Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ÇOK sevdiğiniz bir dostunuzun ve gayet yakın bir arkadaşınızın ayrıntıları 30 küsur seneden buyana ortaya çıkartılamamış bir cinayetle bağlantısı olduğu iddiasını okuduğunuzda ne hisedersiniz? Eminim önce sersemler, "Ne söylüyor bunlar?" der, iddiaları daha dikkatli şekilde yeniden okur, hele sözkonusu cinayeti işitmişliğiniz varsa, "Yuh!" çekersiniz. Bende de öyle oldu. Dostum ve arkadaşım Kenize Murad'ın isminin bundan tam 32 sene önceki David Holden cinayetine karıştırıldığını okuyunca önce şaşırdım, sonra iddiayı ortaya atan İngiliz gazeteci Harold Evans'ın yazdıklarını, daha doğrusu meramını bir türlü anlatamadığı ifadelerini tekrar okudum ve "Yuh!" dedim. Fransa'nın çok tanınmış gazetecisi ve romancısı Kenize Murad'ın, annesi tarafından Türkiye ile bağlantısı vardır. Babası Sacid Hüseyin, Kotwara Mihracesi'dir; annesi Selma Hanımsultan ise, Osmanlı padişahlarından Beşinci Murad'ın kızı Hadice Sultan'ın çocuğudur. Kenize, annesi Selma Hanımsultan'ın hüzünlü hayatını anlattığı "De la Part de la Princesse Morte" yani "Ölmüş Bir Prenses Tarafından" isimli eseri ile Fransız edebiyat tarihinin en çok okunan romanlarından olmuş, kitap "Saraydan Sürgüne" adıyla Türkiye'de de yayınlanmıştır. Hakkındaki son iddiaları, duymayanlar için özetleyeyim: Ortadoğu uzmanı olan İngiliz gazeteci David Holden, 7 Aralık 1977'de Kahire'de vurularak öldürüldü. Holden'ın bazı istihbarat teşkilâtları için çalıştığı da söyleniyordu ve cinayet o zamandan buyana esrarını muhafaza etti.

        TUTARSIZ AÇIKLAMALAR

        Holden cinayeti, geçtiğimiz günlerde şimdi 81 yaşında olan bir başka İngiliz gazetecinin, Harold Evans'ın yeni çıkan kitabıyla gündeme geldi. Evans, "My Paper Chase" isimli kitabında Holden'ı son gören kişinin Kenize Murad olduğunu söylüyor, maktulün son akşam yemeğini Amman'da Kenize ile yediğini, ertesi gün Kahire'ye gittiğini ve havaalanından çıkar çıkmaz da öldürüldüğünü yazıyordu.

        Yani, Holden ile konuşan son kişi Kenize Murad idi ve Kenize'nin cinayet ile bir bağlantısı olabilirdi!

        The Times gazetesi, geçenlerde kitabıyla ilgili olarak Harold Evans ile bir mülâkat yaptı. Evans bu defa Kenize Murad'ın cinayetle bağlantısı bulunduğunu söyleyemeyeceğini ama görüşmelerinin araştırılması gerektiğini iddia ediyordu!

        David Holden cinayeti, Ortadoğu'da muhabirlik yapmaya başladığım 1980'lerin başında bölgedeki hemen bütün yabancı basının dilindeydi.

        En yaygın senaryo, Holden'ın Saudi kraliyet ailesi hakkında yazmakta olduğu bir kitap yüzünden öldürtüldüğü yolundaydı. Holden, "The House of Saud", yani "Saudi Hanedanı" isimli kitabında Saudi sarayındaki yolsuzlukları, entrikaları, tehlikeli bağlantıları ve hattâ cinayetleri anlatacaktı ve ölümü de, hepimizin o zamanki kanaatine göre bu yüzden oldu.

        "BUNAK"IN KİBARCASI

        Holden'in öldürülmesiyle yarım kalan "The House of Saud"u arkadaşı Richard Johns tamamladı; kitap 1982'de yayınlandı ve başta Saudi Arabistan olmak üzere birçok Arap ülkesinde hemen yasaklandı. Bu yasak, yayını üzerinden 27 sene geçmiş olmasına rağmen, bazı memleketlerde hâlâ devam ediyor.

        Hepimiz, kitabı çıkar çıkmaz okumuş, içerisinde anlatılanların normal yollarla elde edilecek bilgiler olmadığını farkedip Holden'in bazı karanlık bağlantılarının bulunduğunu farketmiş ve "Mutlaka bu yüzden öldürülmüştür" demiştik.

        Şimdi, bir zamanlar çok etkili olan ve bugün 81 yaşında bulunan bir İngiliz gazeteci, Holden'in öldürülmesinin üzerinden 32 sene geçmesinden sonra, cinayete Kenize Murad'ın ismini karıştırıyor.

        Kenize, hakkındaki iddialara dün cevap verdi ve Harold Evans'a asaletinin gerektirdiği nezaket içerisinde "Bunak" dedi.

        Anlatacaklarını ve yapacağı diğer açıklamaları sizlere de aktaracağım...

        Diğer Yazılar