Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Amerika’nın eski başkanlarından “Baba” George Bush dünyadan ayrıldı ve giderken çocuklarına devâsâ bir mirasın yanısıra bir de “kafatası muamması” bıraktı: Apaçiler’in 1909’da ölen efsanevî şefleri Geronimo’nun kafatası ile ilgili muammayı…

        Önce, bilmeyenler için Geronimo’nun kim olduğunu anlatayım:

        Kızılderili tarihinin en önemli liderlerinden olan Geronimo,1829’da, bugünün Arizona’sında doğdu. Apaçiler’in Çirikahua kabilesine mensuptu, asıl adı Goyatlay idi ve “Esneyen Adam” demekti.

        1858’de annesi, karısı ve çocukları Apaçiler’i topraklarından sürmek isteyen Meksikalı askerlerin kurşunlarıyla gözlerinin önünde can verince önce Meksikalılarla, sonra onların yerini alan Amerikalılarla mücadeleye başladı. Savaşçılarıyla beraber Amerikan askerlerine senelerce saldırdı, büyük zararlar verdi ve her defasında ellerinden kurtulmayı başardı.

        Geronimo’nun mücadelesi 30 seneye yakın devam etti, 1886 Mart’ında General George Crook tarafından esir edildi ve Crook, Geronimo ile bir anlaşmaya vardı: Kızılderili şef ceza görmeyecek ama buna karşılık topraklarını bırakıp kabilesi ile beraber Florida’ya gidecekti.

        Büyük şef iki gün sonra General Crook’un elinden kaçmayı başardı ve birkaç ay boyunca askerlere saldırmaya yine devam ettti. O senenin Eylül’ünde tekrar yakalandı, kabilesiyle beraber önce Florida’ya, oradan Alabama’ya, nihayet Oklahoma’ya nakledildi ve Fort Sill’de bir çiftliğe kapatıldı. Vatanı olan Arizona’yı artık bir daha göremeyecekti…

        Apaçi şefinin bu tarihten sonraki hayatı kaderine teslim olmuş saygıdeğer bir mahkûmun hüzün içerisindeki son günleri idi. İleri yaşına rağmen tekrar evlendi, yeniden çoluk-çocuğa karıştı, atalarının tabiat kuvvetlerine başeymeye dayanan eski dinini de terketti ve Hristiyan olup Reformist Kilisesi’ne katıldı.

        Bir zamanlar Amerikan ordusuna kök söktüren savaşçı, artık Amerikalılar için mükemmel bir reklâm malzemesi olmuştu. Yüzyılın başında St. Louis’de yapılan dünya fuarına katıldı, fuarı ziyaret eden yüzbinlerce kişiye geleneksel giysileri içinde poz verdi, 1905’te de Başkan Theodore Roosvelt’in yemin töreninde hazır bulundu.

        Geçimini fotoğraflarını ve ailesiyle beraber yaptığı elişlerini satarak kazanıyordu…

        Geronimo, hayata 1909’da veda ettiğinde 80 yaşındaydı, Fort Sill’de kapatıldığı çiftliğin hemen dışındaki mezarlığa defnedildi ve duasını da bir papaz yaptı!

        MASONİK ÖRGÜT BENZERİ KLÜP…

        Apaçiler’in büyük şefi Geronimo ile Bush ailesinin kaderleri işte bu tariten sonra kesişti…

        Yale Üniversitesi’nin öğrencilerinden olan William Russell ve 14 arkadaşı 1832 Aralık’ında “Skull and Bones” yani “Kurukafa ve Kemikler” isimli, sadece Yale talebesinin üye olabildiği bir gençlik klübü kurmuşlardı ve klüp söylentilere göre zamanla dünyanın en gizli ve en etkili gruplarından olacaktı.

        “Kurukafa ve Kemikler Klübü”nün üyelerine “kemikadam” deniyordu, her biri eski Yunan ve Roma mitolojisindeki bir kahramanın adını taşıyordu, temelde “kardeşlik” ve “birlik” düşünceleri yatmadaydı ama birlikğin kendine mahsus kuralları vardı: Üniversiteyi bitirip hayata atılan “kemikadam” klübün diğer üyeleriyle temasını hiçbir zaman kesmeyecekti. Üyelerden birinin sıkıntıya düşmesi halinde ötekiler hemen yardıma koşacaklardı ve en önemlisi, bir kemikadam sahip olduğu gücü diğer üyelerle mutlaka paylaşacaktı!

        Yani, ortada Yale Üniversitesi’ne mahsus masonik teşkilâtı andıran bir örgüt mevcuttu.

        Yale mezunu birçok Amerikalı, öğrencilik senelerinde klübe üye olmuşlardı: Kendi adını taşıyan bankanın kurucusu Morgan Stanley, Zapata Petrol’ün başkanı Richard Gow, New York Times gazetesinin meşhur genel yayın müdürü Amory Howe Bradford, “Fortune” dergisinin editörü ve “500’ler listesi”nin mucidi Russel Davenport ile New York Trust Company, Union Pasific, Boeing ve Time gruplarının başkanı Artemus Gates, ve Bush ailesinin birçok mensubu gençliklerinde birer “kemikadam” idiler.

        MEZARI AÇIP ÇALDILAR!

        Geçen gün ölen “Baba” Bush’un babası Prescott Bush da ailesinin hemen her erkek mensubu gibi Yale’de okumuş, üniversitenin esrarı dillere destan klübü “Kurukafa ve Kemikler”e üye olmuş, zamanla klübün liderliğine yükselmişti…

        Yale’de bugün “Büyük Kemikadam” diye bilinen Prescott Bush, üniversiteden 1917’de mezun olmasının ardından klübe unutulmayacak bir hediye vermek istedi: 1918 Mayıs’ında beş arkadaşıyla beraber Geronimo’nun Fort Sill’deki mezarını açtı; kafatasını, birkaç kemiğini ve mezara onunla beraber gömülmüş olan bazı eşyaları alıp klübün New Haven’deki “Mezar” denilen penceresiz merkezine taşıdı.

        Kurukafanın alın kısmında küçük bir deri parçası, şakaklarda da bir tutam saç kalmıştı. “Dede” Bush deri ile saçı hemen o gece asitle yakıp kurukafayı tertemiz etti ve bu “hediye” New Haven’deki “Mezar”da seneler boyu saklandı…

        Prescott Sheldon Bush, 1972’de 77 yaşında öldüğünde çok zengin bir banker ve etkili bir senatördü ama Geronimo konusunda hiç konuşmadı, mezarın açılmasının sırrını kendisiyle beraber götürdü.

        Üyeler klübün “Mezar” dedikelri merkezinde her perşembe ve pazar gecesi toplanıyorlar, üniformalar giyilip geleneksel seremoniler yapılıyor, Geronimo’ya ait olduğu söylenen kurukafa ile kemikler de bu sırada salonun ortasına getirilmiş bulunuyor.

        APAÇİLER KAFATASININ PEŞİNDE…

        Büyük şeflerinin mezarının soyulduğunu öğrenen Apaçiler, Geronimo’nun kellesini her yerde aradılar bir delil bulmaları için aradan tam 65 yıl geçmesi gerekti…

        1983 sonbaharında Arizona’da toplanan Apaçi şefleri uzun araştırmaların neticesinde mezarı açan öğrencinin Prescott Bush olduğunu öğrenince kurukafanın geri alınması mücadelesini yürütmesi için San Carlos Apaçileri’nin şefi Ned Anderson’u görevlendirdiler.

        Apaçilerin kanıtı, klübün âyin salonunda gizlice çekilmiş bir fotoğraftı ve camekân içerisinde muhafaza edilen kurukafay ile kemikler resimde açıkça görünüyordu!

        Ned Anderson, 1986’de New York’ta birkaç defa “Baba"George Bush’un kardeşi Jonathan ile buluştu ve kurukafa ile mezardan çalınanların iadesini istedi. Jonathan ise fotoğraftaki kurukafanın Geronimo’ya değil, kızılderili bir çocuğa ait olduğunu iddia etti..

        Bush ailesinden hayır gelmediğini gören kızılderililer bu defa FBI’yı devreye sokmaya çalıştılar ama federal polis şikâyete pek sıcak bakmadı. Apaçiler’in ellerindeki bütün delilleri kendilerine verip şikâyetlerini geri almaları halinde iddiaları araştıracaklarını söylediler; Anderson pazarlığı reddetti, o sırada başkan olan “Baba” Bush’a ulaşmaya çalıştıysa da Başkan görüşme taleplerini devamlı geri çevirdi ve yine Yale mezunu olan “Oğul” Bush da görüşmeye yanaşmadı.

        Apaçiler kafatası Fort Sill’deki mezara dönene kadar efsanevî savaşçının ruhunun huzur bulamayacağına inandıkları için çalınan kurukafayı bulma mücadelelerine, “Kurukafa ve Kemikler” de gizli faaliyetlerine hâlâ devam ediyorlar…

        İşte, “Baba” Bush’un bir önceki nesilden devralıp ailesine miras bıraktığı büyük sır!

        Apaçiler’in büyük şefi Geronimo.

        “Baba” George Bush.

        “Skull and Bones”un, yani “Kurukafa ve Kemikler Klübü”nün logosu.

        Geronimo esaret senelerinde…

        Geronimo ile ailesinin Fort Sill’deki mezarları. “Dede” Bush’un 1918’de bu mezarı açarak Geronimo’nun kafatasını çaldığı iddia ediliyor.

        Diğer Yazılar