Sosyal medyayı kullanmadığım ve buralarda hesabım da bulunmadığı için, sanal âlemde cereyan eden ve beni de ilgilendiren tartışmalardan dostlarımın bilgilendirmeleri yahut okuyuculardan gelen sorular vasıtası ile haberdar olabiliyorum…

Şimdi de böyle oldu, Sultan Vahideddin’in imzası hakkında çıkan bir tartışmanın mevcudiyetini bazı okuyucularımın soruları sayesinde öğrenebildim.

Tartışmanın konusu, İstanbul’u terketmek isteyen son padişahın başka bir yere gönderilmesinin sağlanması için 16 Mayıs 1922’de İngiliz İşgal Birlikleri Kumandanı General Charles Harington’a yolladığı İngiliz Devleti’ne iltica mektubunun altındaki imzanın ona ait olmadığı ve dolayısı ile de mektubun “sahteliği” imiş…

Sultan Vahideddin’in sözkonusu mektubunun fotoğrafı General Harington’un 1940’da, ölümünden hemen önce yayınladığı “Tim Harington Looks Back” isimli hatıralarında yeralmış, bizdeki son dönem tarihi ile alâkalı yayınlarda da hep bu kitaptan alınarak kullanılmıştı.

General Harington, İstanbul’dan ayrılmak istediği haberini gönderen Sultan Vahideddin’e talebini yazılı şekilde yapması gerektiğini bildirdiğini, padişahın bunun üzerine kendisine iki mektup yolladığını ve “harikulâde belgeler” dediği bu mektupları çerçevelettirdiğini yazıyor ve hatıralarında sadece birinin metnini veriyordu.

Sosyal medyada şimdi, işte bu mektup tartışılıyor…

Profesör unvanı taşıyanı da, tarihi yeniden yazmaya hevesleneni de, bu işi şan-şöhret veya başka çeşit menfaat karşılığı yapanı da, nefret tarihçisi de, bilmeden ama devâsâ bir cahil cesareti ile uyduranı da klâvyenin başına geçmiş, ahkâm kesmekle meşgul! Mektubun altındaki imzanın Sultan Vahideddin’in başka belgelerdeki imzası ile alâkasını bulunmadığından tutun, metinde yeralan Milâdî tarihin padişah tarafından yazılmasının mümkün olamayacağına, zira o devirdeki yazışmalarda sadece Rumî tarihin kullanıldığına kadar türlü türlü bahaneler gösteriyorlar! “İsminin son harfi olan ‘nun’un ucunu diğer imzalarında olduğu gibi sağa doğru çekip ‘lâm’ın içerisine kadar uzatmamış” gibisinden “grafoloji”, yani yazı uzmanlığı hevesleri de işin cabası…

Varmak istedikleri netice, Vahideddin’in böyle bir mektup yazmadığını, dolayısı ile İngiliz generalin yayınladığı mektubun sahte olduğunu söylemek ve “Ortada bir İngiliz oyunu var! Padişahı karalamak için sahte belge imal etmişler” diyebilmek… Sanki şimdiye kadar Sultan Vahideddin’in elinden çıkmış imzalı tomarla resmî yahut özel belge görmüşler gibi, sahip olduklarını zannettikleri emsalsiz ama hayâlî tecrübeleri ile ahkâm kesiyorlar!

Sultan Vahideddin’in ailesine intikal eden şahsî evrakının tamamını elden geçirmiş ve arşivlerde bulunan yine ona ait belgeleri de mümkün olabildiğince inceleyip “Şahbaba”yı, yani hükümdarın biyografisini yazmış ve elinde hükümdara ait hayli evrak bulunan bir kişi olmak sıfatı ile söyleyeyim: General Harington’a 16 Mayıs 1922’de gönderilen mektuptaki imza, Sultan Vahideddin’indir!

Padişahın gençlik dönemindeki imzası tamamen farklıdır ama sonraki senelerde şekil olarak birbirine yakın iki ayrı imza kullanmış, bazı şahsî mektuplarının altına da imza yerine sadece “Mehmed Vahideddin”in ilk harfleri olan “Mim-Vav”, yani “M-V” koymuştur ve o devirde daha birçok devlet adamı resmî ve özel yazışmalarında farklı imzalar atmışlardır.

BELGELER BURADA; BUYURUN, BAKIN!

Burada, hükümdarın imzasını taşıyan dört ayrı belgenin görüntüsünü, imzalara dikkat çekebilmek için yanlarına kırmızı renkte oklar ilâvesi ile yayınlıyorum…

Osmanlı Arşivleri’nde İ.DUİT.163/31-1 numarada bulunan ve Mustafa Kemal Paşa’nın askerlikten istifasından sonra elinden alınmasına karar verilen nişan ve madalyalarının iadesi hakkındaki 4 Şubat 1920 tarihli “irade-i seniyye” olan ilk belgede, Sultan Vahideddin’in resmî yazışmalarda kullandığı imzasını görüyorsunuz.

İkinci belge, hükümdarın General Harington’a gönderdiği mâlûm mektuptur ve bu mektuptaki imzası bir önceki resmî yazıdakinden biraz farklıdır.

Üçüncü belgeyi, Sultan Vahideddin’in İngiliz generale gönderdiği mektubundaki imzasına “sahte” diyenlerin görüp öğrenebilmeleri için yayınlıyorum! Bu belge, Vahideddin, tahta geçmeden sekiz sene önce, Rumî takvimle 17, Milâdî takvimle de 30 Ekim 1910’da kızlarına gönderdiği bir mektubun son sahifesidir ve General Harington’a hitaben kaleme aldığı mektuptaki imzanın aynını atmıştır!

O devirde yazışmalarda Milâdî takvimin kullanılmadığı iddialarına gelince…

Bal gibi kullanılmıştır ve yine Sultan Vahideddin’in elyazısı ile olan yayınladığım dördüncü belge bunun böyle olduğunu göstermektedir!

Padişah, sürgününün son durağı olan İtalya’nın San Remo kasabasından küçük kızı Sabiha Sultan’a yazdığı bu kısa mektubunun tarihini “25 Mart 1924” şeklinde, yani Milâdî takvimle koymuş, mektubun altında da imza yerine bu defa “M-V” ibaresini kullanmayı tercih etmiştir.

Unutmayalım: Sultan Vahideddin’in bir İngiliz savaş gemisi ile memleketini terketmesi “Keşki böyle yapmasa idi” dedirten çok acı bir hadisedir ama maalesef doğrudur! Hatıralarında bizzat ve apaçık yazdığı bu hadiseyi üzerinden 97 sene geçtikten sonra uydurma söylentileri temel alan kendi tuhaf ideolojilerine dayanan yepyeni bir tarih yazma hevesi ile “Yok öyle değildi, o mektup düzmecedir, imza sahtedir, padişahı oyuna getirmişler, bizi yıllardan buyana sahte belge ile aldattılar” vesaire gibisinden beceriksizce kıvırmalarla başka taraflara çekme çabası ise sadece acz, zavallılık ve cehalet eseridir!

Kerameti kendilerinden menkul yeni bir tarih kurgulayıp hayallerindeki o tarihi mâlûm nefret sosuna bulayan ve benim “Şahbaba”da yazdıklarımı yalan-yanlış ilâvelerle maksatlarına âlet etmeyi âdet hâline getirenler şayet bu yayınladığım belgelere de lâf edip “İmzalardaki ‘mim’ eğik”, ‘dal’ fazla kıvrılmış, ‘nun’ yere uzanmış” gibisinden bahaneler bulmaya çalıştıkları takdirde ilmî, akademik ve ideolojik sefaletlerini göstermek maksadıyla daha dünya kadar belge yayınlayabilirim!

Sultan Vahideddin’in resmî belgelerdeki imzası: Mustafa Kemal Paşa’nın madalyalarının iadesi hakkındaki 4 Şubat 1920 tarihli irade (Osmanlı Arşivi, İ.DUİT.163/31-1).

Sultan Vahideddin’in 16 Kasım 1922’de İngiliz İşgal Kumandanı General Charles Harington’a gönderdiği ve İstanbul’dan ayrılmak istediğini yazdığı mektup.

Sultan Vahideddin’in 30 Ekim 1910’da kızlarına yazdığı mektubun son sahifesi. İmza, General Harington’a gönderdiği mektuptaki imza ile aynı.

Sultan Vahideddin’in kızı Sabiha Sultan’a 25 Mart 1924’te San Remo’dan yazdığı kısa mektup. Sâbık hükümdar burada Milâdî takvim ve imza yerine de “M-V” ibâresini kullanıyor.

Sultan Vahideddin gençlik senelerinde.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • aeferecep-k 5 gün önce Sizin tekrardan tarihin arka odası tv programina baslamaniz gerekli sosyal medyada herkes tarihçi olmus gençlik yanlış bilgilendiriliyor.
    CEVAPLA
  • canumut06 6 gün önce Kalemine sağlık hocam. Sonuçta General zaferini tescillemiş, Padişah'a boyun eğdirdiğinin daha büyük nişanesi mi var? Ancak Tarih tarih oldu. Böyle saçma tartışmalar ancak kafanın yüz sene önceden gittiğini kanıtlar. Tarih objektif olur takım tutar gibi padişah tutulmaz..
    CEVAPLA
  • hiberik 7 gün önce Kıymetli Murat Bardakçı , milletimizin yeni bir tartışma sayesinde duyduğu Nakibüleşraf müessesesi nedir bir ara neden itibar edilmemiştir Fatih Sultan Mehmet tarafından bir kalrrılmışmıdır nekadar güvenilirdir bu konularla alakalı uzman olarak belgelerle bilgilendirmenize ihtiyacımız var.
    CEVAPLA