Son Dakika

Atatürk menâkıbnâmeleri

12.10.2018 - 02:01 | Güncelleme:

 

Eski asırlarda yazılmış, “menâkıb” yahut “menâkıbnâme” denen kitaplar vardır.

“Menâkıb” tanınmış ve tarihe geçmiş kişiler ile din büyüklerinin hayatlarının anlatıldığı “menkabe”nin çoğulu; “menâkıbnâme” de “menkabelerin”, yani önemli kişilerin özelliklerini ve faziletlerini konu alan kitapların ismidir.

Menâkıbnâmelerin ortak tarafları hemen her cümlenin bile övgü maksadıyla yazılmış olmasıdır! Hayatı anlatılan kişi övülür de övülür, yüceltilir de yüceltilir, hakkındaki rivayetler hakikat gibi gösterilir, kanat takılır, bulutlara çıkartılır, bol bol kerâmet atfedilir ve o zât eller üzerinde yükseltilip ulvî bir makama konur…

Bu eserler bibliyografya mantığı ile değil, övgü için kaleme alındıkları için menâkıbnâmelerden kişinin hayat hikâyesi hakkında bir şeyler öğrenebilmeniz mümkün olamaz. Yazarlarının dönem kayguları zaten yoktur, hayatını anlattıkları kişiyi bir asırdan diğerine sık sık seyahate çıkartıp diyar diyar dolaştırırlar, kendisinden birkaç asır önce yaşamış bir başka meşhurla sohbet ettirir, yüzyıllarca sonra doğmuş bir başka şöhret sahibi ile münakaşaya giriştirirler. Dolayısı ile menâkıbnâmelerden bibliyografik bilgi elde edebilirseniz edin! Seneler, hadiseler ve şahıslar hakkında diş dokunur hiçbirşey öğrenemezsiniz ama edebî üslûp sahibi olabilirsiniz!

Menâkıbnâmeler bu özellikleri sebebi ile tarihî olmaktan ziyade edebî eserlerdir. Üstelik din büyüklerini konu alanların asırlar boyunca büyük faydaları dokunmuş, sıradan halkın itikadını güçlendirmeyi ve dine muhabbetlerinin eksilmeden devamını sağlamışlardır.

HÂLÂ MENÂKIB YAZIYORUZ!

Gelenek hâlâ devam ediyor, menâkıb kitapları bugün de yazılıyor ama sadece tek bir kişiyi konu alıyorlar: Mustafa Kemal’i…

Bir millete takılan esaret zincirlerini kırarak o milleti yepyeni bir devlete kavuşturup ayağa kaldıran memleketin kurtarıcısı yahut eski tâbiri ile “halâskârı” hakkında tabii ki eserler kaleme alınacak, kişiliği destanlara da konu olacaktır ama yalnıza bunlarla kalmamak ve ciddî biyografiler yazmayı ihmal etmemek şartıyla!

Türkiye’de bu iş maalesef bir türlü olmuyor, yapılmıyor! Son zamanlarda Mustafa Kemal’i konu alan eserler yine ardarda yazılıyor ama bunlar gittikçe bir “menâkıbnâme” havasına bürünüyorlar. Hayatını belgeli şekilde kaleme almak belki zahmet gerektirdiğinden, belki de menâkıb türündeki eserlerin müşterisi daha fazla olduğundan belgeye dayanan bilgi yerine eskiden yazılanları toparlayıp menâkıb hâline getirme yoluna gidiliyor, yüceltme işi zaten berdevam ama zamâne yazarlarının dilleri kıvrak, üslûpları da renkli olmadığı için kitapları birbirinin neredeyse aynı ve maalesef keçiboynuzu misâli!

Açık söylemek gerekirse, Atatürk hakkında bugün Şevket Süreyya Aydemir’in 1963’te yayınlamaya başladığı üç cildlik “Tek Adam”ından başka belgelere dayanılarak hazırlanmış tek bir ciddî biyografi yoktur! Lord Kinross, Andrew Mango ve Jacques Benoist-Mechin gibi yabancıların kitapları biyografi gibi görünseler de bizde daha önce yapılmış yayınlara dayanan birer derlemeden ibarettirler; kim olduğu hâlâ tam olarak anlaşılmayan Harold Courtenay Armstrong’un “Bozkurt”u ise zaten netâmeli kabul edilmiştir ve alanında hâlâ “tek” olan eser Şevket Süreyya Bey’in kitabıdır. Zira “lâfa” değil “belgeye” dayanır ama ilk yayınının üzerinden 55 sene geçmiş, bu müddet zarfında arşivlerde onun göremediği binlerce yeni belge tasnif edilip araştırmacının hizmetine sunulmuştur fakat bu belgelere dayanarak biyografi yazacak araştırmacı nerede?

Bugün bir akademisyenin veya eli kalem tutan yahut tuttuğunu zanneden Atatürk sevdalısının bu alanda eser vermesi demek onu sadece övmesi, göklere çıkartması ve hakkında daha önce yazılmış ne varsa bilmemkaçıncı defa tekrar etmesi demektir! Hattâ övgünün şablonları da bellidir, değiştirilmesi teklif bile edilemeyecek devrim kanunlarını andırırlar ve yenilerini ortaya koymaya da gerek görülmez: “Senin şimşekler çakan mavi gözlerinin ilhâmı”, “Devrimlerinin yılmaz bekçisiyiz” yahut “Sen ölmedin, ölmezsin!” gibisinden birkaç kalıptan ibarettirler, o kadar!

ARŞİVLER BELGE DOLU AMA…

Atatürk hakkında eser veren ve verecek olan beyefendilere, hanımefendilere ve özellikle de üniversitelerimizin İnkılâp Tarihi bölümlerindeki birbirinden seçkin ulemâya tekraren küçük bir hatırlatma yapayım: Şevket Süreyya Aydemir’in en mükemmel biyografi olan eserini yayınlamasının üzerinden tam tamına 55 sene geçti ve bu konuda ikinci bir eser kaleme alınmadı, yani ciddî bir Atatürk biyografisine hâlâ sahip değiliz! Arşivlerimizde bir veya birkaç değil, dünya kadar Atatürk biyografisine yetecek miktarda belge senelerden buyana okunup yayınlanmayı bekliyor, yabancı arşivlerde de yine aynı konuda dosyalar dolusu evrak mevcut ama “Atatürk” demek akademik çevrelerde de hâlâ “Mavi gözler”, “Devrimlerimiiiiz” ve “Kalbimizdesin” kalıpları ile “Cânâ rakibi handân edersin” “Yanık Ömer”, “Burası Muştur, yolu yokuştur”, “Kırmızı gülün alı var” ve “Alişimin kaşları kare” gibi birkaç alaturka şarkıdan ve Rumeli türküsünden ibaret!

Cumhuriyet tarihimizin ve Mustafa Kemal’in hatırasına yapılacak en büyük hizmet, son zamanlarda moda hâlini alan “Atatürk menâkıbı” kolaycılığını artık bir tarafa bırakıp müşterisi belki az ama kalıcı ve akademik öneme sahip ciddî biyografiler yazmaktır.

Unutmayalım: Bir devletin kurucusunun vefatının üzerinden 80 sene geçmiş olmasına rağmen hakkında hâlâ doğru dürüst, tam bir biyografinin yazılmamış olması büyük ayıptır ve bu ayıbın çukurunda senelerdir hep beraber debeleniyoruz!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 15 Ekim 2018 Pazartesi 20:36
    Yazinizin zamanlamasi ilginc.Yilmaz Ozdil'in Son Kitabini okudunuzmu?
  • Misafir 14 Ekim 2018 Pazar 14:45
    Aşılamayacak bir Atatûrk biyografisini dört gözle bekliyoruz.
  • Misafir 14 Ekim 2018 Pazar 11:57
    Sen yaz sevgili Murat Bardakçı. Bu işi yapabilecek en uygun araştırmacı sensin
  • Misafir 14 Ekim 2018 Pazar 11:33
    Adama demezler mi? Sen neden yapmıyorsun o zaman? Tarihçi olan sensin
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 15:12
    Yapacağım. Yapmayı düşünüyorum efendim ama çok seneler çalışmam gerek daha yolun başındayım siz merak etmeyin 20 ya da 30 sene sonra bu iş bitmiş olacak :)
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 14:45
    Murat Hocam İlber Hoca'nınki kötü mü?
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 14:25
    ÜSTAD, BUNU ANCAK SİZ YAZARSINIZ...
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 14:16
    Gerçekler için önce koruma kanunu kalkmalı
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 13:08
    Sayın Bardakçı, bizim milletin en büyük hasleti olan eleştiriyi çok güzel yapıyorsunuz. Ancak siz de Osmanlı dönemine de hakim olan iyi bir yazarsınız. Bu söylediğinizi kendiniz yapmayı neden düşünmüyorsunuz. Atatürk sizin için yazılmaya değer bulunmuyor mu yoksa?
  • Misafir 14 Ekim 2018 Pazar 09:51
    Yazacak kötü şey bulamayınca, sadece yapılan eleştirilebiliyor.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 13:03
    Sizin titiz araştırmacılığınızdan faydalanarak Atatürk'ü sizlerin yazmasını dilerim.
  • Misafir 14 Ekim 2018 Pazar 09:58
    Abdulhamitin Atatürk için iyi konuştuğu ortaya çıkınca ertelendi kitap.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 12:29
    Yepyeni bir devlete kavuşturup yazmışsınız.Yeni bir devlet mi kurmuştur?Yoksa mevcut devlette devrim mi yapmıştır?Trt'deki programda cumhuriyetin sadece bir madde değişikliği ile kabul edildiğini belgesi ile göstermiştiniz.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 11:45
    yaziniz gyzelde keske bukadar bilgi ve belgeyi bilirken siz o kitabi yazsaydiniz ne iyi olurdu
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 11:30
    Yazılabiliyorsa baskaları icinde yazılsın adamın hayatı ve yaptıkları sizin o menakıbname dedikleriniz yazılmasada başlı başilına Türk evlatları için en büyük örnektir:thinking:saygilar hocam
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 11:24
    Atatürk hakkında doğru eser yazılması için önce koruma kanununun kaldırılması gerekir. Bu kanun kaldırılmadığı sürece "Olmasaydı olmazdık " şarlatanlığından başka eser yazılamaz.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 13:53
    Atatürkün korunduğunu kim söylüyor, her gün Atatürke saldırılırken neredeymiş bu koruma kanunu?
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 11:07
    Unesco da Atatürk hakkında menakıbname yazmış düşmanlarida menakıbnameler söylemiş ve ya yazmış öyle düşünüyorum :thinking:murat hocam
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 11:04
    Bu işi en iyi yapacak olan şahsiyetlerden birsiniz. Ayrıca tarihi olaylara gözükapalı bir tarafgirlikle yaklaşmayıp, gerçek belgeler ışığında objektif değerlendirebiliyorsunuz. Suya sabuna dokunarak, böylesi bir kitabı niçin yazmıyorsunuz?
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 11:41
    menakıplama kardeşim
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:55
    Fatih Altaylı gizli gizli yorum yazma seni cümle diziliminden tanıdım :thumbsup:
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:42
    Sizin de sayın başkan hakkında menakıbname yazmanızı sabırsızlık ve büyük bir merakla bekliyoruz..
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:32
    yazınızda örnek olarak gösterdiğiniz bütün kitapları okudum ,sizinde hemen hemen bütün yazı ve kitaplarınızı takip ediyorum ve bu konu ile yaptığınız değerlendirmeye de aynen katılıyorum .örnek teşkil etmesi açısından böyle bir kitabı sizden bekliyoruz
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:29
    yazınızda örnek olarak gösterdiğiniz bütün kitapları okudum ,sizinde hemen hemen bütün yazı ve kitaplarınızı takip ediyorum ve bu konu ile yaptığınız değerlendirmeye de aynen katılıyorum
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:28
    bu iş de size kalacak murat bey. daha fazla bekletmeyin meraklısını. belgelerin yerini biliyorsunuz nasıl olsa. hemen başlasanız birkaç yıl sonra ikinci şevket süreyya olabilirsiniz.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:15
    Bunu sizden daha iyi yapacak kim var? Neyi bekliyorsunuz?
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:12
    Sayın Bardakçı, yorumları okuyorum: Betonlaşmış Kemalist kafalar pırıl pırıl. Bunlara bir şey anlayamazsınız efendim. Yazınız için teşekkür ediyorum. Yeni vazifenizde başarılar diliyorum.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:11
    Gayret dayıya düşüyor gibi Murat Bey. Çakın bir Şahbaba Pardon Ataşah neyim. Kant da "ödev ahlakı" diye bir şeyleri boşuna söylememiş olur değil mi? Yazın artık bir Şah Gazî... Tersi de olur: Gazî Şah!.. Münip Aydın Güzelcehisarlı
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:08
    Bence bilerek ve isteyerek yapılmıyor.İzin verilen belgelerde Mustafa Kemal inde bir insan olduğunu anladılarsa zorlarına gitmiştir.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:07
    Seninkini yazarız artık
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:06
    sn BARDAKÇI bu topraklarda Atatürk övülmeyip ne yapılacak.hangi belge Atatürk,ü Tarih önünde basitleştirecek...daha açık olun....
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:03
    Buyurun siz yazın Murat bey
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:52
    Türkiye de atatürk biyografileri dediğiniz gibi tamanen güzellemeler düzme şeklindedir.bizde biyografi konusunda baş yapıt i.mahmut kemal beyin son sadrazamlar adlı eseridir.bunun dışındakiler objektif ve edebi yönüyle son derece yetersizdir.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:49
    Sayın Bardakçı, bu eserlere İlber Ortaylı'nın "Gazi Mustafa Kemal Atatürk" eseri de dahil mi?
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:12
    Ya ne sandıydınız ?
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:49
    siz bu belgeleri biliyorsanız sayın bardakçı neden yazmıyorsunuz
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:43
    Siz deneseniz yazsanız anlatsanız güzel olmaz mı ?
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:42
    iyi ya sen başlat arşivciliğinle çok övünüyorsun birde senin gözünden senin bakışından öğrenelim...
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:37
    Hocam, müthiş bir pozitif tenkit yazısı olmuş, elinize sağlık... Ben bu yazıdan sonra, sonradan yazılmış Atatürk kitaplarını almak yerine Şevket Süreyya Aydemirin Tek Adam kitabını sipariş verip onu alıp okuyacam... Atatürk kadar istismar edilen, üzerinden kazanç sağlanmaya kalkışılan başka biri yok sanıyorum... Bu yazınızdan dolayı da ayrıca teşekkürler...
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:36
    ALLAH RAZI OLSUN MURAT BEY.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:30
    Murat Hoca, yazında okuyalım be.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:25
    sen yaz dostum, saygılarımla
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:24
    hocam ağzına sağlık.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:22
    Kalemine sağlık üstad...
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:17
    Çok haklısınız sayın Bardakçı,sayın Şevket Süreyya Aydemir'in kaleme almış olduğu;''TEK ADAM,İKİNCİ ADAM,ENVER PAŞA ve ÇERKEZ ETHEM'' serileri üzerine yazılmış bir başka eser maalesef yok.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:05
    Sayın BARDAKÇI Yazmış olduğunuz kitap ve köşe yazılarının neredeyse tamamını okudum. Ayrıca televizyon programlarınızı da izlemeye çalıştım. Bence ATATÜRK'ün hayatını kaleme alacak kadar bilgi sahibisiniz. Lütfen bunu bir düşünün. Bence yazacağınız en harika eser bu olacaktır Şah Baba'dan sonra.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 09:01
    Siz, yazmayı düşünmez misiniz?
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 08:24
    Popüler araştırmacı ve tarihçisiniz. Neden yazmayı düşünmediniz?
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 08:14
    Özetle mirası modern Türkiye ve 'hayatta en hakiki gerçek bilimdir' ifadesi bile enginliğini anlatmaya yeter...
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 07:53
    Elinizden tutan olmadığina ve bu ilimde yetkin bir kişi olduğunuza göre neden siz girişmiyorsunuz bu işe.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 07:39
    Ölümü üzerinden neredeyse çağ geçmiş olan Abdülhamid’e “menakıbnameler” şimdi asrî moda oldu. Buna mukabil neden Atatürk’ün hatırası Türkiye Cumhuriyeti’nin gazetecisiyken onu öven, hatıralarını hayırla yâd eden bu eserlere bu kadar içerlediniz üstad?
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 07:07
    kiskandin dimi senin tum kitaplarindan daha fazla satacagini bildigin icin Y. özdili kiskandin hadi itiraf et
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 06:53
    menakib değil de biyografi yazmak demek zülfü yare dokunmak demek olurki bu birilerinin hoşuna gitmeyebilir. kutsallaştırılmış, tabulaştırılmış bir şahsiyete ancak menakib yazılır. çünkü yüz yıllardır bu millete tedris edilen islam inancının yerine, yaklaşık yüz yıldır allah ve peygember mefhumu adeta ilga edilerek,( şeriatın ilga edildiği gibi )yerine kutsallaştırılmış bir atatürk öğretisi hakim kılınmıştır. bu öğreti ile yetişen beyinler uyşturulmuştur. onların beyinleri zaten hakıkatı idrak etmekten maluldürler. sol tv lere bakın 1923 den bir adım öncesini göremezsiniz. bu millet sanki ot gibi 23 de bitti . sanki nesebi gayri sahih bir milletiz. onlara göre 23 den önceki dönem karanlıktır. 23 den sonra aydınlık gelmiştir. bu aydınlığı getirende atatürk olduğuna göre o asla tenkit edilemez. hatta tenkid edilmesi teklif dahi edilemez. hasılı kelam kutsallaştırılmış bir şahsiyete ancak menakib yazılır.herkese selam...
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 11:05
    Çok iyiydi
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 12:40
    he he sen öyle bil
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 03:01
    Yılmaz özdil okusun bi yazıyı.
Kalan karakter : 300