Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        AYLARDIR, hattâ senelerdir hayâl edilen bedelli askerliğin şartları nihayet belli oldu... Parasına güvenip bekleyenlere ve binbir bahane ile uzatmaları oynayıp kaçanlara müjdeler ama hayat gailesi yüzünden askerliğini şimdiye kadar yapamayanlara, yani hakikaten mazereti olanlara da hayırlı olsun!

        Türkiye, bu kararın uygulamaya geçmesi ve 460 bin kişinin bedel ödemesi ile beraber tarih boyunca varolmamış bir nesle sahip olacak: Tek bir gün olsun üniforma yahut postal giymemiş, selâma durmamış, iki bin küsur senedir devam eden bir uygulamanın ilk defa dışında tutulmuş, yani askerlik yapmamış bir nesle...

        Bizde askerliğin imparatorluk devrinde mecburî hale getirilmesinden sonra da silâh altına alınmamış dar bir çevre aslında vardı; İstanbul doğumlular askerlik yapmazlardı. Bu vazifeyi asırlar boyunca ifa etmemişlerdi ama tanınan ayrıcalık memleket çapında bir nesle değil, sadece payitaht sâkini olan erkeklere mahsustu.

        KLAVYE BAŞI YAPANLAR!

        Bu köşede bir fotoğraf yayınlıyorum: 1909 Mayıs'ının ilk günlerinde çekilmiş olan fotoğraf, İstanbul gençlerinin askerlikle ilk defa tanışmalarını gösteriyor. İkinci Abdülhamid tahttan indirilip yerini Sultan Reşad aldığı sırada zamanın güçlü adamı Sadrazam ve Harbiye Nâzırı Mahmud Şevket Paşa yeni hükümdarın tahta geçme törenleri sırasında İstanbullular'ın da askerlik yapmalarına karar vermiş, 2 bin 500 İstanbullu erkek orduya alınmıştı. Ama, 1883 ile 1887 arasında dünyaya gelmiş olan bu 2 bin 500 kişinin askerliği oldukça kısa sürmüş ve sadece bir hafta sonra terhis edilmişlerdi.

        1914'te Birinci Dünya Savaşı'na girişimizle beraber ilân edilen seferberlikte İstanbullular'ın ayrıcalığı kaldırıldı ve erkekler uzun yıllar, tâââ İstiklâl Savaşı'nın sonuna kadar cephelerde kaldılar.

        Bedelli meselesi halledildi, kanunun kapsamına girenlerden parası olanlar zil takıp oynamaya, olmayanlar da kara

        kara düşünmeye başladılar ya, birileri dünden itibaren yeni taleplerle ortalığa döküldüler: Etrafa aylar boyunca gece-gündüz "Bedelli de bedelli!" diye e-mailler gönderenlerin bir kısmı, dün Başbakan'ın bedelli askerlik şartlarını açıklamasından sonra klavyelerinin başına yeniden geçmişler, şimdi mesaj kutularımızı tekrar dolduruyorlar. Bedelli

        askerlikte yaş sınırı 30 değil 25 olmalıymış, zira 30 yaşın altındakileri bu haktan mahrum etmek eşitsizlik imiş!

        DİYECEK TEK SÖZ VAR!

        Başüstüne emriniz olur! İrade buyurun, askerliği sizler için tamamen kaldırsınlar yahut sadece bir-iki saatliğine silâh altına alıp "paşa" rütbesiyle terhis etsinler! Geride ne de olsa ailesini, çiftini, çubuğunu ve ocağını bırakıp askere gidecek daha yüzbinlerce gencimiz zaten var... Birilerinin bu işi vakti zamanında binbir zorlukla halledip dönmeleri yahut dönemeyerek can vermeleri "eşitliğe uygun", 30 yaş sınırının 25'e indirilmemesi ise "eşitsizlik", öyle mi?

        Türkçe'de hani "Buldu da bilmemnesini arıyor" diye gayet veciz bir ifade vardır ya...

        Ben, "Yaş sınırı 25 olsun" diye yaygara yapanlara söyleyecek bundan başka bir söz bulamıyorum!

        Diğer Yazılar