Son Dakika

‘Andımız’ın ortaya çıkış öyküsünü bilir misiniz?

26.10.2018 - 15:34 | Güncelleme:

Danıştay’ın kararı ile yeniden başlayan “Andımız” tartışması mâlûm…

“Andımız”ın Atatürk’ün bir ara Maarif Vekilliği’ni, yani Milli Eğitim Bakanlığı’nı yapan Reşit Galip tarafından yazıldığı, okullarda okunmasının da onun talimatı ile olduğu hep söylenir ama bu kararın ne zaman, nerede ve nasıl verildiği hakkında pek bilgi verilmez.

Anlatayım: “Andımız” ilk defa zamanın Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip Bey tarafından Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 13. yıldönümü münasebeti ile, 23 Nisan 1933’te Ankara’da düzenlenen ve devlet erkânı ile beraber öğrencilerin de katıldığı bir törende okundu. Aslında öğrencilere tebliğ edilmek için hazırlanmış ayrı bir metin değildi, Reşit Galip’in konuşmasının içerisinde geçiyordu ve bakan “Size bugün şu işi veriyorum: Bayramınız biter bitmez mekteplerinize döndüğünüz ilk günden başlayarak birinci derse girdiğiniz zaman sınıflarınızda hep birden ve hergün şu sözleri tekrarlayacaksınız” dedikten sonra “Andımız”ı okumuştu…

Ankara’da o gün tören münasebetiyle biraraya getirilen ilkokulların dördüncü ve beşinci sınıf öğrencileri, ticaret okulları ile liselerden getirilen talebe ve izciler önce İstiklâl Marşı’nı, ardından da bazı çocuk marşlarını söylediler ve ilk konuşmayı Kızılay adına Kırklareli Milletvekili Fuat Bey yaptı. Fuat Bey’in ardından Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip söz aldı, “Andımız”ı okudu ve bakanın o günlerin modası olan Öztürkçe kelimeler ile süslediği konuşmasının ardından da geçit resmi yapıldı…

“ÇOCUKLAR MİLLETE AİTTİR”.

Reşit Galip Bey’in konuşması şöyle idi:

“Çocuklar güzel yüzlü, güzel özlü Türk yavruları;

Bugün kutluladığımız 23 Nisan, on üç yıl önce çoğunuzun doğmadığınız veya daha süt çocuğu olduğunuz zamanlarda yurdu kurtarmak için Türk budununu kurtuluşa erdirmek için, Büyük Millet Kurultayı’nın Gazi babanız eliyle açıldığı gündür. Bunu bayram edinmeniz, ey Türk çocukları, öz kurultayın açıldığı, öz devletin kurulduğu günü kendi bayramınız için seçmeniz ne mutlu buluş!

Çocuklar, bayramını dolayısiyle size bir kaç sözüm var. Bilirsiniz, daha iyi biliniz ki her Türk çocuğu anasının, babasının olduğu kadar milletindir. Budunundur. Sizin sağlığınıza, sizin çalışmanıza, sizi budun ülküsüne ve türelerine uygun yetişmenize ananız babanız kadar bütün Türklük yürekten bağlıdır.

Can gözlerimiz üstünüze dikilmiştir. Sîzin kafaca, bedence sağlam, gürbüz yetişmenizi, ahlâkça en iyi ve en yüksek yetişmenizi millet dileğini kendi isteklerinizden üstün tutan gönülle yetişmenizi istiyoruz.

Analarınızdan, babalarınızdan, hocalarınızdan ve hepimizden daha üstün yetişmek gayretiyle çalışmanızı istiyoruz.

Büyük Türk yarınının yapıcıları arasına girmek için şimdiden hazırlanan güzel çocuklar, daima kulağınızda çınlasın ki çalışkan olmayan Türk sayılmaz, ahlâklı olmayan Türk olamaz. Şimdiden bağırarak söylüyorum ki sizlerden çalışmayanlar, iyi yetişmeye kulak asmayanlar bizim yarınki düşmanlarımızdır. İçinizde yarın bütün milletin kendisine düşman olmasını isteyecek çocuk var mı? (Çocuklar burada ‘Yoktur, olamaz’ cevabını vermişler ve şiddetle alkışlamışlardı.)

Budunlar içinde bir ve eşsiz Türk’ün güzel yüzlü, güzel özlü çocukları, Türklüğün büyük yarını sizin görünüşte minimini, dayanıksız fakat hakikatte sağlam ve dayanıklı omuzlarınızdadır. Bunu düşünün, bilin, anlayın ve bir an bile unutmayın.

Size bugün şu işi veriyorum, bayramınız biter bitmez mekteplerinize döndüğünüz ilk günden başlayarak birinci derse girdiğiniz zaman sınıflarınızda hep birden ve hergün şu sözleri tekrarlayacaksınız:

‘Türk’üm, doğruyum, çalışkanım. Yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir. Ülküm yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun’.

Bunu yalnız sizlerden, burada bulunanlardan değil bütün mekteplilerden istiyorum.

Haydi çocuklar, bayramınız kutlu olsun, gülün, oynayın eğlenin”.

Reşit Galip’in konuşmasında yeni kelimeleri kullanması, meselâ “kavim” yerine “budun” demesi ve daha da önemlisi “Her Türk çocuğu anasının, babasının olduğu kadar milletindir, budunundur” gibi o senelerde bazı Avrupa memleketlerinde hüküm süren rejimlere mahus ifadeler kullanması herhalde dikkatinizi çekmiştir.

İlk defa işte bu törende okunan ve okullarda uzun seneler boyu tekrar edilen “Andımız”ın yazılma sebebini, macerasını ve bu metinle beraber getirilen diğer uygulamaları da bir başka yazıda uzun uzun anlatırım…

“Andımız”ın ilk okunuşu ile ilgili bir gazete haberi…
“Andımız”ın ilk okunuşu ile ilgili bir gazete haberi…

 

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 31 Ekim 2018 Çarşamba 16:11
    Oradaki Türk'üm kelimesi içerik olarak Türk ırkını değil Türk Milletini, Ulusunu kapsar yani ırkçılık değildir. Kaldı ki Türk kelimesini ırkçılıkla bağdaştıran tarih yoksunları kavimler göçünden sonra saf Türk ırkı diye bir şey kalmamıştır. Türk'üm demek Türkiyeliyim demektir.
  • Misafir 30 Ekim 2018 Salı 09:48
    Var olsun Türk Irkı!
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 14:23
    Taş yerinde ağırdır evet o günlerde Milliyetçilik adına yerinde idi ama artk dünya köy oldu.ABD'de 172 millet Türkiye'de 72 millet yaşıyor şimdi tutup Almanlar gibi ve Yahudiler gibi üstün ırk muhabbettine girersek her halde başı dönüp aşiret hayatına döneceğiz.AB ırkçılık sancısı yaşıyor.
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 12:11
    Okunmasını desteklemesem de, ilk hali şu ankinden güzelmiş.
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 13:54
    Arkadaşım geçmişi yani tarihi iyi oku ne ozaman nede şimdiki milliyetçiler Türkiye de kalan millet için Türk demişlerdir hiçbir ayrımlaştırma söz konusu olmamıştır . Türkeşçilerin en çok olaylara müdahil olduğu zaman 80 ler içlerindeki Kürt’leri görsen bilsen öğrensen daha ii olur ,yada açık ve net deyin biz ermeniyiz
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 11:50
    Peki Reşit Galibin konuşmasında yanlış birşey var mı ? muhteşem bir konuşma olmuş,niye iğneliyorsunuz ki ?
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 11:48
    O dönemlerde adalet bakanı olan Mahmut esat bozkurtun ruh ikizi, reşit galip. Gözleri türklükten başka hiç bir şeyi görmeyecek kadar kör ve koyu ırkçı biri. Madem kürt türk kardeşiz, birazada bozkurt ve galip gibi düşünenler varlığını kürt varlığına armağan etsinde, bizlerde bu söze kardeşliğe iyi niyetle yaklaşa bilelim.
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 14:38
    isterseniz Türk olarak ülkeyi terk edelim
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 11:38
    benim evladimin varligi Turk varligina armagan degil. kurbanlik mi benim cocugum. biz demurperde ulkedi miyiz? ileri demokrasi olan hangi ulkelerde var boyle bir uygulama?
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 15:53
    Sen ne manaya geldiğini anlamamışsın.Bizler bu ülkeye için canımızı verirz.Canımızı verirkende geride kalanların ne ırkına nede inancına bakarız.Hepsi bizim için kutsaldır.Sizin gibiler bile...
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 11:01
    hocam şuan sizi daha çok arıyoruz tv lerde.tarihte türk-arap ilişkileri,geçmiş suikastler ve tabiiki kaşıkçı sülalesi.umarım en kısa sürede döner ve bu konularda türk milletine ışık olursunuz.
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 11:00
    Türk yurdunda Türküm demek ayıplanır olacak nerdeyse ,bu ayıp asıl bize yeter. okutulur veya okutulmaz bu ayrı fakat Türk kelimesine bu alerji nedir. ülke yeni kurulmuş yoksul bir cumhuriyet ve hızla bilimde fende sanayide yol almak istiyor .bunun için tek bir şeye ihtiyacı var ;ÇALIŞKAN OLMAK.
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 10:48
    ne ilginç değil mi sayın Bardakçı, kanında yüzde sekizden daha az Türk kanı bulunan ve tümüyle avrupalılara ve ortadoğululara benzeyen bir milletin "ne mutlu türküm diyerek ve dedirterek" kendini asyalı olarak görmeye çalışması...
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 09:23
    malum "süreç"te kaldırılmış olması hakkındaki fikirlerinizi de merak ettik doğrusu ?
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 08:42
    Partiniz ne derse onu doğru saymayın.Biraz kendi fikirlerin kendi düşünceleriniZ olsun.
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 08:05
    Türküm doğruyum ile başlayan AND birilerini rahatsız etti yazık...
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 07:57
    çocuklarımıza türküm dedirten reşit galip türk'müydü?
  • Misafir 26 Ekim 2018 Cuma 17:04
    "budun" değil "bud" olmalıydı. Orhun kitabelerinde "... budunu kim bozabilir" gibi geçen ifade ek almış halidir. Ama çoğu insan gibi Reşit Galip de o eki köke ait zannetmiş.
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 12:11
    Etin ne, budun ne'deki bud mu? Bence saçmalama.
  • Misafir 26 Ekim 2018 Cuma 16:58
    kalemıne selamet ustad selamlar
  • Misafir 26 Ekim 2018 Cuma 16:52
    işin kimden çıktığı anlaşıldı
  • Misafir 26 Ekim 2018 Cuma 16:46
    And dediğin işte budur. Sonradan sokuşturulanlar çıkarılınca ne kadar güzel. Teşekkürler bu yazınız için.
  • Misafir 26 Ekim 2018 Cuma 16:29
    isteyen dışarı çıksın avazı çıkana kadar bağırarak okusun niye herkesi mecbur kılacaksınız ki
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 09:40
    senin türklükle proplemin var belliki sen ülkeyi terketsen burası türkiye
Kalan karakter : 300