Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

New York’taki yeniden inşa edilen Türkevi’nin geçen hafta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından yapılan açılışına Amerika’daki Ortodoks Başpiskoposu Elpidoforos’un da katılması hem Yunanistan’ı, hem de Kıbrıs’ın Rum tarafını ayağa kaldırdı.

Yunan ve Kıbrıs Rum Başbakanları açılış merasimine Cumhurbaşkanı Erdoğan ile beraber katılıp üstüne üstlük bir de kurdele kesen Elpidoforos’la programlanmış görüşmelerini önce cilve üstüne cilve yapıp iptal ettiler!

Ama, Ortodoks dünyasında hangi politikacı kilisede rütbe sahibi olan bir din adamını karşısına almaya cesaret edebilir ki?

Her iki başbakan da alamadı ve ertesi gün gidip Elpidoforos ile kuzu kuzu biraraya geldiler! Görüşmelerin öncesinde Başpiskopos Yunanistan’ı ve Kıbrıs’ın Rum tarafını sakinleştirici mesajlar gönderip “Ben o toplantıya barış için gittim...” gibisinden sözler etti ve bir gün önce kıyametleri kopartan başbakanların kendisi ile buluşmalarını sağladı.

BİRİ HARİÇ HEPSİ BURALARIN İNSANIDIR

New York’taki açılışın ardından gündeme gelen Elpidoforos hakkında basınımızda bir hayli yazı çıktı ve Başpiskopos’un Türk vatandaşı olması da gündeme geldi...

Ama, konunun önemli bir tarafından pek bahsedilmedi: Ortodoks Kilisesi’nin “Doğu’ya mahsus” bir müessese olmasından ve dolayısı ile Amerika’daki Ortodoks Başpiskoposları’nın da Amerikalı değil, bizim bu tarafların insanları olmalarından...

Başpiskopos Elpidoforos, Amerika’nun sekizinci Ortodoks başpiskoposudur ve ondan önceki bütün başpiskoposların biri hariç tamamı Amerika’ya buralardan gitmişlerdir...

1922’e tesis edilen Amerika Başpiskoposluğu’nda bu makama geçen ilk ruhanî olan Aleksandır Dimoğlu, Kadıköylü idi. Ondan sonra gelen ve 1948’de Fener Patriki seçilen Athenagoras, Yanya’da bir Osmanlı vatandaşı olarak doğmuştu. Onun ardından bu makama getirilen ama Amerika’ya gidemeden İstanbul’da bir kalp krizi neticesinde vefat eden Timeteos da aynı şekilde Osmanlı vatandaşı olarak Midilli’de dünyaya gelmişti. Bir sonraki Başpiskopos Mihail, Trakya’nın Maronya bölgesindendi. Amerika piskoposlarının en meşhuru olan Yakovos, Gökçeadalı bir Türk vatandaşıydı. Amerika doğumlu tek başpiskopos, Yakovos’un yerine gelen Spiridon idi. 1944’te Ohio’da dünyaya gelmiş, 1966’da Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nu bitirmişti. Bir sonraki Başpiskopos Dimitrios, Selânik’te doğmuştu ve şu andaki Başpiskopos Elpidoforos da Bakırköylü idi...

İşte, görüldüğü gibi Amerika’daki Ortodoks başpiskoposlarının biri haricinde tamamı Türkiye’de yahut daha önceki senelerde Osmanlı İmparatorluğu’nun vilâyetlerinde doğmuşlardı...

YAKOVOS DİYE BİR BAŞPİSKOPOS VARDI...

Amerikan Başpiskoposları arasında bizde kendinden en fazla bahsettireni, bu makamda 1959 ile 1996 arasında tam 37 sene boyunca kalan ve 1996’da Fener Patriki Bartholomeos’un baskısı neticesinde istifa etmek zorunda kalan Yakovos idi...

1959’da bir Yunan dergisine verdiği demeçte Türkiye aleyhinde sözler sarfettiği için vatandaşlıktan çıkartılan Gökçeada doğumlu ve asıl adı Dimitrius Kukuzis olan Yakovos, Patrikhane’nin Sinod Meclisi tarafından hemen o sene Amerika Başpiskoposu yapılmıştı...

Yakovos, Türkiye aleyhinde sözler söylemeye sonraki senelerde de devam etti, meselâ 1979 Eylül’ünde “Greek Forum International” isimli dergiye verdiği demeçte “İstanbul’un ve Küçük Asya’nın Türkler’e ait olduğunu sanmıyorum. Küçük Asya’da nehirler gibi Yunan kanı akıtılmıştır. Yunanlılar yüzyıllardır oralarda şehit edilmiştir. Bir zamanalar Yunanistan’a ait olan yerlerin tekrar Yunanistan’a döneceğine Allah’a inandığım gibi kaniyim. Nefes aldığım sürece ‘Tanrı Amerika’yı korusun, Tanrı Yunanistan’ı korusun, Tanrı Bizans hayalini korusun’ diye haykırmaktan geri kalmayacağım” demişti.

Bu sözleri eden ve 1969’da geldiği Türkiye’de “istenmeyen adam” ilân edilerek tekrar sınırdışına çıkartılan Başpiskopos Yakovos, Başbakan Turgut Özal’ın verdiği izinle 26 Ağustos 1985’te İstanbul’a geldi.

Meslekî bir hatıra olarak yazıyorum: Yakovos’u Yeşilköy’deki havaalanında karşılayıp demeç alan iki gazeteci vardı: Rahmetli Ufuk Güldemir ile ben... Başpiskopos bize gülücükler dağıtmış, Özal’ı yere-göğe koyamayan sözler etmiş, İstanbul’daki ruhanî temaslarının ardından da aile büyüklerinin mezarlarını ziyaret etmek için doğum yeri Gökçeada’ya gittikten sonra da Türkiye’den ayrılmıştı.

Ufuk’un ve benim o gün havaalanında Yakovos ile beraber çekilmiş fotoğrafımızı burada yayınlıyorum...

Türk basınını senelerce meşgul eden ve artık unutulup giden Yakovos, 2005’te Connecticut’ta vefat etti...

New York’ta geçen hafta bizim dışımızda yaşanan başpiskopos tartışmalarının temeli şudur: Türkiye’nin Başpiskopos Elpidoforos’u Newyork’taki Türkevi’nin açılışına davet etmesi millî politikaları bizim ak dediğimize kara demek üzerine kurulu olan Yunan ve Rum tarafını böyle hiddetlendirdiğine göre çok iyi bir iş yaptık demektir!

Başpiskopos Yakovos (sağda), Başbakan Turgut Özal’ın izni ile 26 Ağustos 1985’te İstanbul’a gelmiş ve ilk demecini havaalanında bana ve rahmetli Ufuk Güldemir’e vermişti (soldan birinci ve ikinci). Yakovas’ın yanında, Kadıköy Metropoliti Yovakim oturuyor.
Başpiskopos Yakovos (sağda), Başbakan Turgut Özal’ın izni ile 26 Ağustos 1985’te İstanbul’a gelmiş ve ilk demecini havaalanında bana ve rahmetli Ufuk Güldemir’e vermişti (soldan birinci ve ikinci). Yakovas’ın yanında, Kadıköy Metropoliti Yovakim oturuyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!