Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        UZUN süre ara verdiği dokunulmazlık konusunu Türkiye epey tartışacağa benziyor.

        Konu 2 ay önce de gündeme geldiğinde benzer tepkilerle karşılaşılmış, bazı milletvekillerinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dönük fezlekeler o tarihte de Meclis'e gönderilmişti.

        Sonrasında da frene basılmıştı.

        Bunlar, dün Meclis'e sevk edilen fezlekeler için de olacak anlamına gelmemeli.

        İktidar partisinden yükselen söylemlere bakıldığında bu kez bir adım atılacak gibi...

        En son 1998'de Mehmet Ağar, Kahraman Emmioğlu, Ömer Bilgin, Murat Karayalçın, Mustafa Kemal Akyurt ve Mustafa Bayram'ın dokunulmazlığını kaldıran TBMM, konuyu yeniden gündemine alacak.

        EN ZOR DÖNEM

        Süreç belki de AK Parti açısından iktidarı sürecinde karşılaştığı en zor dönemin de başlangıcı olacak.

        Çünkü dokunulmazlıkların BDP milletvekilleri için kaldırılıp diğer dosyaları görmezden gelmenin doğru olmayacağına AK Parti'de inanan çok sayıda milletvekili var.

        Onlar da BDP'lilerin teröristle kucaklaşmasına tepkili; ancak başka bir yöntemin işlemesine taraftar.

        Ayrıca BDP'de yaptıklarının yanlış olduğunu söyleyen çok sayıda vekil ve parti yöneticisi bulunuyor.

        Onların kaygısı, Suriye ve Kuzey Irak'ta yeni gelişmelerin yaşandığı, içeride silahın bırakılması için yeni yöntemlerin arandığı süreçte, sadece bazı milletvekillerinin dosyalarının ele alınıp diğerlerinin görmezden gelinmesi.

        Bunun BDP'li milletvekillerine mağduriyet kazandıracağını düşünüyorlar.

        Bekleyen 868 dosyadan bazılarını alıp 2 Mart 1994'te DEP'lilerin başına gelene benzer bir sürecin yaşatılması halinde BDP'lilerin davalarının bir başka boyuta taşınacağından kaygılılar.

        Ayrıca böyle bir karar Anayasa Mahkemesi'nin milletvekili dokunulmazlığıyla ilgili şu kararıyla da paradoks oluşturacak:

        "Bu kurumun (dokunulmazlık) amacı parlamento üyelerine bir ayrıcalık sağlamak olmayıp onları siyasal nedenlerle açılacak kavuşturmalara karşı korumaktır. Dokunulmazlığın, kızgınlıkla, siyasal amaçla karşıtları sindirmek ya da kimi düşünceleri parlamentodan dışlamak için kaldırılmaması gerekir."

        Kaldırılan dokunulmazlığın sadece işlendiği ileri sürülen suçla ilgili olduğu, nispi etkisinin bulunduğu, bir milletvekilinin yasama faaliyetlerini engellemeyeceği de unutulmamalı.

        Bir de Anayasa-Adalet Karma Komisyonu bir kez çalıştı mı, diğer dosyaları da beraberinde sürükleyeceği göz ardı edilmemeli.

        Bunun en iyi örneğinin de DEP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının hemen ardından, aralarında dönemin İçişleri Bakanı Ağar'ın da bulunduğu DYP milletvekillerinin dosyasının nasıl gündeme geldiği olduğu anımsanmalı.

        SINIRI OLMALI

        Dolayısıyla eğer dokunulmazlık kaldırılacaksa bunun sınırları da iyi çizilmeli.

        Hiç değilse TBMM Genel Kurulu'na sunulacak Karma Komisyon Raporu'nda bir daha 2 Mart vakasının yaşanmaması için ön tedbir alıcı öneriler yer almalı.

        Daha önemlisi, eğer dokunulmazlık kalkacaksa dün CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun da önerdiği gibi "kürsü özgürlüğü" ile sınırlı bırakılıp herkesin dokunulmazlığı kaldırılmalı.

        Diğer Yazılar