Son Dakika

Savaş tarihimizin ve İslâmî hareketin bilinmeyenlerini anlatan iki önemli kitap

05.10.2018 - 03:21 | Güncelleme:

 

Harp meydanlarında kazandığımız zaferlerimizle iftihar ederiz, mağlûbiyetlerimizi hatırlamak bile istemeyiz ama yenilgilerimizi bir tarafa bırakın, galibiyetlerimizin toplu olarak yeraldığı doğru dürüst bir eser bizde şimdiye kadar hâlâ yazılmamıştır!

Daha doğrusu “yazılmamıştı” ve bu büyük noksanımızı Prof. Erhan Afyoncu ile Prof. Feridun Emecen’in geçtiğimiz günlerde yayınlanan koskoca iki cildlik “Savaşın Sultanları: Osmanlı Padişahlarının Meydan Muharebeleri” isimli kitapları telâfi etti…


Savaş tarihimizi toplu şekilde ele alan ilk eser: “Savaşın Sultanları”.

Askerî tarih konusunda böyle bir eserin zamanımıza kadar ortaya konmamasının sebeplerinden biri olayları ekonomik analize ağırlık vererek yorumlamaya dayanan “Annales Tarih Okulu”nun son senelerde bizde de moda olması ama evrakı okumayı ve kullanmayı beceremeyenlerin Annales tavrına bürünüp tarihi bol bol lâf edip ahkâm kesme vasıtası hâline getirmeleri idi.

Bu moda yüzünden askerî tarihten uzaklaşıldı ve “17. yüzyılın ilk çeyreğindeki nohut fiyatlarının ıspanak mâliyetine etkisi”, “1734 Mart’ı ile aynı senenin Temmuz’u arasında çuval üretimi” yahut “Üçüncü Murad zamanında ısırgan, kekik, davul tozu ve minare gölgesi ithalâtımızın merkantilist paradigması” gibisinden son derece önemli konularda birbirlerinden kıymetli eserler verildi!

Askerî tarihçilikte artık neyse ki tekrar ayağa kalkmaya başladık ama bir hayli vakit kaybettiğimiz için dünya tarihçiliğine kıyasla epey geride kaldık! Batı’da yazılan savaş tarihi eserlerinde bizim bu gecikmemiz yüzünden Osmanlı İmparatorluğu’nun askerî boyutundan hep kısaca bahsedildi; askerî tarihimiz İstanbul’un fethinden, Kanuni Sultan Süleyman’ın seferlerinden ve 1571’de uğradığımız İnebahtı bozgunundan ibaret kaldı. Askerî geçmişimizi anlatan zengin arşiv malzemesi, o dönemlerin canlı belgeleri gibi olan dünya kadar yazılı ve görsel kaynak ile müzelerimizdeki savaş malzemeleri de bir köşede âtıl vaziyette bekleyip durdu.

Prof. Feridun Emecen ile Prof. Erhan Afyoncuʼnun uzun seneler boyunca ve bilinen önemli kaynakları kullanarak kaleme aldıkları eser, işte bu yüzden önemlidir.

Editörlüğünü Dr. Coşkun Yılmaz’ın yaptığı kitabın girişinde Osmanlı savaş taktikleri, Osmanlı ordusunun ok ile yaydan ateşli silâhlara geçişi ve sefer lojistiği anlatılıyor; daha sonra on bir padişahın bizzat katıldıkları, çoğu galibiyet ama bazısı da büyük mağlûbiyetler ile neticelenen on altı savaş, Koyunhisarı, Pelekanon, iki ayrı Kosova, Ankara, Varna, Otlukbeli, Çaldıran, Mercidabık, Ridaniye, Mohaç, Haçovası, Hotin, yine iki ayrı Buldur ve Zenta meydan muharebeleri yerli ve yabancı kaynakların ışığında ele alınıyor. Bütün bu savaşlar minyatürler ve gravürler ile İstanbul, Budapeşte ve Viyana’daki askerî müzelerde ve Topkapı Sarayı’nda bulunan silâhların görüntüleri ile zenginleştirilirken hem sefer güzergâhları, hem de orduların yerleşim düzeni 3D yöntemi ile hazırlanmış haritalarla gösteriliyor.

Konusunda ilk ve şu anda tek olan bu çok önemli eserin yazarları ile emek veren herkesi tebrik ediyorum ama kitapta olmaması gereken bir hatâya temas etmeden de geçemeyeceğim…

Savaş tarihçiliğimize uzun seneler kaynaklık edecek olan böyle mühim bir eserde kullanılan minyatürlerin ve gravürlerin altlarına ne olduklarının yazılması ve referanslarının, yani asıllarının bulundukları yerin mutlaka gösterilmesi, hattâ sayfadaki boşlukları doldurmak maksadı ile minyatürlerden alınan detayların bile neredeki hangi elyazmasının kaçıncı sayfasında olduğunun tek tek ifadesi gerekir. Hele “Bir yeniçeri”, “bir kalkan”, “bir mızrak” yahut “bir savaş sahnesi” gibi alelâcele ve baştan sağma yazılmış hissi veren ifadeler büyük emeklerle hazırlanmış böyle eserlere yakışmaz, zira sayfadaki görüntü “bir dansöz”, “bir tencere”, “bir süpürge” veya “bir dans partisi” değil, hakikaten “yeniçeri”, “kalkan”, “mızrak” ve “savaş sahnesi”dir; dekupe görüntünün referansının da “bir” ibâresi kullanılmadan ayrıntılı şekilde verilmesi, kitabın hem yeni baskılarında, hem de çıkacak İngilizce yayında bu hataların tashihi şarttır.


“Savaşın Sultanları”nı yazan Prof. Erhan Afyoncu (solda) ve Prof. Feridun Emecen.

“Savaşın Sultanları”nı hazırlayanları askerî tarihçiliğimize yaptıkları büyük katkıdan dolayı tekrar tebrik ederken bu yazımı okuyup da kitaba sahip olmak isteyecek meraklıların kitapçıda yaşayabilecekleri muhtemel şaşkınlık üzerine bana veryansın etmeleri ihtimaline karşı peşinen söyleyeyim: “Savaşın Sultanları”nın fiyatı yüklü bir savaş tazminatı gibi: 900, yanlış okumadınız, tam tamına dokuz yüz lira!


GAZETECİ PRENSESİN ROMANI

Anne tarafından Osmanlı Hükümdarı Beşinci Murad’ın torun çocuğu, baba tarafından Kotwara Prensesi ve Fransa’nın meşhur gazetecilerinden olan Kenize Murad, otuz küsur senelik arkadaşımdır…

Kenize, tanıştığımızda Fransa’nın en çok satan haber dergisi Nouvel Observateur’de yazıyordu. Ermeni terörünün doludizgin gittiği o günlerde Türkiye’ye destek çıktığı için mâlûm örgütlerin hışmına uğradı ve Paris’ten ayrılıp Monte Carlo Radyosu’nun muhabiri olarak Kahire’de yaşamam zorunda kaldı. Sonra, annesi Selma Hanımsultan’ın hayatını anlattığı ilk romanı “De La part de la Princesse Mort”u yazdı, kitap Fransa tarihinin en fazla satan romanlarından oldu, Türkçe’ye “Saraydan Sürgüne” ismi ile çevrildi ve bunu sonraki senelerde diğer eserleri takip etti.


Kenize Murad’ın son romanı.

Bu sene Paris’te Fayard’dan yayınlanan son romanı “Au Pays des Purs”un da geçtiğimiz günlerde Türkçesi çıktı: “Pak İnsanlar Ülkesinde”…

Kenize, kitabında nükleer güce sahip tek Müslüman ülke olan Pakistan’daki nükleer bombaların teroristlerin eline geçme riskini araştıran Fransız hanım gazeteci Anne’in yaşadıklarını anlatıyor. Anne’in başına Pakistan’da gelmedik iş kalmıyor, üstelik imkânsız bir aşka düşüyor; maceralar, sıkıntılar, beklenmedik hadiseler, sıkıntılar ve mutsuzluklar birbirini takip ediyor.

“Pak İnsanlar Ülkesinde”yi okurken duygusal ilişkiler ile maceraların arasında kendinizi birdenbire Pakistan’ın Türkiye’de bilinmeyen esrarlı ve bambaşka ikliminde buluyor; aşk ve gerilim dolu sayfalarda şimdiye kadar işitmediğiniz hayatlarla ve olaylarla karşılaşıyorsunuz. Kenize Murad, gazeteciliğinin verdiği kıvrak üslûbu ve okutma becerisi ile Pakistan’ın bizde hemen hiç bilinmeyen çehresini, faaliyet gösteren terorist grupları, İslâmî hareketleri, tuhaf bağlantıları ve çok yakından tanıdığı halkın hayat şeklini anlatıyor. Sonra, Çin’in Pakistan’ın güneyindeki Gwadar limanından başlayıp kuzeye uzanan ama dengeleri altüst etmek üzere olan büyük projesini, Hindular’ın Müslümanlar’a karşı seneler boyunca yaptıkları mezalimi naklediyor ve herşeyini kaybetmiş insanların dramını bütün bu facialar sanki gözünüzün önünde yaşanıyormuşcasına sahneliyor.


Kenize Murad.

Edebî bir eseri tercümenin zorluklarını ve yazarın üslûbunu muhafazanın güçlüğünü, hattâ hemen hemen imkânsızlığını bildiğim için çeviri hakkında pek birşey söylemeyeceğim ama bizde de kullanılan bazı isimlerin romanın Türkçesinde batı imlâsı ile yazılmasının sebebini anlayamadığımı da ifade etmek zorundayım: Mustafa “Moustapha”, Begüm “Begum”, Celil “Jaleel”, Hamid “Khamid” diye yazılmamış ama Kerim “Karim”, Tahir “Taher”, Cemal “Jamal”, Pervin “Parveen”, Hasan “Hassan”, Muhtar “Mukhtar”, Nusret de her nedense “Nusrat” kalmış!

Kenize Murad’ın bu renkli ve sürükleyici romanının konusu şayet Pakistan’ı değil de Türkiye’de geçse idi hemen senaryolaştırılırdı ve kaç bölümlük bir dizi olurdu, kimbilir!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 13:19
    Sayın Murat BARDAKÇI. İki küçük ciltlik kitaba 800 Lira verilir mi. Ayıp ayıp. Bu yazarlar Türkiye gerçeğinden bi haberler. Bunlarda hükmet yanlısı. Maaşaallah zamma bayılıyorlar. Emekli öğretmen olarak ben bu kitabı nasıl alayım. Benim kütüphanede sizin bütün kitaplarınız var(kuruluş hariç. Bu kitapta pahalı geldi.) Yalan yok. Bilginize hayranım. Bu eserlerin hepside araştırmanın eseri. Safiye yi okuyorum. İyi günler diliyorum.
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 17:34
    Ancak imza gününde o fiyat verilir.
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 16:04
    Hocam ellerine sağlık ama 700Tl nedir ya. Biz nasıl okuyacağız. :DDD
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 17:35
    900 Tl kardeşim. Bir gece de Nusrete gitmeyiver.
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 16:02
    kitap 700 lira ya nedir bu Allah aşkına
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 14:45
    bir kitap 900tl.koşun zabıtaya haber verin.:smile:
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 12:09
    Erhan Hocaların emeğine sağlık. Lakin pek pahalı geldi kitap.
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 11:33
    Türkçe'de de kullanılan bazı isimlerin yabancı ülkelerdeki yazılış ve okunuşlarını onların kullandığı şekilde yazman doğru bir yaklaşımdır. Adamın adı Mustapha, Mustafa değil veya Jalıle, Celile değil. Adı John olan bir İngilize Türkiye'de Can mı diyoruz? Bunun aksinin yapılması Türkiye'yi Araplaştırmak isteyenlerin yıllardır başvurduğu bir uygulamadır. Kenize Mourad çoğu ismi doğru kullanmış.
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 10:45
    murat bey askeri mağlubiyetlerimizi sadece batılı kaynaklarda bulabiliyoruz. Tabi ki tarihçi olmadığım için arşivlerde araştırma yapacak değilim ama avrupalı arkadaşlarla konuştuğumuzda bahsettikleri yenilgilerimizin hemen hiç birinden haberdar değilim kendimi ortalama üstü bir tarih okuyucusu saymama rağmen. Bunlarla alakalı da çalışmalar yapılsa çok iyi olmaz mı?
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 10:32
    o kitap fiyatı ne öyle altın fiyatı ile yarışıyor 900Murat bey aracı olsanızda fiyatta bir orta yol bulsak da biz gariplerde nasıplenelim olmazmı:relieved::relieved::relieved::relieved::relieved:
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 10:04
    insaf 900tlye kitap mı olur
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 09:32
    Klasik Bardakçı tavrı, yine şaşırtmadı. Tanıyorsan öv, tanımıyorsan göm.
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 09:29
    Hocam kitabın fiyatını bi görseniz :)
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 08:29
    Murat Bey; Sizde kitabın PDF'i var mı ? :))
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 08:23
    Türkiye’de kitap okuyan mı var?
Kalan karakter : 2000