Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

ABD Başkanı Joe Biden’ın 24 Nisan konuşmasında üzerimize soykırım çamurunu sıçratmasının ardından, günlerdir 1915 olaylarını tartışıyoruz.

Bugün, bu konuda bundan 40 sene kadar önce yaptığım bir mülâkatın ses kaydını yoruma girmeden yayınlıyorum...

Dinleyeceğiniz kayıtlarda konuşan kişi tehcirin mimarının, yani Sadrazam Talât Paşa’nın eşi Hayriye Talât Hanım...

1895’te bugün Yunanistan’ın sınırları içerisinde bulunan Yanya’da doğan Hayriye Talât Hanım, 10 Mart 1911’de sonraki senelerin “Talât Paşa”sı olan Talât Bey ile evlenmiş; kocasının Dahiliye Nazırlığı ve sadrazamlık yıllarında başta Ermeni tehciri olmak üzere hemen bütün önemli hadiselere şahitlik etmiş, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünü en yakından görmüş, üstelik Talât Paşa’nın, yani kocasının 19 Mart 1921’de Berlin’de bir Ermeni terorist tarafından şehid edilmesi gibi büyük bir felâketi de tatmıştı!

Hayatının sonuna kadar hep “İttihadçı” kalan Hayriye Talât Hanım, eski İttihadçılar’ın ve onların soyundan gelenlerin “hanımefendisi” idi. Meselâ, onu sık sık ziyarete gelen rahmetli Celâl Bayar, bu ziyaretlerinden birinde Hayriye Talât Hanım için bana “O, benim şefimin refikasıdır” demişti!

Uzun ama birbirinden acı hatıralarla dolu bir ömür süren Hayriye Talât Hanım 15 Ocak 1983’te, Şişli’deki evinde vefat etti...

Onunla, vefatından üç ay kadar önce, 1982 Eylül’ünde, birkaç gün boyunca ve tamamı saatler süren uzun bir mülâkat yapmış, mülâkatın bir bölümünü Milliyet Gazetesi’nde “Kocam Talât Paşa” başlığı ile bir haftalık dizi olarak yayınlamış ve ASALA terörünün bütün şiddetiyle hüküm sürdüğü o günlerde diasporadan hem mektupla, hem teleksle dünya kadar hakaret ve tehdit mesajları almıştım...

Rahmetli Hayriye Talât Hanım, Talât Paşa’ya ait olan ve altmış küsur sene boyunca itina ile muhafaza ettiği evrakı vefatından birkaç hafta önce, “Günün birinde neşredersin” diyerek bana vermişti...

Bu evrakı, Hayriye Talât Hanım’ın torunu olan dostum ve arkadaşım Ayşegül Bafralı’nın, içerisinde Paşa’nın tehcir edilen Ermeniler ile ilgili kayıtlarının yeraldığı ve babaannesi tarafından eski bir bavulun alt kısmına dikilmiş olan “kara kaplı defter”i bularak bana vermesinin ardından, ancak 2008’de kitap olarak yayınlayabildim...

Talât Paşa’nın hanımının hatırasını hürmetle yâdederken, onun ile 1982 Eylül’ünde, henüz yirmili yaşlarımda olduğum sırada yaptığım uzun mülâkatın bazı bölümlerini burada onun sesinden yayınlıyorum...

Hayriye Talât Hanım, ilk kayıtta Talât Paşa’nın tehcir öncesinde Ermeniler’in önde gelenlerine yaptığı uyarıları anlatıyor ve Doğu Anadolu’da yaşanan kanlı olayları naklediyor. İkinci kayıtta kocasının 19 Mart 1921’de Berlin’de Sogomon Tehliryan adındaki bir Ermeni terorist tarafında şehid edildiği günü ve hissiyatını; son kayıtta da Alman mahkemesinde apar-topar yapılan yargılamada dinlenen yalancı şahitleri ve katilin hemen serbest bırakılmasını hikâye ediyor.

Ses kayıtlarını dinlediğinizde hadiselerin üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen karşımızdaki cazgırların hiçbir şekilde değişmediklerini, hâlâ aynı olduklarını göreceksiniz...

Sadrazam Talât Paşa, eşi Hayriye Talât Hanım ile 1921’de Berlin’de.
Sadrazam Talât Paşa, eşi Hayriye Talât Hanım ile 1921’de Berlin’de.

Hayriye Talât Hanım, 1982 Ekim’inde, son günlerinde...
Hayriye Talât Hanım, 1982 Ekim’inde, son günlerinde...

“Ermeniler muhtariyet istediler, Paşa ‘Bunu aklınızdan çıkarın’ dedi”.

“Paşa vurulunca, Almanlar ‘Alman Devleti muazzam bir kara leke aldı’ dediler”.

“Katil beraat ettirildi ve mahkemeden çiçekler içerisinde çıktı!”.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!