Son Dakika

Geçmişte ‘Afrin’ dendi mi ortada mutlaka bir dert var demekti!

19.01.2018 - 04:23 | Güncelleme:

 

AFRİN’e girmek üzereyiz; bu yazıyı okuduğunuz sırada birliklerimiz operasyona belki de başlamışlardır...

Gündemimizde geniş şekilde ancak son birkaç ay içerisinde yer bulan Afrin’den bölgenin bize ait olduğu senelerde de arada bir bahsedilirdi ama bu bahislerin hemen tamamının tuhaf bir özelliği vardı: Afrin hiçbir zaman hoş ve iyi haberlerin kaynağı olmamıştı!

Arşiv belgelerine yahut eski gazete kolleksiyonlarına bakacak olursanız, Afrin’in en büyük derdinin kış aylarında ardarda yaşanan ve bitmek bilmeyen su baskınları olduğunu görürsünüz: Asi ve Afrin nehirlerinin taşması üzerine köprülerin yıkılmasını ve bölgenin sular altında kaldığını...

FRANSIZ MANEVRA BÖLGESİ

Birinci Dünya Savaşı sonrasında elimizden çıkan Suriye, Fransız mandası altında idi. Hatay’ın henüz Türkiye’nin sınırlarına dahil olmadığı Cumhuriyet’in ilk senelerinde Afrin de Fransız hâkimiyet bölgesinde kalıyordu. Fransız birlikleri 1930’lu senelerde Türkiye sınırına yakın bölgelerde sık sık manevralar yapmakta, bu manevraların komuta merkezini Afrin teşkil etmekte idi ve Türkiye bütün bu askerî hareketlilikleri yakından takip etmek zorunda kalıyordu.

Afrin’de yaşanan problemler Hatay’ın 1929’da anavatana ilhakı ve Suriye’deki Fransız hâkimiyetinin 1946’da sona ermesinin ardından da devam etti. Suriye’de bağımsızlığı takip eden senelerde ardarda darbeler yaşandığı dönemde çektikleri sıkıntılardan illâllah diyen halk, Afrin taraflarında darbecilerin aleyhinde gösteriler yapmaya başladı. “Yaşasın Türkiye” sloganlarının atıldığı gösteriler zamanla Halep’e de uzandı ve bir defasında Halep Kalesi’ne Türk bayrağı çekildi ama Şam yönetimi protestoları şiddetli şekilde bastırdı. Suriye’nin kendi halkına karşı bu sert hareketinin Halep çevresinde yaşayan Türkiye karşıtı grupları heveslendirmesi üzerine o günlerde güzergâhında Suriye topraklarının da bulunduğu Toros Ekspresi birkaç defa taşlandı.

1950’lere gelindiğinde, Afrin artık sık sık yaşanan hadiselerin merkezi olmuştu...

Türk ve Suriye askerleri birbirlerine ateş açıyorlar, hattâ sınırı geçip kavgaya tutuşuyorlar ve bu hadiseler yüzünden senede bir yahut iki defa biraraya gelmesi gereken sınır komisyonu bazen haftanın birkaç günü toplanıp tatsızlıkları çözmeye uğraşıyordu. Ama, Suriye tarafı toplantılarda genellikle huysuzluğu tercih ediyor; haklı tarafın kendileri olduğunu söylüyor, Arap gazeteleri ile haber ajanslarında “Türkiye’nin hatâsını anlayıp özür dilediği” yolunda haberler çıkartıyor ve Ankara bu haberleri ânında yalanlıyordu.

BİTMEYEN SINIR ÇATIŞMALARI

Afrin’deki anlaşmazlık, karşılıklı ateş açma ve kavgaların sebeplerine bir ara kaçakçıların himayesi, yani Suriye’nin sınırı geçmeye çalışan kaçakçılara destek çıkması da ilâve edildi. Suriyeliler sınır karakollarındaki jandarmamızın kaçakçılara engel olma çabalarına silâhla karşılık vermeye kalkınca olaylar yaşandı. Kardemi Köyü’nün çevresi ile Suriye’ye ait Yazıbak ve İkidam karakollarının hemen karşısındaki Porteçin ve Zadeli karakollarımız arasında sık sık yaşanan silâhlı çatışmalar, protesto notalarına konu oldu.

Ama, Türkiye açısından bölgenin asıl derdi kış aylarında meydana gelen sellerin Afrin Nehri üzerindeki köprüleri alıp götürmesi idi ve bölgenin bize ait olduğu devirlerde nehrin üzerine defalarca köpü yaptırmıştık.

Burada şimdi Osmanlı Arşivleri’nde muhafaza edilen, üzerinde tarih bulunmayan ve Fransızlar’ın 20. yüzyılın ilk senelerinde hazırlamış olduklarını zannettiğim bir köprü projesinin çizimi ile projenin bulunduğu dosyanın ilk sahifesini görüyorsunuz...

Yazının başında da söylediğimi tekrar edeyim: Geçmişte “Afrin” dendi mi ardından mutlaka bir sel haberi, bir çatışma bilgisi yahut başka bir tatsızlık gelirdi ve bugün de değişen hiçbir şey yok!


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 19 Ocak 2018 Cuma 12:39
    Üstadım, Hatay'ın Anavatan'a ilhakı yanlışlıkla 1929 diye basılmış, dikkatinize.
Kalan karakter : 2000