Öcalan'ın mektubu
PKK lideri Abdullah Öcalan'ın örgütüne "Silahları bırakın" çağrısını yaptığı mektubu iki bölümden oluşuyor.
İlki, "Yeni bir Türkiye'ye uyanıyoruz" başlığı altında yer alan, çözüm sürecine kesin bir katkı sağlayacak "Silahlarınızı bırakıp sınır dışına çekilin" çağrısını içeren bölüm.
İkincisi ise "İslami demokratik modernizm kardeşliği" adını verdiği ve ulus devletten federatif ülke modeline geçilmesi arzusunu dile getirdiği kısım...
Baştan belirtmeliyim ki, 1970'li yıllardan bu yana sergilediği üç farklı duruşunu Öcalan tek potada eritmiş; milliyetçi yeşil sosyalist olmuş.
Mektubun ilk bölümünden başlarsak...
1970'li yıllardan kalma, ezilmiş toplumları kucaklayan, emperyalizme karşı çıkan, enternasyonalizm olgusunu içinde barındıran sosyalist Öcalan'ı sürdürüyor.
Şu sözleri de bunun en iyi kanıtı:
"Son iki yüzyıllık fetih savaşları, Batılı emperyalist müdahaleler, baskıcı ve inkarcı arayışlar, Arabi, Türki, Farisi, Kürdi toplulukları ulus devletçiklere, sanal sınırlara, suni problemlere gark etmeye çalışmıştır. Sömürü rejimleri, baskıcı ve inkarcı anlayışlar artık miadını doldurmuştur. Ortadoğu ve Orta Asya halkları artık uyanıyor... "
Devamında gelen, "içine doğduğumuz çaresizlik, bilgisizlik, köleliğe karşı bireysel isyanım" cümleleriyle de pekiştiriyor.
"Silahlı direniş sürecinden demokratik siyaset sürecine kapı açılıyor" diyerek günlerdir beklenen, "Silahlı unsurların sınır ötesine çekilmesi" çağrısını yapıyor.
YENİ MÜCADELE
Ancak mücadelenin bitmeyeceğini, yeni bir alana geçiş yapılacağını da ikinci bölümde anlatıyor.
Yeni mücadele alanını açıkça dile getirmese de bazı tanımlarla "ulus devlet ve cumhuriyet" olarak gösteriyor.
"Etnik ve tek uluslu coğrafya" yerine arzuladığı yeni modelinin ortak paydasını da şu cümlede dile getiriyor:
"Bugün kadim Anadolu'yu Türkiye olarak yaşayan Türk halkı bilmeli ki, Kürtlerle bin yıla yakın İslam bayrağı altındaki ortak yaşamları kardeşlik ve dayanışma hukukuna dayanmaktadır."
DEMOKRATİK MODERNİTE
Ardından da "kapitalist moderniteye dayalı son yüzyılın baskı, imha, asimilasyon politikası" diyerek mevcut cumhuriyet düzenine isyan ediyor.
"Halkı tanımayan seçkinci iktidar elitinin, tüm tarihi ve de kardeşlik hukukunu inkâr eden çabalarına karşı çıkış" çağrısında bulunuyor.
"Ortadoğu'nun iki stratejik gücünün kendi öz kültür ve uygarlıklarına uygun şekilde" yeni bir terim olarak geliştirdiği, "demokratik modernite sistemini" inşa etmeye davet ediyor.
Hatta bunun sınırlarını, milliyetçi bir söylemle "Misak-ı Milliye" yani Musul, Kerkük, Suriye'ye kadar genişletiyor; Kürt ve Türklerin öncülüğünde yeni bir Milli Kurtuluş Savaşı'nın daha güncel türevine halkları davet ediyor.
Özetle, son günlerde sıkça kullanılan "zamanın ruhu", "yeni şafakların doğuşu" söylemleri arasında, Batı'ya entegrasyonu da dışlayan, İslam'da birliğini oluşturmuş, neo-Osmanlı tarzı federasyon arzusunu dile getiriyor.
Öcalan, milliyetçi yeşil sosyalist yeni bir söylem ve pozisyona geçmiş bulunuyor.