Son Dakika

Alık turisti “Türk kanı dökme” gösterisi ile eğlendirmek

24.09.2018 - 02:54 | Güncelleme:

Gazetelerde belki okumuşsunuzdur: Ürdünlü turizm şirketlerinin aklına turistleri eğlendirmek için parlak mı parlak bir fikir gelmiş, çölde film platosunu andıran bir mekân yapmışlar ve Birinci Dünya Savaşı sırasında Arap dünyasını bize karşı ayaklandıran Thomas Edward Lawrence’in ve Mekke Emîri Şerif Hüseyin’e bağlı isyancı birliklerin askerlerimize pusu kurup onbinlerce Mehmetçik’i şehid etmeleri tiyatro gibi gösteriliyormuş!

Bu utanç komedisini izleyen Batı’nın ebleh turistleri mutlaka zevke gelmiş ve “Gud, gud, veri gut, hav nays, vandırful!” diye haykırmışlardır!

Lawrence’in kimin nesi olduğunu bilirsiniz… Tarih ve edebiyat sahasında aslında oldukça üst seviyede bir entellektüeldir, önemli eserler kaleme almıştır ama ortalığı karıştırmaya pek merak duyduğu için etrafı kışkırtıp birbirine düşürmeyi vazife edinmiş ve Arap isyanının başta gelen aktörlerinden olmuştur.

1917’den itibaren Arap Yarımadası’nın, Filistin’in ve Suriye’nin elimizden çıkması ile neticelenen Şerif Hüseyin ile oğullarının öncülük ettiği isyan da aslında Lawrence’in eseridir…

Türkiye’de son senelerde ortaya garip bir iddia atıldı ve kıt’a Arabistanı’na hissettiğimiz hayranlık gittikçe arttığı için etrafı “Arap İsyanı diye bir şey yaşanmadı, Şerif Hüseyin’in ayaklanmasını bütün Araplar’a mâletmek yanlıştır, ‘isyan’ denen hadise ufak bir grubun başkaldırısıdır” gibisinden zırvalar kapladı… Üstelik bir müddet öncesine kadar Arap isyanının aleyhinde söylemediklerini bırakmayanlardan bazıları da modaya uyup “Tamam, isyan var ama aslında yok, Şerif’in adamları bize karşı başkaldırdılar fakat böyle yapmadılar” diye saçmalamaya başladılar…

Arap İsyanı’nın ufak bir grubun eseri olduğunu iddia edenler bu tuhaf iddiaları ile devrin Türkiyesi’ni kendini korumaktan âciz, birkaç çapulcunun başkaldırısını bile bastıramayacak derecede çaresiz ve beceriksiz bir seviyeye indirdiklerinin farkında bile değildirler!!

İSYAN BİLDİRİSİNDEN BÖLÜMLER…

Aşağıda, isyanın liderliğini yapan Mekke Emîri Şerif Hüseyin Bin Ali’nin, 1916’nın 27 Haziran ve 9 Eylül’ünde yayınladığı isyan bildirilerinden bazı bölümleri naklediyorum:

“…Saltanatın payitahtında çıkan İçtihad isimli gazete, Hazret-i Peygamber Sallâllahü Aleyhi ve Sellem’in hayatını -Allahım sen bizi muhafaza eyle- en şerli bir hayat olarak ifade etti. Bu iş veziriâzamın, şeyhülislâmın, sâir ulemânın, vüzerânın ve âyânın gözleri önünde, kulaklarının dibinde oldu. Bu cür’ete ilâveten Allah Teâlâ’nın “Erkeğe, kadının payının iki misli miras vermenizi emreder” ayet-i kerimesinin hükmünü ilga suçunu da işlediler ve mirasta erkek ile kadını bir tuttular. Bu iki günahı en büyük bir başka günahla üçlediler ki, o da Islâm’ın şartlarından olan Ramazan orucunun yerle bir edilmesidir. Meselâ, Mekke’de, Medine’de veya Şam’da bulunan askeri Rus hududunda savaşan askerlere benzetmek gerekçesiyle Ramazan’da oruç tutmama emri verdiler ve “Sizden kim hasta yahut yolcu olursa” ayet-i kerimesinin açık-seçik olan mânâsına muhalefet edecek sözler uydurdular. Bundan başka, İslamî esasları haleldâr eden, cezası gayet açık suçlar işlediler.

…Dine ve Araplar’a karşı kalplerinde neler beslediklerinin delîli olarak Allahu Teâla’nın “evim” diye nitelediği, “tavaf edenler için evimi temiz tut” buyurduğu, Müslümanlar’ın kıblesi, muvahhidlerin Kâbesi olan Beytullah’a, memleketin istiklâli için girişilen kıyam sırasında Ecyad Kalesi’ndeki toplarından attıkları iki gülle kâfidir. Bunlardan biri Hacer-i Esved’in yaklaşık biraz üstüne, diğeri ise yine biraz uzağına düşmüş, Kâbe’nin örtüsünü tutuşturmuş, binlerce Müslüman ateşi söndürebilmek için haykırarak, ağlaşarak koşuşturmaya başlamışlar, Kâbe’nin kapısını açmaya ve üstüne çıkmaya mecbur kalmışlardır. Mesele bununla da bitmemiş, bu iki top atışına Makam-ı İbrahim’de bir üçüncüsünü ilâve etmişler, öncelikli hedef kabul ettikleri Mescid’in geri kalan yerleri de top ve tüfek atışlarından payına düşeni almıştır. Aynı mescidde daha hâlâ hergün üç-dört kişiyi öldürmek-tedirler ve insanların Beytullah’a yaklaşmaları imkânsız haldedir. Bunda da Beytullah’ı hafife alma, ona gerekli değeri vermeme, hürmet etmeme vaziyeti mevcuttur.

“…bu husus,Osmanlı memleketlerindeki Müslüman kardeşlerimiz ile dünyanın diğer ülkelerindeki diğer kardeşlerimize bir ders olması ve bu zâlimlerin elde edecekleri bir şöhret veya alacakları maaşlar için Allah’ın mahremiyetine tecavüz etmelerine ve emirlerine aykırı harekette bulunmaya cesarete devam etmelerine sebebiyet vermemeleri için bir ibret teşkil etmektedir. Allah’a isyan eden mahlûklara itaat edilmez! Allahu Teâlâ’nın kendilerine bu münkirleri değiştirebilecek kuvveti vermiş olduğu kimseler eli ile, dili ile veya kalbi ile bunlara karşı hemen harekete geçmeli, bu işe bu mütegallibe zümresinin cür’etine karşı koyacak imkânlara sahip olan kimseler de katılmalı. Bu sözlerin dinlenip ona göre hareket edilmesini Allah’dan niyaz eylerim”.

Şerif Hüseyin’in iddiaları İstanbul’daki yönetici sınıfın önde gelenlerinin peygambere hakaret ettikleri, İslâm şeriatini değiştirdikleri, askere oruç tutmayı yasakladıkları ve Kâbe’yi top ateşine tuttuğumuz gibisinden aslı-astarı olmayan palavralardır. Bildirilerinde bu kadarla kalmayıp daha başka mesnedsiz iddialarda da bulunan Şerif Hüseyin bütün bu yalanları kullanarak isyan ettiğini duyurmakta ve Türk idaresi altındaki diğer Müslümanlar’ı da başkaldırmaya çağırmaktadır!
Bugün hem Türkiye’de, hem de Ortadoğu’da yaşanan birçok sıkıntının temelinde Birinci Dünya Harbi’ndeki bu isyan ve uğradığımız büyük yenilgi yatar…

BİR FİLM VE BİR KİTAP…

1962’de çevrilen ve başrolünü İrlandalı aktör Peter O’Toole’un oynadığı “Lawrence of Arabia” yani “Arabistanlı Lawrence” filmini seyretmeniz bile o senelerde başımıza açılan derdi anlamanıza kâfi gelecektir. Hele, “Bunlar altınlarını yutmuş olabilirler” gibisinden sapıkça düşünceye kapılan gözü dönmüş Bedevîler’in Şam’daki askerî hastahanede yatan yaralı askerlerimizin karınlarını hançerleri ile delik-deşik ettikleri o sahne…

İkna olmadınız mı? “Arabistanlı Lawrence” filminin ardından Şerif Hüseyin’in oğlu ve bugünkü Ürdün Hanedanı’nın kurucusu Kral Abdullah’ın hatıralarının bir bölümünü teşkil eden ve Türkçesi “Klasik Yayınları”ndan çıkan “Biz Osmanlı’ya neden İsyan Ettik?” isimli kitabı da okuyun…

Bundan sonra da hâlâ “Araplar bize karşı isyan etmediler” terânesini tutturmuş olanların safında kalırsanız, elimden “Allah size akıl, fikir ve hidayet nasip etsin!” demekten başka bir iş gelmez!

YALAN TARİH YAZMA HEVESİ

Tekrar söyleyeyim: Arap isyanı bir hakikattir ve silâhlı mücadelenin yanısıra fikrî alanda da bize karşı girişilip muvaffak olmuş büyük bir başkaldırıdır! Savaş senelerinde az da olsa bazı Arap subaylar ile kabileler gerçi İstanbul’a sadık kalmışlardır ama elden çıkan topraklarda onbinlerce askerimizin can vermelerinin sorumluluğu, bugün birilerinin “mevcut olmadığını” iddia ettikleri isyanın aktörlerine aittir.

Devletler arasında geçmişte yaşanmış böyle düşmanlıkların ve çekişmelerin sonsuza kadar devamı tabii ki gereksizdir ama şu tuhaflığa bakın: Ürdünlü turizmciler gelen birkaç turisti eğlendirebilmek maksadıyla isyancıların şehid ettikleri Mehmetçik’in hatırasını ayaklar altına alıp rûhunu muazzep eden utanç dolu bir tiyatro sergilemekle meşgul olurken bizdeki aklıevveller de mazideki felâketleri gizleyerek yeni, bambaşka ama baştan başa yalan bir tarih yazmaya kalkışıyorlar!


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 15:54
    Tarihin arka odası LÜTFEN
  • Misafir 26 Eylül 2018 Çarşamba 11:09
    ​Tarihin Arka Odası programının yeniden ekranlarda görmek istiyoruz
  • Misafir 25 Eylül 2018 Salı 13:00
    Tarihin arka odasını istiyoruz.
  • Misafir 25 Eylül 2018 Salı 11:43
    Murat Bey, Dedem Basra'da İngilizlere bu isyancıların yardımıyla esir düşmüş diye hatırlıyorum. Ancak, İmparatorluğun ana unsuru Türklerin de o devirde batının "özel eğitim ve yönlendirmesiyle" Türk milliyetçiliği yapması yanlıştı. İmparatorluk çok uluslu iken sen de kendi milliyetçiliğini yapmamalısın. Bir de bu Şerif H.'i onyıllarca İstanbul'da ikamete mecbur kılan A.Hamit'i devirip te serbest bırakanlar kimlerdi? Bunu da konuşmak lazım. Ya Cemal Paşanın yaptıkları? Ben bunları sonradan öğrendim.
  • Misafir 25 Eylül 2018 Salı 10:42
    Elinize sağlık murat bey yine çok güzel bir yazı.
  • Misafir 25 Eylül 2018 Salı 09:31
    Adam belgesi ile söylüyor hala inanmayanlar var...Bazıları gibi şehir efsanesi atmasyon değil yani...Haa bu arada Tarihin Arka Odası programının yeniden ekranlarda görmek istiyoruz...
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 17:12
    herhal suudlar şu anda haçlıve masonların suriye, ırak, filistinde bolbol arab kanı döküp şarap içmelerini kutluyor.
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 16:04
    Tarihin Arka Odası programının yeniden ekranlarda görmek istiyoruz...
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 15:40
    Filistin cephesinde görev yapmış bir general olan Cevat Rıfat Atilhan'ın anılarını topladığı ''Filistin Cephesinde Kahramanlar Ve Hainler'' adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim. Bize okutulan masalların dışına çıkınca şok geçireceksiniz
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 15:37
    Sevgili Murat bey ; yıllar önce uğradığımız ihaneti çok güzel özetlemişsiniz. Peki şu andaki durumumuz gafletmi delaletmi yoksa hıyanetmi?
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 15:29
    Araplar nankör bir milletir , yahudilerle aynı soydan gelirler (sami ırkından). Türkleri topyekün arkadan vurup Masum Mehmetçiğimizi hunharca katletmişlerdir :((
  • Misafir 25 Eylül 2018 Salı 12:09
    İnsanları genelleştiremeyiz.
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 15:16
    dönemim ittihatçı yönetimini düşününce şerif hüseyin'in iddialarına acaba olabilir mi diyorum.
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 14:17
    Sizin gibi üstadların yeniden ekranlarda görmek istiyoruz.Habertürk TV'den ricamız;Tarihin Arka Odası programının yeniden yayın akışına girmesidir.Her akşam aynı insanların ekrana sıktı artık izlenmiyorsunuz...
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 13:51
    Üstad, size katılmıyorum... Şerif Hüseyin'den ve Yemen'de İdrisi'den başka isyan eden başka önemli bir isim var mı ki, sanki tüm Araplar isyan etmiş gibi yansıtıyorsunuz... Ürdün'de ve başka yerlerde olan bu abuk-subuklukları malzeme yapmak da size yakışmamış... Zaten Şerif Hüseyin de, oğulları da belalarını buldular... Ne yani, Osmanlıyı sadece Şerif Hüseyin'in ayaklanması mı yıktı...
  • Misafir 01 Ekim 2018 Pazartesi 09:41
    osmanlıyı arap yarımadasından kovan iki arap aşiretidir. biri arabistanlı suudlar diğeri ürdünlü haşimiler. zaten bunlar akrabadır. bize orada iki kez kurtuluş savaşı verildiğine niye inanmak istemiyorsunuz. balkanlar da verdi. (1. balkan savaşı) biz oranın yerlisi değiliz ve oraya çağırılarak gitmedik. adamlar biti kanlanınca çıkın gidin dediler. hepsi bu.
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 13:34
    HOCAM BİRDE TÜRKLERİN NASIL MÜSLÜMAN OLDUĞUNU KALEME ALSANIZ MUHTEŞEM OLUR.
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 13:27
    TTK 18.Tarih Kongresinin programını paylaşmıyo, buna bir değinseniz ne iyi olur. Neden?
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 13:21
    Komünistler Rusya'ya, aydınlarımız(!) Batı'ya, siyasal islamcılar Arabistan'a aşık. Türk olmak ise bunlara karşı durmaktır. Her Türk maalesef Türkçü değildir lakin olmalıdır.
  • Misafir 25 Eylül 2018 Salı 13:19
    Canım Türkçülerinizi de biliyoruz. Ne farkları var birbirinde?
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 12:44
    Ülkemize Gerçek ilim ışıkları lazım. sizin gibi..
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 12:34
    Aklınıza, ellerinize sağlık Murat Hocam. Allah'a emanet olun.
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 12:06
    Geçmişini iyi bilmek geleceği doğru anlayabilmektir sözünü galiba bir biz anlamıyoruz.
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 11:56
    zagrep meydanında turistlere, türklere karşı nasıl direndiklerini anlatırlar, meşhur bir otele getirirler milleti.
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 11:21
    Murat başkan genr 10 numara bir yazı. Anlayaba davul zurna saz
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 11:18
    Sanırım gözden kaçan konu şu; biz onların toprağındaydık, onlar bizim değil Adamlar vatanlarını geri aldı . Bunun adı isyansaisyamdır. Ne ad verirseniz verin.
  • Misafir 25 Eylül 2018 Salı 10:39
    Tarih okuyun. Islamiyeti okuyun. Kudüs nasıl yahudilere geçti israil nasıl hangi aşamalarda kuruldu okuyun. Sözde kürdistan neden kurulmak isteniyor hangi emperyalist devletlere hizmet edecek bunları araştır. Birde suudiler kime hizmet ediyor birleşik arap emirlikleri kimlere hizmet ediyor kuveyt kime hizmet ediyor araştır
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 11:11
    Tarihi gerçekler saptırılması veya görmezden gelinmesi. Bir güruhun duygusal veya menfaatvarii bir tutumudur. Kırımlı birçok Tatar kardeşimiz, Arabistanlı birçok arap kardeşimiz, Balkanlarda bir çok slav kardeşimiz, kuzey afrikada birçok afrikalı kardeşimiz ne yazik ki zaman zaman huzuru, istikbali özgürlüğü bir bayrak altında yaşamaktan çok uzak yerlerde
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 11:10
    Arap'la Türk arasındaki fark bu işte. Atatürk Çanakkale'de bize karşı savaşırken hayatını kaybedenlerin artık bize emanet olduğunu söyler.. Arap'da aşağılık kompleksini yenemediği ve hiçbir zaman da yenemeyeceği için bunları yapar.
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 11:05
    çok güzel bir yazı teşekkürler
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 10:57
    Gece yarısı da olsa bir program. Söylenecek çok şey var.
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 10:27
    Güzel bir yazı. Gereksiz Arap düşmanlığı tabii ki ırkçılıktır, sonuna kadar lanetlenmelidir.Ama gereksiz Arap hayranlığı uğruna tarihi tahrip etmeye kalkmak da sonu vatan hainliğine kadar gidebilecek ölçüde büyük bir ahmaklıktır.
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 10:24
    :disappointed:
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 10:21
    Gercekleri tarafsiz olarak yazdiginiz icin tesekkurler
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 10:15
    Diline sağlik hocam
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 10:06
    Yine muhteşem,bilimsel bir makale olmuş,ellerinize sağlık üstad,Arap seviciler biraz bozulacaktır bu yazıya ama gerçekler acıdır.
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 09:30
    hep içten yıkıldık
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 09:16
    cemaat dinini kuran'dan değil de hocalardan öğrenirse müslümanlıkla arap severliği bir tutmaktalar. suriyeliler değil de ürdün'ün arapların bizi hiç sevmediğini gördüm. madaba'da arap devrimi dedikleri isyanı yöneten ingiliz generalin at üstünde heykeli vardır. otellerde o generalin portreleri asılıdır.
Kalan karakter : 300