Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        MEMLEKETİN bütün dertleri bitti, her iş tıkırında, ne kadar meselemiz varsa hepsini hallettik, sıra nihayet Eurovision'a geldi ve önümüzdeki Mayıs'ta Bakü'de yapılacak olan yarışmaya gidecek ismi tartışıyoruz!

        Yok efendim TRT önceden bazı tanınmış isimlerle görüşmüşmüş ama hepsini bir kalemde silip Eurovision'a bu sene Can Bonomo adındaki genç müzisyeni göndermeye karar vermişmiş, bu nasıl oluyormuş, seçimi kimler hangi kıstaslara göre yapmışlarmış, vesaire, vesaire...

        Bugünün müzik dünyasında Eurovision nedir bilir misiniz?

        Hiçbirşey! Dünya müzik piyasasında artık önemli bir yeri olmaması, arayışlara ve yapımcılara hitap etmemesi yüzünden pek öyle ciddiye alınmayan ve yayın kuruluşlarının yıllık rutin faaliyeti haline gelmiş, birbirlerini ağırlamaktan ibaret olmuş sıradan bir yarışmadır!

        ESKİMİŞ ŞARTNAME

        Eurovision yarışmasının şartnamesine göz attığınız takdirde, musiki ile öyle derinlemesine değil, az buçuk bir alâkanız varsa bile eserler için gerekli formatın tâââ 1970'lerden kalma, eski model pop müzik standartları olduğunu görürsünüz. Bu format günümüzün müzik anlayışının bir hayli gerisindedir ve yapılan yarışmalar da dolayısı ile bir çeşit nostaljik bir toplantı olmaktan ileri gidememektedir. Eserlerin sadece melodileri ve ritimleri değil, tınıları bile birbirinin aynı gibidir.

        Daha önceki senelerde de yazmıştım: "Eurovision formatı" demek, bu yüzden zamanımızın müzik dünyasında ve müzik eserleri piyasasında "eskimiş ritm" ve "miadını doldurmuş melodi" demektir. Neredeyse otuz seneden buyana, yarışmada birinci olan yahut ilk derecelere giren parçaların hiçbiri dünya müzik listelerinde yer bulamamış, yarışmanın yapıldığı salonun dışına çıkıp "dünya eseri" hâline gelememiştir. ABBA'nın bundan çok seneler önce müzik piyasasını yerinden oynatan ve herkesin dilinde olan "Waterloo"suna benzer bir başka eser bir daha çıkmamıştır; çıkmaması da normaldir, zira yarışmacılar artık temsil ettikleri memleketin önemli müzisyenleri değil, genellikle amatör gruplarıdır!

        SMS YARIŞMASI OLDU

        Konunun bir başka boyutu daha var: Çeşitli ülkelerdeki yayın kuruluşlarının "kendir pişir kendin ye" misâli rutin faaliyeti hâline gelen ama formatını bile yenileyeme-yen Eurovision, şimdi her ne hikmetse iletişimdeki son teknolojiyi kullanıyor ve bu yöntem değişikliği "beste yarışması" olan Eurovision'u "SMS yarışması" şekline büründürüyor!

        Sebebi, yarışmanın eskisi gibi ses getirmediğini farkeden ve ortaya yeni birşey koymak gerektiğini düşünen organizasyon komitesinin oylama kurallarını değiştirmesi ve ulusal jürilerin yanına dinleyicilerin de SMS göndererek oylamaya katılmaları usûlünü benimsemesi... Bu konuda yapılan kampanyalar hem sonucu etkiliyor, hem de gönderilen milyonlarca SMS yarışmaya katılan ülkelerdeki cep telefonu şirketlerini de memnun ediyor!

        Yunanistan'ın en yüksek puanı mutlaka Kıbrıs'ın Rum tarafına, Rum tarafının da Yunanistan'a vermesi âdeti gibisinden işin siyasî boyutunu söylemeye zaten gerek bile yok! Yarışmaya geçen senelerde Ermenistan adına katılan ve "Şarkımı hayatını 1915'te kaybetmiş olan büyükannemin hatırasına ithaf ediyorum" diyen Eva Rivas'a bizim 12 puan bağışlamamız gibisinden tuhaflıkları izah etmek ise mümkün bile değil!

        Türkiye'yi Eurovision'da bu sene temsil edecek olan Can Bonomo'ya şans dilemek hepimizin görevidir ama yine de siz siz olun, Eurovision gibi bir organizasyonu pek öyle ciddiye alarak kendinizi paralamayın!

        Diğer Yazılar