Bu cami Mescid-i Aksa ise ben de Marilyn Monroe'yum
GEÇEN Pazar günü, Miraç kandili idi ve TRT, kandil münasebetiyle Eyüpsultan Camii ile Kudüs'teki Mescid-i Aksa'dan müşterek bir canlı yayın yaptı.
Yayının ertesi günü önce Habertürk Gazetesi'nde, bir sonraki gün de diğer gazetelerde "Yayıncılık skandali" başlığıyla çıkan haberlerde, canlı yayın sırasında ekranda Mescid-i Aksa'dan çok Kubbetü's-Sahra'nın gösterildiği yazıldı.
Gazetelerdeki yorumlara TRT'nin cevabı hayli sert oldu. Yapılan açıklamada "haberlerde yalan yanlış bilgilere yer verildi" deniyor, "asıl habercilik skandalını, kandil yayınına skandal diyenlerin yaptıkları" söyleniyordu. TRT'ye göre, canlı yayın sırasında Mescid-i Aksa "kampüsündeki" tüm kutsal binaların dış görünüşleri ekrana yansımıştı ve bu binalar arasında dış görünüm açısından en fazla göze çarpanı Kubbetü's-Sahra olduğu için, bu binanın görüntüleri de kullanılmıştı.
Açıklamanın devamında çok daha kesin konuşuluyor ve "Gerek yazı ile, gerek söz ile, hiçbir şekilde Kubbetü's-Sahra'ya, Mescid-i Aksa Camii denilmemiştir" ifadesi yeralıyordu.
Burada önemli bir hatırlatma yapayım: Yukarıda, tırnak içerisine aldığım cümleler bendenize ait değildir, TRT'nin açıklamasından aynen nakledilmiştir, dolayısıyla tam bir "güzel Türkçe" nümunesi olan bu ifadeler, memleketimizin "resmî" yayın kuruluşunun tuhaf Türkçesi'ni yansıtmaktadır. Mescid-i Aksa ile Kubbetü's-Sahra'nın içerisinde bulunduğu ve bin küsur seneden buyana "Harem-i Şerîf" denen alandan islam tarihinde ilk defa "kampüs" diye bahsetmenin şerefi de, bu arada TRT'ye nasib olmaktadır.
Şimdi, meselenin asıl önemli tarafına gelelim:
Açık söylemek gerekirse, Mescid-i Aksa öyle âhım-şâhım bir yapı değildir, pek iyi resim vermez, üstelik konumu itibariyle fotoğraflanması da zordur. Aksa Camii'nin hemen karşısında yeralan, altın kaplı kubbesi asırlardan buyana pırıl pırıl parlayan ve alt kısmında Hazreti Muhammed'in Miraç'a çıkmadan önce namaz kıldığına inanılan "Hacer-i Muallâ-k"ın bulunduğu Kubbetü's-Sahra ise, Kudüs'ün hemen her tarafından görünen bir konumdadır. Dolayısıyla sadece Türk basını değil, dünya basını da Kudüs'ten ve Harem-i Şerif'-ten bahsedildiğinde Kubbetü's-Sahra'nın görüntülerini vermekte beis görmez ama bunu böyle yapıp karşısındakileri "yalancılıkla" suçlamak da ilk defa TRT'ye kısmet olmuştur.
Bu yazının üst tarafında, üzerinde TRT'nin logosunun yeraldığı bir resim görüyorsunuz. Resim, Miraç Kandili öncesinde, o gece yapılacak canlı yayın için TRT tarafından hazırlanan tanıtımın fotoğrafıdır ve üzerinde "Mescid-i Aksa ile Eyüpsultan Camii'nden Miraç Kandili Canlı Yayını" ibaresinin bulunduğu fotoğrafta yeralan altın kubbeli bina, Mescid-i Aksa değil, Kubbetü's-Sahra'dır!
Daha açık ifade edeyim: TRT sadece canlı yayınında değil, yayın öncesi tanıtımlarında bile Mescid-i Aksa niyetine Kubbetü's-Sahra Camii'ni göstermiş ve hatası yüzüne vurulunca da işin doğrusunu söyleyip yazanları "yalan yanlış bilgiler vermekle" suçlayıp bir de hiç sıkılmadan "habercilik skandalı" yaratmakla ithama kalkışmıştır.