İKİ haftadır Anadolu’yu geziyorum. Bursa’da Erdoğan’ın mitinginde de Kayseri’de İhsanoğlu’nun toplantısında da Mersin’de Kılıçdaroğlu’nun gezisinde de karşılaştığım cümle aynı idi: “MHP kadroları eskisi gibi cevval şekilde sahaya neden inmiyor? Onları frenleyen ne?” MHP Lideri Devlet Bahçeli önceki gün indiği sahada, yarın Kayseri’den başlayıp Mersin-Adana, Kahramanmaraş ile devam edecek mitingler serisine hazırlanırken, MHP’lilerle nedenlerini konuştum.

Şunu belirtmeliyim ki, MHP yönetimine muhalif olanlar da dahil, hemen hepsi, “İhsanoğlu’ndan iyi aday bulamazdık” diye söze başladı. Sahada aktif olamama konusunda farklı gerekçeler sıraladılar. Esprili tonda söylenmiş olsa da en ilginçlerinden biri şu oldu: “Son dört seçim İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerde kendimiz dışındakilere oy verdik. Adaylarımız için çalışamadık, saha yeteneğimizi kaybettik...” Ankara il teşkilatının “Nasıl propaganda yapalım?” diye toplanıp, “Hele ilçe başkanları bir karar versin, sonra biz bakalım” diye dağılmasını iddiasına örnek gösterdi.

HER GÜN BİR MİTİNG
Aslında haksız değil... MHP Lideri Bahçeli’nin 2000’den bu yana uyguladığı “kadroları sokaktan çekme” politikasının doğruluğu kabul görmekle birlikte, MHP açısından tek olumsuz yönü, tabanın sokak yetisini kaybetmesi oldu. Son seçimlerde İstanbul, Ankara, İzmir’de CHP’ye, bazı kentlerde de parti yönetimine rağmen AK Parti’ye yönelmek zorunda kaldığı için parti faaliyetinde bulunmamasını da eklemek gerek.

Ayrıca büyük kitlelerin manevra kabiliyeti gibi, MHP tabanının harekete geçmesi de zaman alıyor. Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, partili arkadaşının bu yaklaşımına katılmadı, Bahçeli’nin yarın Kayseri ile başlayacak miting serisine dikkat çekerek, toplumda var olan algının bir hafta içinde tersine döneceğini söyledi. Grup Başkanvekili Oktay Vural’ın bakışı da aynı doğrultudaydı: “Çok iyi bir adayımız var. Biz sahadayız, ama ramazan dolayısıyla sakin bir süreçten geçtik, görünmemiş olabiliriz. MHP’nin gücünü 10 gün boyunca görürsünüz. Sandıklar açıldığında da MHP’nin gücünü herkes anlar.”

HDP’YE MUHTAÇ OLMADAN
Peki, bütün bunlar MHP tabanı için yeterli mi? Yanıtını vermek için MHP’den gelen şu önemli tespiti de dikkate almak gerek: “Bizimkiler, ikinci tura kalan Erdoğan’ın, HDP ile pazarlığa muhtaç bırakıldığı için PKK’ya taviz vermek zorunda kalacağına inanıyor. ‘Erdoğan nasıl olsa seçilecek, hiç değilse PKK’ya taviz vermeden seçilsin’ istiyor.”

MHP’nin stratejist milletvekili Sinan Oğan bu görüşe katılmadı, MHP tabanının aksi yönde tutum takınacağını belirtip ekledi: “Bu seçim, Demirtaş’ın kişiliğiyle HDP’yi Türkiyelileştirdi. Etnik temele dayalı rijit yapıdan, sistemle uyumlu partiye dönüştürdü. Bu Türkiye için kazanımdır.

Seçimin ikinci tura kalması ise tam tersine MHP ile ortak tabanının motivasyonunu artırır; AKP-HDP pazarlığı da İhsanoğlu’nu seçtirir.” Çok değil, gelecek hafta sonu MHP’nin güçlü olduğu sandıklardan çıkan sonuçlar her şeyi gösterecek.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!