Son Dakika
29.09.2017 - 06:08 | Güncelleme:

Türkçe’ye bak, süngüye davran!

 

TÜRK Dil Kurumu yine çalışmış, çabalamış, yabancı dillerden alıp kullandığımız bazı kelimelere Türkçe karşılıklar bulmuş, meselâ “petrol”ü “yer yağı”, “doğal gaz”ı “yer gazı” yapmış. “Store”a “sarma perde”, “SMS”e “kısa bilgi”; bir mutfak terimi yani bir çeşit doğrama biçimi olan “jülyen”e de “şerit doğrama” denmesini istiyorlar.

Hayırlı olsun, canı isteyen bunları kullansın, “Dur şu sarma perdeyi indireyim de istediğin şerit doğrama yöntemi hakkında sana kısa bilgi yollayayım” yahut “Zeytinyağı deyince aklıma geldi; yer yağının varil fiyatı yükselmiş, acaba yer gazı da etkilenir mi? Kaloriferleri fazla açmayalım” deyip anlaşılmaz ve tuhaf olsunlar!

Senelerdir kullanılan ve dile yerleşmiş olan kelimelere, meselâ “petrol”e Türkçe karşılık bulmaya çalışmak hangi akla hizmettir bilmiyorum, Türkçe karşılıklarının bulunması şart olan bazı sözler dururken “jülyen doğrama”, “stor” yahut “hyperloop” gibi az bir kesimin kullandığı ibârelere karşılık aramak herhalde vakit bolluğundandır!

Yabancı dildeki kelimeleri benimsememizin iki öncelikli sebebi vardır. O kelimenin ya Türkçe’de henüz bir karşılığı yoktur, yahut ibâre bugünkü sür’at çağına uygun şekilde kısadır. Sadece kelimelerin değil, kurulan cümlelerin bile kısaldığı bir devirde hiç kimseye tek heceli “stor” yerine dört heceli “sarma perde” dedirtemezsiniz.

BEN VAR ÇOK KUTLAMAK!

Türk Dil Kurumu’nun Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçalin uydurdukları, yahut kendi ifadeleri ile “önerdiği” kelimeleri Anadolu Ajansı’na anlatırken kim olduklarını söylemediği “kötü niyetlilere” veryansın eden, “üstüne yatmalı”, “yarmalı” ve de “sarmalı” bir demeç vermiş...

Dil profesörü olan Kaçalin’in söylediklerinin bazılarını kelimesine ve telâffuzuna dokunmadan aynen naklediyorum:

“...Bizim karşılıklarımızı bekliyolar nası çatarız diye, bi de bi de bekliyolar ihtiyacımızı Dil Kurumu’nun karşılığını kullanalım, vakit geçiyo, yerleşmeden yani bu iyi niyetle de bekleyenleri biliyoruz. Biz halkı da işin içine dahil ediyoruz bunu tabii şöyle de anlayabilirler yani kötü niyetliler, işte Dil Kurumu bir şey çalıştığı yok, bilmiyo da aslında konuyu, ona buna soruyo, işte onun da üstüne yatıyo. Öyle değil. Dil, yani sanat ve zekâ olarak kimin güzel kullandığını bilemezsiniz. Biz hizmet ediyoruz, teknik olarak işte ameliyat ediyoruz, yarıyoruz, sarıyoruz. Sanatkârlık ayrı bişey, dil ustalığı, zekâ kıvraklığı ayrı bişey. Onun kimde olduğunu bilemezsiniz. Çok güzel bir karşılığı ummadığınız bir kişi verebilir. Bunu bunun için yapıyoruz”.

Ne muazzam bir Türkçe ve nasıl muhteşem bir üslûp değil mi? Ben şimdi var okumak yeniden bu sözleri, sonra gitmek Kurum’a ve takdir edeceğim onları. Kahrol o kötü niyetliler! Amaç zaten değil mi hizmet? Eeee kıvrak zekâlı başka bişeydir güzel Türkçe. Ah benim çamurlara düşmüş ses şeyim, aaaaa, yani ses bayrağım!

YAYIN YAPIN, YAYIN!

Prof. Kaçalin Kurum hakkında kötü niyet taşıyanların mevcut bulunduğunu düşünmekle, yanılıyor. Bugün Kurum’a karşı peşin fikirlerle kötü niyet besleyen tek bir kişi bile herhalde yoktur, zira Türk Dil Kurumu artık ilmî bir merkez değil, mizahî bir teşekküldür! “Zapping”i “geçgeç”, “raket”i “vuraç”, “sürpriz”i “şaşırtı”, “eküri”yi “ahırdaş”, “efervesan”ı “fışırdayan” yapan; “elmek”, “yelleç”, “tutu”, “emmeç”, “tüytop”, “burgaç” ve “ası” gibisinden takırtıları ortaya atan, “izlem tasarımı paydaş çözümlemesi” gibisinden muammalar telâffuz eden bir müesseseye kızılmaz, sadece gülünür ama sonrasında esef edilir!

Senelerdir söylüyorum ve yazıyorum: Bir zamanlar gayet müzikal ve âhenkli olan, düzgün konuşulduğunda ruhlara sükûn veren Türkçe, mâlûm Kurum’un sayesinde bugün bir kakofoni yığını hâlindedir!

Dolayısı ile Türk Dil Kurumu’nun yapması gereken iş bu kelime uydurma tuhaflığından vazgeçip bir zamanlar her nasılsa neşrettikleri “Tarama” ve “Derleme” sözlükleri âyarında eserler vermek ve en önemlisi de, kuruluşlarının üzerinden geçen 85 seneden buyana yayınlamayı bir türlü beceremedikleri Etimoloji Lügati’ni artık çıkartmaktır!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 07 Ekim 2017 Cumartesi 12:21
    Dilimiz, kendimiz olduğumuz yegane mefhum belki. Murat beye hatırlattığı için teşekkürler. hacı eyüp gültek
  • Misafir 06 Ekim 2017 Cuma 21:23
    1922'den itibaren dilimizi ve alfabemizi yok etmek için ellerinden geleni yaptılar!
  • Misafir 03 Ekim 2017 Salı 10:22
    Petrol'a ''yer yağı'' deneceğine en iyisi eski değimiyle ''neft'' denilsin daha iyi.Med dilinde bir kavram ama yer gazından ve petroldan daha iyi
  • Misafir 02 Ekim 2017 Pazartesi 15:52
    Murat Bey, kaleminize sağlık. TDK'nin amacı Türkçe'ye hizmet etmek değil, Türkçe'ye yapılan hizmetlere engel olmak olduğu için bu konuda son derece başarılılar.
  • Misafir 01 Ekim 2017 Pazar 00:04
    Mükemmel
  • Misafir 30 Eylül 2017 Cumartesi 20:29
    Ağzınıza sağlık Murat Bey.Valla TDK başkanının ifadelerini okuyunca başka tahribata gerek yok diye düşünüyorum.Şaka gibi gerçekten.Kendisini çok aradılar mı acaba?
  • Misafir 30 Eylül 2017 Cumartesi 11:46
    TDK’yı eleştirmek kolay, bahsi geçen kelimeler için somut önerilerinizi okumak isterim. Çağatay Karaca
  • Misafir 30 Eylül 2017 Cumartesi 11:33
    sarmal perde, tutum bunu,kullanırken belli olur,tutup tutmadığı.
  • Misafir 30 Eylül 2017 Cumartesi 10:14
    Murat bey, TDK başındaki şahsın Türkçesi bu ise, onlardan gelecek hayır Allah'dan gelsin demekten başka elimizden bir şey gelmez.
  • Misafir 30 Eylül 2017 Cumartesi 09:59
    Çok haklısın utanç verici bir tablo
  • Misafir 30 Eylül 2017 Cumartesi 06:00
    Murat Bey,sizin aracılığınız ile DEVLET'i yönetenlerden ricamız:Dil Kurumunu artık kapatın.Lüzumu yok.
  • Misafir 30 Eylül 2017 Cumartesi 02:58
    e güzel.
  • Misafir 30 Eylül 2017 Cumartesi 02:21
    yani tamam önemli birşey yazmışsınız ama , kim selfie ye özçekim diyor ki? bu kelimeleri de kimse kullanmaz merak etmeyin bu kadar dert te etmeyin.
  • Misafir 30 Eylül 2017 Cumartesi 01:38
    Bu konuda düşüncelerinize aynen katılıyorum,inşallah yazdıklarınızın üzerinde dururlar.
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 21:49
    Kalemine , gönlüne sağlık
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 19:03
    Ayyy çok güldüm
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 17:03
    Türk Dil Kurumu nun Adını İngiliz Dili ve Kurumuna Çalışır demekbelki dahadoğru olacak,tarihimizin çok zengin kelimelerini yokederek Halkımızı İngilizce ye yöneltme çabaları çokbaşarılı,Kaldırılsa da fuzuli masraftan Ülkemiz kurtarılsa,İsrafın sonunda böyle uydurma ve akıla ziyan kelimeler türetiyorla.Eğitim Bakanlığı da bunlara birşey yapamıyor,çünkü özel statüde yangel yat uydur babam uydur jurumu maalesef,Elinize kolunuzasaglık,teşekkür ederiz,bu bilgisiliği bize duyurduğunuz için.Saygılarımızla.Ali Bilgin
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 16:14
    murat bey çok haklısınız. türk dil kurumu daha internet sözlüğündeki kelimeleri bile cevapsız bırakıyor, bakın ingilizcede ne kadar kelime kullanılıyormuş. Most adult native test-takers range from 20,000–35,000 words. Average native test-takers of age 8 already know 10,000 words. Average native test-takers of age 4 already know 5,000 words. Adult native test-takers learn almost 1 new word a day until middle age.
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 16:05
    yazılması gereken her şeyi yazmışsınız. Elinize sağlık.
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 14:57
    Doğru söze ne hacet... Yıldız Savaşları filminde Yoda gibi konuşuyormuş bu Kaçalin Bey de, bayaa güldüm.
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 14:40
    En hayırlı iş bu kurumun ilga edilmesidir.
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 13:22
    dil kurumu kaldırılsın, Türkçeyi kendi haline bıraksınlar daha güzel olur. O kurumda görev yapan profesörcüklerde kendilerine kazma kürek bir iş bulsunlar memlekete daha çok hizmet etmiş olurlar
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 12:44
    Bravo nefis olmus fakat her seyi kicindan anlayan bu zihniyet doner size sover.isminin basina prof konan sonra bu gibi onemli kurumlarin basina getirilen malum zerzevat ve onun gibi cahil siyasiler vah vah turkiyem.
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 11:49
    Tebrikler Sayın Murat Bardakçı... Fevkalade isabetli bir yorum...
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 11:43
    yıllarca fax kelimesi belge geçer diye sunuldu ve asla bu kelime oturmadı. zaten fax denen şey de kalmadı. İnternet kelimesini de yıllar önce örütbağı diy topluma sundular ve ben tek bir kişinin bu kelimeyi kullandığını görmedim duymadım. Bir deprem bilimci profesörümüz var kendisi zorla yabancı kelime kullanmamaya çalışıyor ve bu kelimelere karşıyım diyor ve o bile örütbağı diyemiyor. konuşurken de Türkçe diye kullandığı kelimelerin yarısı Farsça ve Arapça bunu bile bilmiyor. Kitap kelimesini de kullanmaması gerekir çünkü Arapça. Hiç kelimesini de kullanmaması gerekir çünkü Farsça
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 11:23
    Eskiden "izzeti nefsini muhafaza etti" deniyordu şimdi "onurunu korudu"
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 11:06
    Türkçemizi kıskançlıkla korumalıyız. Bunun yolu da konuştuğumuz Türkçedir.Ancak ANA DİLİ korumak için anaların iyi eğitilmesi gerekir diye düşünüyorum.
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 10:27
    Azeriler rahmani gaz diye bir karşılık bulmuşlar. TDK nın türkiye dışındaki türklerden de haberleri yok anlaşılan
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 09:45
    Çok isabetli bir yazı.
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 09:42
    Bir zamanlar gayet müzikal ve âhenkli olan, düzgün konuşulduğunda ruhlara sükûn veren Türkçe, mâlûm Kurum’un sayesinde bugün bir kakofoni yığını hâlindedir!.. AYNEN ÜSTAD...
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 09:38
    Bir siteden alıntı olan şu paragrafı okuyalım, ağlanacak halimize gülelim: "İnsanın rüyada giyecek olarak ayakkabı görmesi; ayakkabının, dünya yürütürü olarak ayakların, bilinçaltında yer edinmesi sebebi ile rüyada, dünya yürütürünün insanın maddiyatı olması olurluğunda yorumlanması içkinliğinde, dünya yürütürü olarak ayağına giydiği ayakkabı, insanın işine veya maddi durumuna işaret eder."
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 09:24
    Katiliyorum. TDK yeni bir "turkce" uydurarak bizi diger Turki Cumhuriyetlerinden daha da ayirmaga calisiyor gibi.Diger Turk Churiyetleri birbiriyle cogunlukla anlasabiliyorken, bizin Turkcemiz anlasilmiyor. Mustafa Kemal Ata dilde sadecelesme geregini savundu. Dilde uydurma degil.
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 08:55
    emmeç mi :D
  • Misafir 29 Eylül 2017 Cuma 07:50
    Ağzınıza sağlık, kaleminize kuvvet; daha ne diyeyim... Mustafa Ateş
Kalan karakter : 2000