardan biri Türk Ceza Kanunu 301 'le ilgili açılacak davaların Adalet Bakanı'nın iznine bağlanmasıyla ilgili düzenlemeydi.

        Bozdağ, Orhan Pamuk'un Yargıtay aşamasında düşen davasını anımsatıp devam etti:

        "Bu düzenleme çıktıktan sonra Dink'in oğlu ile Orhan Pamuk hakkındaki davalar Yargıtay aşamasına gelmişti. Yargıtay davaları dondurup bakanın iznini istedi. Bir içtihat oluştu. Burada da yapılabilir... "

        Anayasa'nın yargılaması başlamış davalarla ilgili olarak yasa çıkarılamayacağına ilişkin hükmünün de yanlış okunduğunu belirtip ekledi:

        "Öyle olsaydı TCK, Çek Yasası değişikliğiyle devam eden birçok dava düşmez, koalisyon hükümeti döneminde de af çıkmazdı..."

        Bozdağ, maddeye "devam eden kovuşturmalar" hükmünün eklenmesinin nedenini de "Birileri yine yanlış yorumlayıp yanlış adım atmasın" diye açıkladı.

        Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü ise kamu görevlileri ve memurlarla ilgili olarak, "Kamu ile ilgili bir işte görevlendirilen herkes kamu görevlisi olur" dedi.

        Kamu adına mahkemeye tanık olarak çağrılan yaşlı bir eski muhtarı, mahkemelerin "kamu görevlisi kabul ettiğini" söyledi.

        Meclis'te bugün veya en geç yarın görüşülecek olan yasanın üzerinde koparılan fırtına bundan ibaretti.

        Üzerinde tepinilen kurumun, devletin istihbarat teşkilatı olduğuna ise aldıran yoktu.

        Diğer Yazılar