Son Dakika

Timur’un huzurunda!

28.09.2018 - 02:14 | Güncelleme:

 

Bu hafta Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın Özbekistan’a yaptığı resmî geziye katıldım, daha önce gördüğüm birçok tarihî ve dinî mekânı tekrar ziyaret edebildim ve Türkiye’nin tarihini geçmişte derinden etkilemiş olan bir şahsiyetin, Timur’un kapalı tutulan asıl kabrini de görebilme imkânını buldum.


-Timur.

Biz, dünyanın en büyük imparatorluklarından birini kurmuş olan Timur’u Osmanlı Hükümdarı Yıldırım Bayezid ile 1402 Temmuz’unda Ankara’da giriştiği, Yıldırım’ı büyük mağlûbiyete uğratmasının ardından Osmanlı topraklarının parçalanıp “Fetret Devri”ne girmesine yolaçan savaş vesilesi ile biliriz…


- Taşkent Havaalanı’ndaki resmî karşılama töreninden bir enstantane: Özbekler, misafir devlet adamlarını uçağın önünde geleneksel “nöbet vurma” merasiminde kullanılan Türk borusu “kerney” ve “bendir” çalarak karşılıyorlar.

Seneler önce de yazmıştım: Bu savaşın hatırası canlılığını Ankara’nın havaalanı “Esenboğa” sayesinde hâlâ muhafaza etmektedir: 

“Esenboğa”nın aslı “İsen Buga”dır, Timur’un ordusundaki generallerden birinin ismidir, bazı harp tarihçilerine göre ön saftaki hücum birliklerinin yahut Timur’un Yıldırım’ı perişan eden meşhur fil müfrezelerinin kumandanıdır. Ankara Savaşı sırasında karargâhını şimdi hâlâ onun adıyla anılan yerde kurmuş, burada bulunan küçük yerleşim merkezi asırlarca “Esenboğa” ismini taşımış ve 31 Mayıs 1956’da inşaatı tamamlanarak sivil havacılığa açılan havaalanına da bu köyün adı verilmiştir.


- Timur’un türbesi “Gur-ı Emîr”in girişi. Timur, arkada görülen çinilerle kaplı kubbenin tam altında, yeraltındaki mezar odasında yatıyor.

Timur, bundan altı asır önce yaşanan bu mücadelenin neticesinde Yıldırım Bayezid’i ve henüz kurulma aşamasında olan Osmanlı Devleti’ni perişan ettiği için bizde pek sevilmemiş ve bir kesim tarafından asırlardan buyana nefretle anılmıştır. Ama, onun Türk ve Türkçe konuşan bir devlet adamı olduğunu, Semerkand’ı başkent yaparak büyük bir medeniyet inşa ettiğini, torunlarının kurduğu ve yüzyıllarca hüküm süren diğer Türk devletlerinin de bu medeniyeti zirveye taşıdıklarını bilenler de vardır.

Ben, bu ikinci görüşte olanların tarafındayım…


- Meclis Başkanı Binali Yıldırım ve Özbekistan gezisine katılan milletvekilleri, Timur’un Gur-i Emir’de muhafaza edilen taş tahtının önünde.

MEVLÂNÂ, TİMUR, FATİH, ATATÜRK VE “ZÎR-İ ZEMÎN"

Timur İmparatorluğu’nun merkezini teşkil eden Özbekistan’a bundan dört ay önce, geçtiğimiz Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile gitmiş, Taşkent ile Buhara’daki birçok tarihî ve dinî mekânı ziyaret etmiş ama seyahatin programı Timur’un başkenti Semerkand’a geçebilmemize imkân vermemişti…

Binali Bey’in bu hafta yaptığı Özbekistan ziyaretinde Semerkand’a da gittik, Orta Asya Türk Tarihi’nin ve Türk sanatının iz bırakmış mekânlarını ziyaret ettik…



- Timur’un türbesinde Timur sanatının en yüksek örneklerini teşkil eden iç süslemeler.

Bu seyahatin benim için en önemli tarafı, nerede ise kırk seneden buyana ziyaret etmek istediğim ama bir türlü imkân bulamadığım bir mekânı görebilmem oldu: Timur’un Semerkand’daki “Gûr-ı Emîr” isimli muhteşem türbesinin altındaki mahzende bulunan ama ziyarete kapalı tutulan gerçek kabrini, yani “zîr-i zemîn” şeklindeki asıl mezarını…


- Timur’un, oğullarının ve hocası Seyyid Bereke’nin türbenin ziyarete açık olan kısmındaki lâhitleri. Sağdaki koyu renkli yeşim lâhid, Timur’a aittir. 


“Zeminin altı” demek olan “zîr-i zemîn”, eski Türk mimarîsinin önemli bir geleneği idi; Selçuklular’da, Timur İmparatorluğu’nda ve Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerindeki mezarlar bu şekilde inşa edilmişti… Cenaze yer seviyesinin altında bulunan mahzeni andıran bir odaya kıbleye bakar şekilde defnedilir, üzerine önceden inşa edilmiş yahut edilecek olan gösterişli türbenin aşağıdaki mezarın tam üzerine isabet eden yerine de sembolik bir lâhit konur, aşağıdaki asıl mezar değil bu lâhit ziyaret edilir ve dualar burada edilirdi.


- Türbenin mahzeninde bulunan ve ziyarete açılmayan asıl mezar odası. Timur, hemen arkamdaki büyük mermer taşın altında yatıyor.

Tarihimizdeki birçok önemli şahsiyetin, meselâ Hazreti Mevlânâ’nın ve Fatih Sultan Mehmed’in kabirleri hep bu şekildedir, yani “zîr-i zemîn”dir ama asıl kabre inilmez ve mezarın tam üzerindeki noktada bulunan sanduka ziyaret edilir…

“Zîr-i zemîn” mezarların son örneği de Anıtkabir’dir. Atatürk’ün asıl kabri ziyaretçilerin saygı duruşu yaptıkları mermer lâhdin yedi metre altında bulunan mezar odasındadır ve oda ziyarete kapalıdır.

Şimdi, Timur’un cenazesinin bulunduğu asıl mezardan bahsedeyim:

Timur, hayattan 1405 Şubat’ında bugün Kazakistan’da bulunan Otrar bölgesinde ayrıldı. Naaşı başkenti Semerkand’a getirildi, daha önce vefat eden torunu Muhammed Sultan Mirza için inşa ettirdiği ve henüz bir ay önce tamamlanmış olan türbenin altındaki mezar odasına defnedildi.

- Semerkand’ın meşhur “Registan” meydanı. Soldan itibaren Uluğbey, Şirdar ve Tillâkâri Medreseleri.


“Gûr-ı emîr” ismi verilen ve İslâm mimarîsinin çok önemli bir örneği olan türbeye daha sonra Timur hanedanın önemli bazı mensupları da defnedildi. Timur ile beraber oğulları Mîrânşâh, Şahruh, astronomi tarihinin büyük ismi olan torunu Uluğ Bey, diğer torunları Muhammed Sultan ile Pîr Muhammed ve yanından ayırmadığı hocası Seyyid Bereke de son uykularını şimdi bu mezar odasında uyuyorlar ve kabirlerinin tam üzerine gelen ziyaret mekânında da herbiri için sembolik birer lâhit bulunuyor.

- Timur’un torunu ve tarihin en büyük astronomlarından olan Uluğ Bey.

STALİN MEZARI AÇTIRDI AMA BAŞINA BÜYÜK DERT AÇTI!

Timur’un hayatı gibi cenazesi de hayli maceralar yaşadı…

Asıl mezarının tam üzerine isabet eden yere devâsâ bir yeşim taşı konmuştu ve bu taş sonraki asırlarda başka hükümdarların gözlerini kamaştırdı: Timur’a hayran olan İran hükümdarı Nadir Şah 1740’da bir yolunu bulup taşı çaldırdı ama yeşim blok İran’a götürülürken kırılıp iki parçaya ayrılınca başına bir belâ gelmesinden korkan Şah taşı geri gönderip yerine koydurdu.

Kabir, asıl derde 1941’de uğradı: Mihail Gerasimov adındaki Rus arkeologun başkanlığındaki bir ekip Sovyet diktatörü Jozef Stalin’in emriyle mezarı açtılar ve Timur’un kemiklerini alıp Moskova’ya götürdüler. Maksat, kemikler üzerinde çalışıp Timur’un fiziksel özelliklerini ortaya çıkartmaktı…

- Timur’un torunu ve Timur İmparatorluğu’nun hükümdarlarından olan Uluğ Bey’in Semerkand’da 1420’lerde kurduğu rasathaneden bugüne sadece yılın uzunluğunu belirlemede kullanılan bu kısım gelebildi.


Semerkand’ın yaşlıları kabrin açılmasından önce Gerasimov ile adamlarına “Mezarın kazılması halinde memleketin başına bir felâket geleceği” konusunda asırlardır vârolan efsaneyi ve mezartaşındaki “Kim ki mezara saygısızlık eder, Allah’ın lânetinden kurtulamaz” şeklindeki kitabeyi hatırlatıp “Yapmayın!” dediler ama talimat bizzat Stalin’den geliyordu ve yaşlıları kimse dinlemedi…

Askerler 19 Haziran 1941’de türbenin etrafını çevirip halkı uzaklaştırdılar, Gerasimov mezarını açıp Timur’un kemiklerini çıkarttı ve beklenen lânet de tam üç gün sonra, 22 Haziran’da geldi: Nazi Almanyası Moskova’ya savaş ilân edip Sovyet topraklarını işgale başladı!

- Uluğ Bey’in gözlemlerinin sonuçlarını kaydettiği meşhur astronomi kitabı “Zîc-i Uluğ Bey” in Semerkand Rasathanesi’ndeki müzede muhafaza edilen elyazması nüshası. Yılın uzunluğunu 15. asırda en doğru şekilde hesaplayan astronomi âlimi hükümdarın ismi, bugün ayda bir kraterde yaşatılıyor.

Kemikleri alelâcele Moskova’ya taşıyan Gerasimov, üzerlerinde uzun uzun çalıştı. Timur’un boyunun 1.73 ve “aksak” denmesinin sebebinin de kalça kemiğindeki bir incinme yüzünden hayatı boyunca topallaması olduğunu ortaya çıkardı. Sonra kafatasının üzerinde uğraştı ve ilk uygulayıcılarından olduğu “etlendirme” tekniği ile Timur’un yüzünün kalıbını çıkartıp büstünü yaptı!

Timur’un Orta Asya’da bugün yapılan tabloları ile heykellerinde, Mihail Gerasimov’un belirlediği kalıp esas alınmaktadır.

Kemikler seneler sonra yine Stalin’in emriyle tekrar Semerkand’a götürülüp Gur-ı Emîr’e defnedildiler fakat mezar operasyonu hakikaten Timur’un lânetini çekmiş, Alman işgali 20 milyon Sovyet vatandaşının hayatına mâlolmuştu…

Tarihin yanısıra sanat tarihi bakımından böylesine önem taşıyan Semerkand’daki “Gur-ı Emîr”in hemen her tarafını Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın bu hafta yaptığı Özbekistan ziyareti vesilesi ile görebilme imkânını buldum. Özbek yetkililer kapalı tutulan alttaki mezar odasını da ricam üzerine açtılar…


- Semerkandlı bir hattat ve Registan’daki medreselere hediye etmek için yazdığı büyük boy Kur’an.

Nerede ise kırk seneden buyana girebilmeyi arzuladığım Timur’un, oğullarının ve torunlarının asıl kabirlerinin bulunduğu mezar odasının ayrıntılarını burada yazmama gerek yok; içeride cep telefonu ile çektiğim filmin bir bölümünü aşağıda izleyebilirsiniz…

 

Fırsatı gelmişken kısaca temas edeyim: Senelerden buyana resmî heyetlerle beraber birçok memlekete gittim ama Özbekistan’daki ağırlamaya başka hiçbir yerde tesadüf etmedim!


- Lezzeti ile meşhur Özbek pilâvı bu kazanlarda pişiyor ve pilâvın malzemesi ile pişirme şeklinin seferdeki askerin her zaman tok olması için bizzat Timur tarafından tesbit edildiğine inanılıyor.

Ziyarete katılan hemen herkes mönüsünde nerede ise otuz çeşit yemeğin ve emsalsiz Buhara Pilâvı’nın yeraldığı, geleneksel Özbek musikisi ve Özbek raksları ile dolu davetlerin benzerini daha önce görmediklerini söylüyorlar ve bürokraside daha şimdiden “Özbekler iade-i ziyaret için bize geldiklerinde işimiz hayli zor” endişesi hâkim!

Özbekistan’da ziyaret ettiğimiz daha başka tarihî ve dinî mekânlar ile büyük öneme sahip bir başka mezar odasını da Pazar günü anlatacağım…

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 01 Ekim 2018 Pazartesi 10:28
    Harika bir çalışma...Tebrik ederim Sayın Bardakçı...Fecebook da yazınızı paylaştım...Fakat Facebook zararlı içerik diye paylaşımımı yasakladı bilginiz olsun...Facebook ikinci defadır sizin yazınızı yasaklıyor...Paylaşım yaptırmıyor bana...Sevgiyle yaşayın...
  • Misafir 30 Eylül 2018 Pazar 13:40
    Bir ay önce Taşkent ve Semerkantı ziyaret etme şansım oldu. İnanın Taşkent’ten Semerkant’a hızlı tren ile giderken içimdeki duyguyu hayatım boyunca hiç hissetmemiştim. Hala etkisindeyim ve inşaallah ailem ile birlikte mutlaka tekrar gideceğim.
  • Misafir 30 Eylül 2018 Pazar 12:41
    Yorum yazan arkadaşlar, lütfen seviyeyi düşürmeyelim. Türk Tarihi'ne bir bütün olarak bakalım. Hiç birini diğerine tercih etmek durumunda değiliz. Tarih geçmiştir, kavga edilmez; sadece okuyup ders alınır, ibret alınır. Murat Bardakçı beye teşekkür ediyorum. Bu tür Türk Tarihi, kültürü, şahsiyetleri hakkında medyanın daha çok yer vermesi gerekmektedir.
  • Misafir 30 Eylül 2018 Pazar 01:42
    Sayin Murat Bardakci tasakkur ederim  Uzbekistan hakinda yazdingiz yazi icin.
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 10:46
    Tşk.ler Murat bey. Eline,emeğine sağlık.Esenboğaboğanın hikayesini yeni duydum.Töreni anlatırken '' böyle töeren tesadüf etmedim'' demişsin.''Rastlamadım '' yazsaydın daha uygun bir kelime diye düşünyorum.saygılar.
  • Misafir 29 Eylül 2018 Cumartesi 23:38
    müthişti.eline gözüne kalemine sağlık
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 17:44
    çok teşekkürler sayın bardakçı...yüreğinize sağlık
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 17:43
    Bizim kaybetmiş olduğumuz misafirperverlik başta olmak üzere ,bir çok kültür özbekistanda hala yaşıyor.
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 16:24
    Bir de Yıldırım Beyazıt Üniversitesi açıldı Esenboğa’nın yanına. Çok eğlenceli buldum.
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 16:18
    Murat Bey, siz de olmasanız iki satır yazı okuyamayacağız, teşekkürler...
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 15:30
    TÜRKÜM DİYEBİLEN İÇİN ATATÜRK NEYSE EMİR TİMURDA ODUR
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 16:39
    timurun anadoluda yaptiklarini iyi bir kaynaktan oku
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 17:43
    Ne mutlu Türküm diyene
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 15:09
    Akıllı olanlar aklını kullanır, ufku geniş olanlar ise hayatı gözler önüne getirir. Bir yaşanmış hayatın kısa bir özeti ve gönlümüz açıldı. Eline sağlık
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 14:46
    Sayenizde bilgilendik. Çok teşekkürler. İsmini taşıdığım büyük mareşal ve devlet adamı.
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 14:31
    teşekkürler sn bardakçı
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 13:29
    gayet güzel bilgilendirici cehalet giderici yazmışsınız murat abi .keşke herkes yazılarında bir satır bilgi verse .teşekkür ederim
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 11:22
    Muhteşem bir yazı olmuş teşekkür ederiz
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 11:13
    Sayın Bardakçı, yazınızda " içeride cep telefonu ile çektiğim filmin bir bölümünü aşağıda izleyebilirsiniz…" demişsiniz ancak video linki gözükmüyor.
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 10:50
    Allahrazi olsun cok guzel calisma olmus! Videoda sahi naksibende ve emiri kulal ks hazretlerinden bahsediyorlar. Bu konuyada deginirseniz sevinirim murat bey
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 10:47
    Biz osmanlıya büyük zarar vermesine rağmen Timur Hanı devlet büyüğümüz sayarız. Bazıları ise Yavuz Sultan Selim Han Hhazretlerine ve Osmanlıya küfretmeyi marifet sayar. Bizim şanımız budur onlarında düşkünlüğü odur .
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 10:39
    Esenboğa'nın ismini değiştirelim diye bir tartışma çıkar mı sizce
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 10:23
    Çocuklarımıza gelişi güzel isimler koyarız. Esenboğa'da inşallah o şekilde konulmuş'dur. Aksı ise facia. Ya tarihimiz'den haberimiz yok veya Osmanlı'dan nefret edilmesi'nin şuur altından yansıması.
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 10:00
    Murat Bey, elinize sağlık, teşekkürler!
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 09:29
    harika bir gezi ve yazı olmuş. Bilgilendirme için teşekkürler
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 09:15
    Çok güzel ve aydınlatıcı bir yazı. Teşekkürler
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 09:11
    anadolu insanının yüzde 8'inde Türk kanı varken, ve Türk kanı olan bu yüzde 8'in içindeki Türk kanı yüzdesi de, yüzde 10'un altına düşmüşke; Anadolu'da Türklükten bahsetmek ne derece doğru olur, kimin ekmeğine yağ sürer tartışılmalı diye düşünüyorum...
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 09:03
    Timur u beyazıt tan çok severim... zira yıldırım sıfatını nasıl aldığını bilenler,bana hak verecektir...
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 08:29
    Hocam muhteşem yazmışsın.Sanki geziye biz de katıldık!
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 08:21
    Sayın Bardakçı size çok teşekkür ederim TIMURUN kiymetini bu millet bilmiyor ve daha hâla düşman olarak gören var.
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 08:09
    Eline Koluna Saglık Bize kattığın bilgiler için Safmey Aşık
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 08:04
    tesekürler
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 07:38
    Murat Bey, Bu seyahatinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkürler. Umarım Tarihin Arka Odası programına yeniden başlarsınız. Selamlar
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 06:53
    murat bey yazınızı dikkatle okudum ağzınıza sağlık sayenizde esenboganin anlamını öğrendim ve bir değer kattım kendime ve tabi astronom uluğ beyi teşekkürler
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 03:10
    Allah razı olsun
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 02:42
    güzel bir yazı. teşekkürler
Kalan karakter : 2000