Son Dakika

Türkçe çoktan merhum oldu ama “Nûr içinde” değil, “Işıklar içinde” yatıyor!

08.10.2018 - 08:28 | Güncelleme:

 

Bir memleketteki kamplaşma şayet ölenlerin arkasından yapılması âdet olan iyi temennilerde de farklılaşmaya kadar uzanmışsa, ortada bir tuhaflık ve toplumda ciddî bir bölünme var demektir.

Türkiye’de son senelerde maalesef bunu da yaşıyoruz…

Önemli işler yapmış, millete büyük faydaları dokunmuş, yahut hiçbirşey yapmamış olsa bile her nasılsa şöhret elde etmiş adamcağızın veya kadıncağızın biri vefat ediyor; o kişi memleketin aydın, demokrat, özgürlükçü, entel, dantel vesair takımının gözünde kıymet teşkil ediyorsa ardından yapılan konuşmalarda ve yayınlanan yazılarda “Işıklar içinde uyusun” bazen de “yatsın” diye bir ifade kullanılıyor.

“Işıklar içinde yatsın” sözü mevtânın ardından asırlardır söylediğimiz “Nûr içinde yatsın” temennisinin bugünkü “entel” karşılığı oluyor ve rahmetli muhafazakâr veya dindar çevrenin hürmet gösterdiği bir zât ise bu defa alışılımış ifade, yani “Nûr içinde yatsın” sözü telâffuz ediliyor.

Yaşı ellinin üzerinde olanlar hatırlayacaklardır: 12 Eylül’den önce, memleketin ideolojik bakımdan tamamen ikiye ayrıldığı günlerde sık sık işitilen “BİR” ve “DER” ibâreleri vardı. Dernek, sendika yahut sivil toplum kuruluşu solcu, devrimci vesaire ise isminin sonunda “DER” bulunur ama şayet sağcı ise “BİR” alırdı. Meselâ mensuplarını devrimci öğretmenlerin teşkil ettiği “Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği”ne “TÖB-DER”, “Ülkücü Öğretim Üyeleri ve Öğretmenler Derneği”ne de “ÜLKÜ-BİR” denirdi.

Bu ayırım sadece öğretmenlerin kurdukları derneklerde vesairede değil, mühendislikten tıbba kadar bütün meslekî kuruluşlarda ve ideolojik örgütlerde de mevcuttu: Solcu ise “…DER”, sağsı ise “…BİR” idi!

Bugün “nûr” kelimesinin sanki turşusu mu çıktı da onun yerine bu kavramı karşılamaya hiçbir şekilde kifayet etmeyen “ışık” sözü kullanılıyor ve “Nûr içinde yatsın” yerine “Işıklar içinde uyusun” gibisinden tuhaf ve zorlama bir söz ediliyor, bilmiyorum…

Bir tarafta “ölü”, diğer tarafta da sıradan ampul mü, projektör mü, yoksa sahne lâmbası mı, ne olduğu belli olmayan bir “ışık” var…

Böyle bir şıngırtılı aydınlıkta mevtâ nasıl uyuyabilir?

“Işıklar içinde yatsın” sözü güzel bir talepten ziyade rahmetlinin son uykusunda bile soldan sağa, sağdan sola dönüp durmasını ama o pırıl pırıl, şangır şungur ışık huzmeleri altında huzur içerisinde asla uyuyamamasını temenni eden bir beddua gibidir!

Bahis burada toplumla beraber lisanın da bölünmesinden açılmışken, dildeki tuhaflaşmaya birkaç örnek daha vereyim:

GERÇEKLEŞTİRİP BİLMEMNE YAPMAK!

Türkçe’ye son senelerde tatsız, tuhaf ve lüzumsuz iki fiil ilâve edildi: Biri “gerçekleştirmek”, diğeri de aslında vârolan ama şimdi hemen her kelimenin sonuna ilâvesi âdet olan “yapmak” sözleri…

“Cumhurbaşkanı falanca ülkeye bir ziyaret gerçekleştirdi” veya “Filânca devlet başkanı ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi” garabetini haberlerde hemen her gün görüyor, okuyorsunuz…

“Cumhurbaşkanı falanca ülkeyi ziyaret etti” ve “Filânca devlet başkanı ile telefonla görüştü” demek varken, yani meramın düzgün bir Türkçe ile ifadesi mümkün iken işin içine “gerçekleştirmek” misâli kakafonik bir ifadeyi bulaştırmak neyin nesidir ki?

Genellikle cins isimlerden sonra yardımcı fiil olarak kullanılan ve isim ile beraber mürekkep fiil haline gelen “yapmak” sözünün yeni kullanımı da öyle… “Bitirmek” artık yok, yerini “final yapmak” aldı; “girmek” yahut “çıkmak” unutuldu, şimdi “giriş yapmak”, “çıkış yapmak” hâkim ama “okuma yapmak” diye bütün bunlardan beter bir âfet var!

Adam tez hazırlıyor, kitap yazıyor veya vereceği konferansa çalışıyor ve size göğsünü gere gere “Okuma yapıyorum” diyor! “Okuyorum” demek artık ayıp, hattâ unutulmak üzere ve hernedense okunmuyor, araştırılmıyor ama “okuma yapılıyor”…

“Okumak” gibi bizatihî fiil olan kelimenin sonuna yeniden bir fiil ilave edilip, yani “yapmak” takılıp sözün “okuma yapmak” haline gelmesi, çok yakında “uyuma yapmak”, “yazma yapmak”, “dinlenme yapmak”, “gitme yapmak” ve hattâ abdeshanede “bilmemne yapmak” ifadelerini duyacağımızın müjdecisidir!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 11 Ekim 2018 Perşembe 17:10
    ışıklar içinde yat dinsizlerin söylemi
  • Misafir 11 Ekim 2018 Perşembe 17:07
    Vefak etmişlerin ardından atıp tutarları da yazmalısınız ama değilmi?
  • Misafir 10 Ekim 2018 Çarşamba 23:31
    Bir de kendini entel gösterme gaytetinde olanların uydurduğu ve tansiyona sebep olan ifade şekli var: Yarın öğle yemeği davetinize 'katılacağım' yerine 'katılıyor olacağım' gibi...
  • Misafir
    ...oluyor olacağım bile duydum hocam :)
  • Misafir 10 Ekim 2018 Çarşamba 15:49
    türkçenin esir alındığı ve istikbalimizin bu üzerine kaynak yapılmış türkçenin öğretilmesi günümüzde . ne yazık ki dediğiniz kalıpları düzeltebilmek ne mümkün
  • Misafir 10 Ekim 2018 Çarşamba 14:34
    Sizi televizyon başta olmak üzere birçok mecradan takip ettim ve ediyorum Murat Bey. Siz yeri geldiğinde Münir Nurettin Selçuk'lardan bile örnekler vererek Türkçenin güzelliklerinden bahsedersiniz. O kadar uzağa gitmeye gerek yok. Pop müzik sanatçılarımızdan Harun Kolçak'ın "Uçardım gönlümce seni görmeden önce" diye başlayan 1990'lı yılların pop şarkıları yerini, "yatcaz kalkcaz yatcaz kalkcaz hop ordayım" diye saçma sapan pop şarkılarına bıraktı. Durum içler acısı.
  • Misafir 10 Ekim 2018 Çarşamba 02:34
    Çok doğru tespitler.
  • Misafir 10 Ekim 2018 Çarşamba 01:27
    Elinize sağlık...
  • Misafir 10 Ekim 2018 Çarşamba 01:24
    Yanlış bilmiyorsam Alevi vatandaşlarımız bu Işık’lar içinde uyusun lafını cemevlerindeki cenazelerde kullanıyor çünkü bir kaç sevdiğim büyüklerden Alevi olan kişinin cenazesinde duydum bu kelimeleri sonuç olarak ölmüş allah rahmet eylesin diyelim ve konuyu noktalayalım
  • Misafir 10 Ekim 2018 Çarşamba 00:25
    Güzel ve anlamlı yazı
  • Misafir 10 Ekim 2018 Çarşamba 00:02
    sayın bardakçı bu Türkçenin kişilere göre değişmesi sağcı solcu olmalarından ziyade dini anlayışlarına göre değişiyor. gökten inme emirlerle bu ülke yönetilemez diyenler nur içinde yatsın yerine ışıklar içinde yatsın der , Allah rahmet etsin demez toprağı bol olsun der. kısaca bu inanç değerleri ile alakadar dır.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 22:24
    Maşallah ne güzel özetlemişsiniz , yazarken bile düşünüyorum artık doğru yazıyor muyum diye:blush::clap::thumbsup:Çok teşekkürler Murat aniii
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 21:34
    elin dett görmesin
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 21:17
    Dili millet üretir, o milletin fertleri, anlaşma vasıtası olarak kullanır. Cahilin biri kelimeleri bilmeyerek bozar. Sık rastlıyorum. 'deilmi' diyor! Reşit Rahmeti Arat Türkçemiz üzerindeki çalışmalarını okumak lazım.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 20:02
    Bu yazınız için teşekkür yaparım!
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 19:42
    kesinlikle size katılıyorum
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 18:04
    yazınızı şikayet edildiğinden dolayo facebook engeliyle paylaşamıyorum.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 17:38
    bu ülke,bu ırk ve bu dil sizden önce de vardı... sizden sonra da var olacak.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 17:01
    Katılmadığım yazılarınız nadirdir, ancak bu da onlardan biri. Özellikle ilk parçası. Ölünün arkasından söylenen söz kişiyi bağlar ve inanca bağlı olarak da değişiklik gösterebilir. Bu sebeple öyle denilmez diye ahkam kesilecek veya belirli bir dar kalıba oturtulacak bir konu değildir. Eski dili sevmek ve bilmek gerekir. Keza sizin yazılarınızı okumak bu sebeple büyük zevk. Ancak bu dilin yenileşme çabasını iyi veya kötü ayırt etmeden yerme hakkını da kimseye vermez. Saygılarımla.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 21:54
    Kardeşim Antalya sahil herkes cahil. Nokta.
  • Misafir 10 Ekim 2018 Çarşamba 07:05
    ışık nur olmasın sakın
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 15:41
    Daha önceden bende bu konuyu kaleme almak istemiştim. Duygularımıza düşüncelerimize tercüman oldunuz Murat bey. Güzel yazı.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 23:36
    AYRINTI VARKEN DETAY DİYEN VEYA YAZANLARI KINIYORUM MİSAFİR
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 23:57
    de yi yayrı yazmayı da bilseydiniz ya...
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 15:10
    Murat Bey, iki misalde ben ekleyeyim. Gözlemlemek ve deneyimlemek. Gözlemek ve denemek yerine bu fiilerin kullanılması sizin tabirinizle tam entel bir davranış!!! biçimi. Bu insanlar fiil kökünden yada isimden bir fiilin nasıl türetildiğini bilmiyorlar mı? Saygı ile.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 23:57
    de yi yayrı yazmayı da bilseydiniz ya... "iki misal de" şeklinde olmalı...
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 14:51
    ortada türkçe mi vardi? sonradan düzenlenen 250 kelimelik osmanlicadan devşirilen günlük kullandigimiz türkce.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 13:54
    Murat bey, mümkünse "aynen" ve "atıyorum" ile ilgili birşeyler yazın lütfen. Her söylenene "aynen" diye karşılık verildiğinde, nerdeyse Türkçemiz günlük 50 kelime ile kullanılmaya başladı. Atıyorum diye örnekleme yapanları da anlamıyorum doğrusu. Atıcı veya avcılar kulübü üyesi gibi konuşuyorlar.
  • Misafir 10 Ekim 2018 Çarşamba 10:30
    hahahaha :))))))
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 13:04
    bu yazıya şapka çıkartılır. elinize sağlık
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 12:08
    Murat Bey, kasıtlı yapılan bir toplum mühendisliği projesiniçok güzel özetlemişsiniz. Malumunuz miyavlayarak konuşan bir güruhta mevcuttur.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 11:56
    bu adam da çok bilmiş niteliksiz insanlar okuyarak Tarihçi olmuşlar zır cahiller haberleri yok
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 10:21
    kakafoni değil kakofoni
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 10:00
    Murat bey yazınızı beğenerek okudum ancak ben de sizin küçük bir hatanızı söylemek isterim. Kakafoni değil kakofoni. Saygılarımla.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 09:33
    murat beyin bahsettiği mevzular, islamlaşma ile batılılaşma arasındaki geliş gidişlerin neticeleri. herkes istediğini kullanır. ama batıcılara uyan sözde milliyetçilere anlam veremiyorum.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 09:03
    Murat Bey, Türkçe, Arapça veya Farsça’nın bir kolu mu? Neden onu savunayım derken sürekli bu iki lisana yöneliyorsunuz anlamak güç. Bir kelimeyi “Osmanlıca” söylemek Türkçe açısından onun doğrusunu kullanmak anlamına gelmiyor.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 08:35
    örgüt ve teşkilat ayrımıda var ????
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 08:03
    Güldüm ve eğlendim Pazar günü yazsaydınız be Murat Reyizz :)
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 07:50
    Siyasal sorumluk da aldığınıza göre CHPye çakmak dışında da Türk dilinin gelişimi için fırsatınız doğmuş oldu. Atatürkün sağladığı mali kaynakları iyi kullanın..
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 07:05
    sizi takip ediyor olacağız. :slight_smile:
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 06:30
    Murat Bardakçı ya minnettarız. Yazı için teşekkürler. Ancak , Tarihin Arka Odası çok gecikti. Programın artık başlaması lazım. Bu konuda sayın Bardakçı'ya takipçileri kırgındır.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 00:53
    Kutuplaştıranlara inat güzel yazı olmuş elinize sağlık
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 00:46
    Aynen katılıyorum ve bende bu ışıklar içinde uyu ifadesini saçma buluyorum
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 00:05
    hocam ellerinize sağlık.Bu söylediklerinize aynen katılıyorum.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 23:49
    değişime direnmek boş bir çaba.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 22:29
    Doğrusu "Türkçeye" Murat Bey! "Türkçe'ye" yazarak siz de yanlış yapmışsınız. Türkçe öğretmeniyim de.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 22:25
    Sizinle aynı fikirdeyim Murat Bey.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 22:13
    Murat beyin yazıların çok önemsiyor ve takip ediyorum. Dil konusundaki hassas tavrını takdir ediyorum. Türkiye´de her iki güruh da malesef dili yıpratıyor. Türkçe´den bir takım kelimeleri çıkartacağız diye, bu topraklardan başka yerde kullanılmayan güzelim deyimleri çöpe atıyorlar. "Şu çocuğu da yanına al da, üç beş kuruş da o sebeplensin" Bu cümledeki "sebep" kelimesi Arapça asıllı diye "sebeblenmek" gibi öz Türkçe kelimeye kıyıyorlar. İngilizce'de sebeplenmek kelimesinin verdiği manayı yakalamak için dört-beş kelime birden kullanmak zorunda kalırsınız. Arapça'da bu fiil yoktur.Fakat diğer güruh da yanlış yapıyor. Eğer "üçgen" diyebiliyorsak, neden "müselles" diyelim.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 21:46
    Murat Bey, çok güzel bir konuyu gündeme getirmişsiniz, lütfen devam edin. Dil bir millet için kimlik demektir. Bunun özellikle gençlere iyi anlatılması gerekir. Vatana ve millete aidiyet duygusunun vazgeçilmez bir ögesidir, dil. Saygılarımla
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 21:46
    Hocam sizinkiler de "Allaha ısmarladık"ı ağızlarına almıyor, varsa yoksa "Allaha emanet ol".
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 15:18
    Dil yaşıyor Murat Bey. Sizin pek övdüğünüz Arapça’dan, Farsça’dan ibaret Türkçe’nin oluşumuna da asırlar önce tepki oluşmuştu. Fakat dil kendini coğrafya ve ihtiyaçlara uydurmaktan geri kalmadı. “Okumak” ve “okuma yapmak” arasında ince bir fark var. “Okuma yapmak” bir işte bir merhalenin icra edildiğini ifade ederken “okumak” o aşamada icra edilen eylemdir. Dili yönlendirmek değil; değişimine hâkimiyet sağlamak daha makul bir iş. Saygılarımla.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 22:37
    Bravo
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 23:55
    Üniversite okuduğunu düşündüğün bir kişiye okuma yapıyor musun? diye mi sorulur ya da "okuyor musun?" diye sorarsın? Cevabi olarak "Okuma yapıyorum" mu der ya da "Okuyorum" mu cevabını alırsın? Saygılar
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 04:46
    Arapça dilinin üst düzey gramer yapısından haberiniz yok anlaşılan .
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 13:01
    insan birâz gramer bilgisine sahi olsa,inan senin gibi saçmalamaz. fiilden sonra yardımcı fiil kullanılmaz.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 16:00
    konuştu bilirkişi
  • Misafir 10 Ekim 2018 Çarşamba 00:01
    "okuma yapmak"taki okuma fiil değildir ki arkasından yardımcı fiil gelmiş olsun.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 14:51
    Ömrün uzun olsun Murat abi, iki gün yazmazsan bir yanım eksik oluyor.. Teşekkür ederim.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 14:48
    Elleriniz dert görmesin Murat Hocam. Saygılar...Elleriniz dert görmesin Murat Hocam. Saygılar...
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 14:46
    Önemli bir meselemiz daha sayenizde gündeme geldi, varolun Murat Bey.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 14:41
    Türkçe bilim dili midir?
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 20:48
    evet
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 10:28
    Evet. Türkçe bilim dilidir.Onu geliştiremeyen maalesef biziz.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 14:40
    Ben de sizinle aynı görüşü paylaşıyorum Murat Abi. Allah size uzun ömürler versin.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 14:29
    hay ağzınıza sağlık ne güzel de afişe etmişsiniz günümüz özentilerini
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 14:05
    Adam haklı .! :upside_down:
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 10:52
    Sus
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 13:58
    hakikaten helal olsun. Çok doğru söylüyorsun
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 13:50
    Hay Allah razı olsun yahu. Ayrıca nur kelimesinin karşılığı ışık değil . Işık ziyadır. "Rencide olur dide i huffaş ziyadan". Nur başka bir şey. Ukalalığımı bağışlayın lütfen.Hay Allah razı olsun yahu. Ayrıca nur kelimesinin karşılığı ışık değil . Işık ziyadır. "Rencide olur dide i huffaş ziyadan". Nur başka bir şey. Ukalalığımı bağışlayın lütfen.
  • Misafir 10 Ekim 2018 Çarşamba 00:02
    Işıklar içinde uyusun diyenlerin bunu nura karşılık söylediklerini nereden çıkartıyorsunuz peki? Nuru karşılamak zorunda mı? Başkı bir temenni olamaz mı dedikleri?
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 13:43
    Murat bey yakında bu konuşma şeklinide arayacağız ve şöyle diyeceğiz,Ben var okuma yapmak.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 11:41
    Muhteşem bir insansınız Murat Bardakçı...
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 11:32
    uyarılar güzel, buna sözüm yok ama sen henüz 'şey' kelimesinin ayrı yazıldığını dahi bilmiyorsun, o ne olacak ?
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 10:44
    :))) süpersiniz
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 10:43
    ışıklar içinde uyusun ifadesi bende derin bir mide bulantısı hissi üretiyor.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 10:24
    Kendi kültüründen dilinden utanan hatta Türkçe yi İngilizce kelimelerle konuşan oto oryantalist bir toplum olduk iyiki varsınız:heart:️:flag_tr::flag_tr::flag_tr:
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 22:40
    o kelimeler Türkçe değil, arapça,farsça vs...farkında mısın? Hangi kültür arap,fars kültürü mü?
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 10:21
    Harika bir yazı olmuşş..elinize sağlık,çok haklısınız
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 10:01
    Işıklar da inecek var
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 09:43
    "Işıklar içinde yatsın!" veya "ruhu kıvansın!" gibi söylemler şu anda zorlama geliyor olabilir. Fakat bundan 60-70 sene önce de gününüzde kullandığımız kelimelerin çoğu zorlama veya uydurma geliyordu. 60'larda hürriyet sözcüğü mü özgür sözcüğü mü kullanılırdı? Yine sözcük mü yoksa kelime mi derdiniz? Düşünür müydünüz yoksa fikr mi ederdiniz? Dilin ölü olmadığını en iyi siz bilirsiniz diye düşünüyorum.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 09:43
    üçç beşş dokuzz  tamammı şimdii ..359 ilerde de böle okunacak
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 09:37
    Kurtuluşumuzun reçetesinide yazar mısınız ? Saygılarımla
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 09:36
    Sayın BARDAKÇI ya teşekkürler bir de ben ilave edeyim, örnek süperligte top koşturan müslüman kimlikli futbolcular var, Ebubekir - ABOUBAKAR / Ömer - OMAR / Muhammed - Mohamad / Yasin - YASSEN bu isimler bizimde kullandığımız arapça kökenli olmalarına rağmen bu malum batı aşığı sarhoşu medya neden ingilizce olarak verir, ya hocam işte buna "KÜLTÜR VE DİL EMPERYALİZMİ DENİR " siz daha iyi bilirsiniz
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 10:54
    Yaaaa pelin kardeş
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 08:40
    Muazzam bir yazı muazzam. Ellerinize sağlık.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 08:40
    :clap: :tulip:
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 23:39
    AYRINTI VARKEN DETAY DİYEN VEYA YAZANLARI KINIYORUM TRT BİLE BU HATAYI YAPIYOR, TÜRK DİL KURUMU NE YAPIYOR ONA YAZIKLAR OLSUN MİSAFİR
Kalan karakter : 2000