Köşe yazarının geleceği
Geçen gün, Ertuğrul Özkökyazdı: Dünya Editörler Forumu'nun Hamburg'daki son kongresinde açıklanan bir araştırmaya göre, önümüzdeki on yıl içerisinde "görüş bildiren" köşe yazarlarının önemi artacakmış.
Daha sonra başka köşe yazarları da konuyu ele aldılar ve geleceğin yazarının nasıl olması gerektiği üzerine derin düşüncelerini naklettiler.
Özkök'ün yazısını okuduktan sonra, Hamburg'da geçen hafta 6 ile 9 Ekim günleri arasında yapılan foruma kimlerin katıldığını ve nelerin konuşulduğunu merak ettim. Forumun internet sitesinde bu dört gün boyunca yapılıp edilenler, tartışılan konular ve gezilip görülen yerler, hattâ İranlı operacı Kiti Hüsrevî'nin açılış töreninde icra edeceği İran müziğinin klasik eserlerine varıncaya kadar herşey ayrıntılarıyla yazılıydı.
Kongreye dünyanın dört bir yanından yüzlerce editör katılmıştı. Üç gün boyunca mesleğin geleceğinin tartışıldığı ardarda toplantılar yapılmış, paneller tertiplenmiş, çalışma gruplarında fikir teatisinde bulunulmuş, son gün de kültürel mekânlarla sanayi tesisleri gezilmişti.
BİZİMKİLER NEREDE?
Panellere ve diğer meslekî toplantılara Danimarka'dan Brezilya'ya, Amerika'dan Hindistan'a, İran'dan Japonya'ya, Bangladeş'ten Brezilya'ya, Mısır'a, Polonya'ya ve Singapur'a varıncaya kadar, birbirlerinden binlerce kilometre uzaktaki ülkelerin editörleri katılmıştı. Bir masanın etrafında oturup mesleklerinin geleceği konusunda görüş teatisi yapmışlardı...
Forum'a bazı Türk gazetelerinin yazarları, editörleri ve yöneticileri de iştirak etmişlerdi ama çalışma gruplarında yahut konuşma yapanlar arasında hiçbir Türk gazeteci yoktu. Bizimkiler anlaşıldığı kadarı ile sadece dinlemiş, not almakla yetinmiş ve tanıdıkları diğer katılımcılarla mutlaka bol bol konuşmuşlardı ama her nedense kürsüye çıkmamışlardı!
Basının on yıllık gelecek tahminleri hakkındaki rapor ABD'de 1926'da kurulan ve bugün büyük bir global bir araştırma kuruluşu olan "McKinsey and Company" tarafından 2010'un Nisan'ı ile Ha-ziran'ı arasında dünyanın dört bir tarafındaki 525 editörün görüşü alınarak hazırlanmış ve foruma Eric Hazan tarafından sunulmuştu. Ertuğrul Özkök, rapora göre editörlerin "görüş bildiren köşe yazarlarının öneminin önümüzdeki on senede artacağını" düşündüklerini naklediyor.
SARIMSAKLI BAKLAVA
Şimdi, ben de bu rapor doğrultusunda bir "görüşümü" bildireyim: Aynı konuda birkaç seneden buyana yapılan araştırmalarda, gazeteciliğin artık ciddî şekilde uzmanlaşma gerektirdiği, geleceğin gazetecisinin muhabirinden köşe yazarına ve editörüne kadar bazı konularda mutlaka uzman olmasının şart olduğu söylenir.
Raporda önemlerinin artacağı ifade edilen "görüş sahibi" yazarlar, konularının uzmanı olan işte bu kişilerdir. Editörlerin kasdettikleri, bizde olduğu gibi herşeyi bilen, bir gün siyasetten yahut ekonomiden bahsedip ertesi gün mutlaka yazmış olmak için "Elimde kadehim, deniz kenarındayım. Martılar, sevgililerini çağırıyorlar. İşte aşk! Martı da âşık, yosun da, köpükleri sönen dalgalar da... Âââh Kezban, nerdesin?" cinsinden karamela mânileri karalayan ve başka ülkelerde pek varolmayan mevsimlik muharrirler ve muharrireler değildir.
Hele "Önceki gece bizim Satılmış'ın Etiler'de yeni açtığı füzyon mutfağına gittim. Çikolata soslu pırasa, nefisti. Sarımsaklı baklavaya bayıldım, ya lâhana turşulu dondurma? Vallahi mükemmeldi! Herşey çok güzeldi, ellerine sağlık Satılmış!" misâli satırlar döktürenlerin "kalıcı" olacağını söylemek, akıllarının ucundan dahi geçmez.