Son Dakika

Mehmed Âkif’in şiirini değiştirmek isteyen bu teşebbüsü bilir misiniz?

30.03.2018 - 03:28 | Güncelleme:

 

GEÇEN gün, İstiklâl Marşı’nın değiştirilmesi maksadıyla Bakanlar Kurulu’nun 19 Mayıs 1924’te kabul edilen ve Reisicumhur Mustafa Kemal tarafından da onaylanıp resmiyet kazanan kararnameyi yayınlamıştım.

Kararname, millî marşı Türk bestekârların yapmalarının arzu edilmesine rağmen bir türlü olmaması sebebi ile Türkler’in yanısıra Avrupalı müzisyenlerin de katılacakları yeni bir yarışma açılmasını, gönderilecek eserlerin Paris, Viyana ve Napoli Konservatuvarları’na yollanıp aralarından üç bestenin belirlenmesini ve bu üç marştan en hoşa gideninin “millî marş” seçilerek bestekârına maddî ödül ile madalya verilmesini öngörüyordu.

Çok sayıda okuyucum bu kararnamenin niçin uygulanmadığını meak etmişler ve milletlerarası yarışmanın açılmamasının sebebini sormuşlar...

O günlerde kararnamenin ardından yaşananları kısaca anlatayım:

HATIRA OLARAK KALACAKTI!

Bakanlar Kurulu Kararı’nı yorumlayan zamanın Millî Eğitim Bakanlığı, millî marşta yapılması istenen değişikliğin sadece besteyi değil, sözleri de kapsadığına; yani Mehmed Âkif’in manzumesinin de değiştirilmesi gerektiğine karar verdi; bunun için beste yarışmasından önce bir “güfte müsabakası” açtı ve müsabaka ile ilgili ilân, 13 Kasım 1925’te gazetelerde yayınlandı.

İlânda aynen şöyle deniyordu:

“Güftenin vakarlı, ümid saçıcı, ruhu yükseltici olması şarttır. Açık bir Türkçe ile, veciz surette Türklüğün varlığını, büyük mâzisini ve daha büyük istikbalini ifade etmelidir. Güftenin muhtasar (kısa) olması da bir meziyet teşkil eder. Müsabakayı kazanan esere hars masrafından (kültür fonundan) beş yüz lira mükâfat-ı nakdiye ile bir Maarif Madalyası, ikinciye yüz lira mükâfat ile takdirname verilecektir.

Kaleme alınacak eserlerin 1342 Kânunsani (1926 Ocak) nihayetinde Maarif Vekâleti’ne gönderilmesi lâzımdır. Millî marşın güftesi ve bestesi Meclis-i Âlî’nin (TBMM’nin) tasdikine iktiran ettikten (onayına sunulduktan) sonra resmiyet kesbedecektr. Âkif Bey’in İstiklâl Marşı büyük mücadelelerimizin kudsî bir hatırası olarak saklanacak ve millî marş yanında ‘İstiklâl Marşı’ unvanıyla merasimde söylenecektir”.

Bugüne kadar pek farkedilmeyen ve dolayısı ile de üzerinde durulmayan bu ilânın önemini herhalde farketmişsinizdir: Ankara, İstiklâl Marşı’nın güftesini de değiştirmeye, yani Mehmed Âkif’in o muhteşem şiirinin artık millî marşın sözleri olmamasına karar vermiş, onun yerine iki buçuk ay içerisinde yazılacak şiirler arasından seçilecek olanının besteletilip millî marş yapılmasını istemiş. Ama, Âkif’in manzumesinin bestesi bir tarafa atılmayacak, törenlerde “İstiklâl Marşı” olarak okunacak fakat artık “millî marş” olmayacakmış!

BİRBİRİNDEN BETER ŞİİRLER

Bu ilân üzerine usta, acemi, meşhur yahut meçhul dünya kadar şairimiz Millî Eğitim Bakanlığı’na apar-topar kaleme aldıkları şiirler gönderdiler. Bütün bu şiirlerin ortak hususiyeti, tamamının birbirinden beter olmaları, Âkif’in o muazzam manzumesinin yanında esâmileri bile okunamayacak seviyede bulunmaları idi...

Devamı uzun hikâyedir, hemen söyleyeyim: Yarışmadan bir netice çıkmadı ve Âkif’in şiirine neyse ki ilişilemedi!

Mehmed Âkif’in şiirini değiştirme hevesimiz sadece bu yarışma ile sınırlı kalmış olsa, yine iyi.. 1937’de açılan ve yine bir netice alınamayan bir başka yarışma daha var ama cumhuriyet tarihçiliğimiz “Hızını mavi gözlerden alan inkılâbımız” havasından bir türlü kurtulamayıp ortaya lâf yerine belgeli eser koymaya hâlâ alışamadığı için, şimdiye kadar bu müsabaka hakkında da dişe dokunur birşeyler yazılmadı...

Sözünü ettiğim 1937’deki yarışmayı da günün birinde anlatırım...

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 31 Mart 2018 Cumartesi 23:40
    üstadım.. bir de Necip Fazıl ın Babıali Kitabında 1936-37 yıllarına ait İstiklal Marşı Yarışmasına katıldığı, 1. olduğu,Bakanlar Kurulu kararnamesi hazırlandığı,tüm kabinenin imzaladığı ama Atatürk ün sağlığı nedeniyle imzalayamadığı ,dolayısı ile de resmileşemediği bilgisi kendi kaleminden yer alıyor.Mezkur şiirin,Çile kitabında Büyük doğu Marşı olarak yer aldığı kendi ifadesi ile belirtiliyor. Son satırınızdaki anlatırım dediğiniz yarışma bu mu..Selam sevgi ve bağlılıklar efendim.Abdullah Özkırklar
  • Misafir 31 Mart 2018 Cumartesi 22:40
    bir millet gökdelen dikerek ayakta kalmaz kendinden evvel bu milletten bir ulus yaratan vatanseverlere saygı duymak. ve onların bize bize bıraktığı manevi her türlü değere saygı duyması gerekir bu saygı duyulmayıp her şeyi değiştirmeye kalkışırsak millet özelliğimizi kaybederiz
  • Misafir 31 Mart 2018 Cumartesi 22:38
    bence tutarlı bir adım atmışlar. ders kitaplarında materyalizm propagandası yapılan, dinin uydurma bir takım masallar olarak anlatıldığı bir vasatta içinde Allah'a ve ahirete iman gibi inanç esaslarını yer aldığı bir şiir yeni türkiyenin vatandaşlarına milli marş olarak okutulmamalıydı. Hali hazırda da Allah'a tapan tapmayan herkese devlet eliyle tüm vtandaşlara "Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal" diye söyletilmektedir ve laik kesim buna gıkını bile çıkaramamaktadır...
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 17:34
    Vatan bölünmez, İstiklal Marşının sözleri değişmez.
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 17:30
    Bu nasıl muhafazakarlık anlamadım. Bazı şeylere dokunmasak olmaz mı? Elin İngilizi kadar olamadık. Ezan gibi, milli marş gibi. Bazı değerlere, bazı yerlere dokunulmamalı. Hafızamızdaki gibi, kulağımızdaki gibi, gönlümüzdeki gibi kalmalı.
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 15:31
    İşte aranılan entellektüel yaklaşım bu ülkeye lazım olan tarih kapısı budur. Büyük adamsınız Murat Bey, artık sizi tvlerde de görmek istiyoruz. Sizi anlamayanlar ya da eleştiri yağmuruna tutanlar olabilir fakat ben kendi adıma konuşursam yazılarınız objektif ve bilgilendirici olduğu müddetçe 1 numaralı Araştırmacı Gazetecimsiniz. Bu ülkede hergün yüzlerce popçu, siyasetçi, manken, aktör vb. yetişebilir ama milli bir entellektüel adam çok zor yetişir.
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 13:04
    Helal sana
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 12:42
    Murat Bey yazılarınızı beğenerek okuyorum. 1937'deki yarışma olayıyla ilgili bir başka yazınızda en azından ufak bir bilgi sunarsanız sevindirirsiniz. Merakımı celbetti.
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 12:10
    Sayın Bardakçı karşınızdaki dünya duvarında iki delik var. Birisinden Şeytan bakıyor birisinden de Siz bakıyorsunuz..Gördükleriniz müşahhas olsa bile baktığınız yer aynı..Her doğru her zaman faydalı olan anlamına gelmiyor..Her ilacın bir hastası, her bilginin bir yeri ve matlubu olduğunu Zat-ı Alinizin daha iyi bildiğine inanıyorum..Çalışkanlığınızı ve birikiminizi de takdir ediyorum..Saygılar sunarım.
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 12:00
    Bu kadar ciddi bir yazıda, keşke alıntıların kaynağı gösterilmiş olsaydı!
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 11:55
    “Şiir devletle milleti tetabuk ettirir. Bu sebeple İstiklal Marşı Türk Milletinin mutabakat metnidir. Bu mutabakatla devlet beraat eder. Devlet şiirin millet menfaati nâmına ihdas ettiği atfosferi salahiyetinin dayanağı yapar.” ismet Özel. Milli Mutabakat metnimiz olan “İstiklal Marşı” nın güftesinin değiştirilmesi milli mutabakatımıza aykırıdır. İstiklal Marşının Türkiyeye ihtiyacı yoktur, Türkiyenin İstiklal Marşına ihtiyacı vardır.
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 11:07
    :sleeping::zzz::anguished::frowning::hushed::fearful::cold_sweat::hushed::anguished::cry::cry::disappointed_relieved::sleepy:
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 11:03
    Yazılamayan ve yazılmayan daha nice gerçekler mevcut malesef.'aslı olmayan bir ruh' üstünden yıllarca uyutuldu bu millet.
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 10:49
    Geçtiğimiz günlerde 15 gün oldu. Fatih Bayhan'ın Hür yaşadım hür yaşarım kitabında var bu konu... Meraklısına...
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 10:40
    Harika! bunları gerçekten bilmiyordum Murat Abi, 1937 deki yarışmayı da merak ettim, fazla arayı soğutmadan yazarsan memnun olurum. Bununla beraber Âkif’in manzumesinin şiir/güfte olarak okunması taraftarıyım, Gençlik yıllarımı Nezih Abinin evinde Recep Birgit, Bekir Sıtkı Sezgin, Rıza Rit... gibi birçok müzik ustasnın dizinin dibinde geçirmiş sayılırım fakat İstikla Marşını bestelenmiş olarak söylemekte ben de gerçekten zorlanıyorum.
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 09:54
    tarihimizi öğrenmeye devam. Ellerinize sağlık.
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 09:34
    sn bardakçı o zaman değiştirilmek istenmiş milli marş şimdiise daha iyi anlanması isteniyor bunu bile anlayamıyorlar niye çünkü biz anlaşamıyoruzda ondan
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 09:10
    Bestekarlar şairler sanatkarlar dönemi kapanırken yurdumda çıkar mı bilmem bir nadide eser bu durumda
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 09:09
    bence normal bir durum daha güzel bir güftenin olması için şanslarını denemişler. belki İstiklal Marşı'nın daha üstünde bir edebi eser çıkacaktı.
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 08:45
    Teşekkür Ediyoruz,Eline Koluna Sağlık.Özgür Adam
  • Misafir 30 Mart 2018 Cuma 08:45
    Bayılıyorum varya Murat Bardakçı'ya.Boş laflar yerine belgelerle konuşuyor.Olanı söylüyor, kendi kafasından birşeyler söylemiyor.Ama işte 'doğru' olan işine gelmeyenler saldırıp duruyorlar adama.Allah yardımcısı olsun Murat Bey'in.
Kalan karakter : 300