Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        MARMARA Bölgesi'nde bundan 12 sene önce büyük bir âfet yaşadığımızı unutmuştuk, Van'daki son depremden sonra mecburen tekrar hatırladık.

        Dolayısı ile senelerden buyana artık üzerinde durmadığımız çok önemli bir konu yeniden gündeme geldi: İstanbul'daki binaların güçlendirilmesi meselesi... Uzmanlar, sadece İstanbul ile çevresindeki elden geçirilmesi yahut yıkılıp yeniden yapılması gereken bina sayısının 2 milyon olduğunu söylediler...

        Bu sayı mesken, işyeri ve devlet dairesi olarak kullanılan binaların adedidir ve içerisinde İstanbul da depreme karşı güçlendirilmesi gereken tarihî eserler bulunmamaktadır!

        1999 depreminden sonra, Los Angeles'taki Paul Getty Müzesi ile Topkapı Sarayı arasında depremin muhtemel zararlarının en aza indirilmesi konusunda işbirliğine gidilmiş, Amerikalı müzeciler sarayın binaları ile depolarındaki eşyaların korunması ile ilgili raporlar hazırlamışlardı. Topkapı Sarayı Müzesi'nin o zamanki müdiresi Dr. Filiz Çağman, sarayda müzecilerin ve uzmanların katıldığı toplantılar düzenlemiş ve katılanlara muhtemel facialar Amerika uydularından alınan görüntülerin desteğinde teker teker ve ayrıntıları ile anlatılmıştı.

        MASRAFI CEBİNDEN VERMİŞ

        17 Ağustos depreminde çekilen acılar sonraki senelerde unutulduğu için işbirliği sona erdi ve sarayda bir-iki küçük güçlendirme çabasından sonra herşeyden vazgeçildi.

        Getty Müzesi'nin yaptığı önçalışmadan ve sarayda 1990'ların sonunda yapılan araştırmadan hareketle, Marmara Bölgesi'nde en az yedi büyüklüğünde bir deprem olması halinde 1500 küsur yaşındaki imparatorluklar başkentinde, yani İstanbul da yaşanacak tarihî eser facialarının birkaçını yazayım:

        Topkapı Sarayı'nın Marmara ya bakan tarafı çok büyük ihtimalle çökecek!

        Mecidiye Köşkü'nün yanındaki terasın alt kısmına dikkatli bir şekilde bakarsanız, üzerinde sarayın bir bölümünün inşa edildiği tepenin dışını fakat sadece yarısını çeviren bir istinad duvarı görürsünüz.

        Topkapı Sarayı 1766'da, Üçüncü Mustafa'nın iktidarı sırasında yaşanan büyük İstanbul depreminde çok büyük hasar görmüş ama hazine devam eden savaşlara sarfe-dildiği için ciddî bir tamirat yapılamamış ve duvarı depremden sekiz sene sonra, 1774'te tahta geçen Birinci Abdülhamid bütün masrafını cebinden vererek inşa ettirmişti. Ama padişahın da parası bittiği için duvar yarım kalmış ve inşaat aradan geçen neredeyse 250 sene boyunca bir türlü tamamlanamamıştı.

        Mühendisler ve deprem uzmanları, ileride yaşanacak olan şiddeti yediden büyük bir depremde yarım kalmış istinad duvarının dayanamayacağını ve sarayın denize bakan tarafının çökme ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyorlar.

        Tehlike altındaki bu kısımda hangi binalar mı var?

        HAZİNE GİDECEK, HAZİNE!

        En başta hazine ve daha başka mekânlar!..

        Sarayı sıklıkla ziyaret edenler, Filiz Çağman'ın müdürlüğü döneminde hazine dairesinde teşhir edilen eser sayısında gözle görülür bir azaltmaya gidildiğini görmüşler ve etrafta "Bu kadar az eserin bulunduğu yere hazine mi denir? Tahtları bile duvar aralıklarına yerleştirmişler... Turistlere ayıp oluyor!" diye konuşulduğunu işitmişlerdir.

        Eserlerin depolara kaldırılması depremden korumak, kırılmaz camların gerisine konan tahtların bir tarafa sıkıştırılması da muhtemel bir çökmede en az zararla kurtulmalarını sağlamak idi ama birileri anlamadılar ve bol bol konuştular...

        Aynı uygulama İlber Ortaylı'nın başkanlığı zamanında da devam etti ama tahsisat yokluğundan zemin güçlendirmesi yapılamadı...

        Saray, gelecekteki İstanbul depreminde zarar görecek tek tarihî mekân değil; başka yerler de var ve sadece birinin ismini vereyim:

        Temellerini, özellikle de son 70-80 sene içerisinde parçalayıp üzerine Haliç'e uzanan çirkin binalar diktiğimiz Süleymaniye Camii!...

        Diğer Yazılar