Anastasiadis'i beklerken...
NİKOS Anastasiadis...
Kıbrıs'la ilgili herkesin yakından tanıdığı isim.
Rum kesiminden, Başbakan Erdoğan ile görüşmek için randevu talep eden ilk siyasi...
Güney Kıbrıs'ta (GKRY) şubat ayındaki seçimden Cumhurbaşkanı çıkmasına kesin gözüyle bakılan DİSİ'nin lideri...
İkinci turda şansı ne olur bilinmez ama herkes onun gelmesini bekliyor...
Bütün bunları anlatmamın nedeni, yeniden canlanan Kıbrıs'ta nelerin olup bittiğine geçen hafta içinde bakmam.
İlk olarak Ankara'da KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün ile sohbet.
Ardından da Lefkoşa'da Mehmet Hasgüler'in organizasyonu, Murat Özkaleli'nin mükemmel hazırlığıyla yeni döneme ilişkin "Atölye Çalışması"...
Ve çalışmayı, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun verdiği pazar kahvaltısı taçlandırdı...
HERKESİ KESERİZ
Önce gördüklerimden başlayayım. Elektrik kurumundaki sendikanın, "Borcu olan vatandaşın elektriği kesiliyorsa kamunun da kesilir" ilkesi doğrultusunda belediye ve kurumların da elektriğini kesmiş.
Cadde ve sokaklar karanlık.
Hükümet ise Başbakan'ın, partisi UBP kongresinde karşılaştığı hukuki soruna odaklanmış, boğuşuyor.
Ankara'nın Ada'ya son dönemdeki bakışı da eklenince iki tarafta tam anlamıyla "iştahsızlık" artıyor.
İşler müzakere süreçlerine benzemiş, bekliyor.
AYDA 2 MİLYON DOLAR
Gelelim duyduklarıma...
KKTC Dışişleri Bakanı Özgürgün, sohbetimizde bir anısını aktardı:
"Bir büyükelçi bana bölgede tuttukları savaş gemisinin aylık giderinin 2 milyon dolar olduğunu söyledi. Ada'nın kıymeti fark edilmiyor."
Buna İsrail'in Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon yataklarından çıkaracağı doğalgaz ve petrolün Ada üzerinden sevkıyatının yaratacağı değeri de eklemek gerekiyor.
EROĞLU'NUN BEKLENTİSİ
Cumhurbaşkanı Eroğlu ile pazar sabahı kahvaltısı da bu üç ağırlıklı konuda geçti.
Rum liderliğine gelmesine kesin gibi bakılan Anastasiadis ile müzakere sürecinde nereye varılacağını sorduk.
Eroğlu, "O da koltuğa oturunca diğerlerinden farklı olmaz" dedi.
Nisanda BM Genel Sekreteri'nin yeni bir müzakere sürecini başlatma, Anastasiadis'in de krizi bahane edip 2 yıl öteleme ihtimallerine dikkat çekti.
"Anastasiadis de anlaşmalı boşanmadan söz ediyormuş" dediğimde ise gözleri canlandı, "Keşke söylese" diyerek, Ada'da iki devletli yapıya olan özlemini sergiledi.
16 Ocak'ta ara bölgede yapılacak ortak yangın söndürme tatbikatını bile içine sindiremeyen Rum yönetimiyle uzlaşının zorluğuna işaret etti.
BORU HATTI BAĞI
İsrail'in çıkardığı gaz ve petrolün taşınması konusunda da BM'ye yaptıkları öneriyi anımsattı; Türkiye üzerinden taşınmasını Ankara'nın da istediğini söyledi.
Bu teklifi BM'ye ilettiğini açıkladı.
"İsrail, GKRY ve Yunanistan üzerinden taşımaya kalkarsa boru hattı için 12 milyar dolar lazım; likidite olmaz" dedi.
BM'nin Rumların seçimini beklediğini, ancak KKTC'de de erken seçim söylentilerinin yükseldiğini anımsattım. Eroğlu'nun yanıtı, Başbakan Küçük'ü yeniden kızdıracak nitelikteydi: "Erken seçim olursa mevcut hükümet gider. 27 milletvekilini 30'a çıkarmak için erken seçime gidilir; oysa iktidarın çıkaracağı sayı 15..."
ABD'nin Lefke Ermeni Kilisesi'nin restorasyonu üzerinden Kuzey'e ilgisini artırdığı KKTC'de, herkes kendine göre bir çıkış arıyor.