Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        MİLLİ Eğitim Bakanlığı, Arapça'nın ilköğretimde ve liselerde seçmeli ders olmasına karar verdi. İngilizce, Almanca ve Fransızca'nın mecburi ders olarak öğretildiği okullarda seçmeli ders şeklinde alınabilen Çince, Japonca, İtalyanca, Rusça ve İspanyolca'nın yanında bundan böyle Arapça da öğretilecekmiş.

        "Arapça", "Arap alfabesi", "eski Türkçe" ve "Osmanlıca" kavramları bizde hep birbirleri ile karıştırılan kavramlardır ve "Arapça" dendiğinde, genellikle "yazı" ve dolayısı ile harf devrimi öncesinde kullanılan eski harflerimiz hatıra gelir; Arapça'nın Araplar tarafından konuşulan "dil" olduğu pek düşünülmez. İşin içinde üstelik devrimler ve laiklik meseleleri de girdiği için, Arapça bir yerde ideolojik boyut kazanır ve geniş bir çevrede "dil" değil, "eskiye dönüş" gibi algılanır.

        Bu dilin seçmeli ders haline getirilmesi, bundan böyle bilgi karmaşasının da ortadan kalkmasına herhalde yardımcı olacaktır.

        Arapça'nın seçmeli ders yapılması bence doğru ve yerinde bir karardır, zira bizimle sınırdaş olan memleketlerin ve daha 200 milyondan fazla kişinin konuştuğu bir dilin okullarda öğretilmesinde bir tuhaflık yoktur. Haritaya şöyle bir baktığınızda bile Arapça'nın bizim için Japonca'dan ve Çince'den daha önemli olduğunu hemen farkedersiniz.

        Arapça bundan böyle seçmeli ders olacak ama hangi Arapça?

        İKİ AYRI DİL GİBİ

        Yerel telâffuz değişikliklerini hattâ telâffuzdan da öte bölgesel farkları bir tarafa bırakalım: Bugün ortada iki ayrı Arapça mevcut gibidir: "Fusha" ve "Ammi"... "Fusha", temeli Kur'an'ın diline dayanan fasih, edebî Arapça demektir. Kitaplarda ve gazetelerde "fusha" kullanılır, TV haberleri de yine "fusha" iledir.

        "Ammi" ise, halk ve sokak dilidir, her Arap memleketine göre farklılıklar gösterir, hattâ birbirlerinden uzak diyarlarda yaşayan halkın birbirini anlamadığı bile olur.

        Arapların bugün rahatça anlayabildikleri tek bir "Ammi" vardır: Mısır Arapçası... Mısır 70 küsur seneden buyana güçlü bir şekilde ayakta duran sineması, radyosu, bütün Arap dinyasına gönderdiği öğretmenleri ve televizyonları sayesinde kendi "ammi"sini bir "Lingua Franca" yani "ortak dil" haline getirmiştir.

        "Fusha" ile "Ammi" arasındaki fark, işte buradadır: "Fusha" kurallara sıkı sıkıya bağlı ve sağlam eğitim gerektiren bir Arapçadır, yazılır ama önceden hazırlanmış konuşmalar ve nutuklar dışında konuşulmaz! "Ammi" ise konuşulur ama yazılmaz!

        Bizde, imparatorluk döneminde Arapça öğretimi konusunda asırlar boyunca büyük hatalar yapıldı. Tedrisat kupkuru gramer bilgilerine dayandığı için bu dili medrese mezunlarının çok azı okuyup anlayabildi ama neredeyse hiçbiri konuşamadı.

        Arapça öğretimindeki bu hataları, 19. asrın büyük tarihçisi ve hukuk âlimi Cevdet Paşa çok güzel ifade eder: "Tezâkir" isimli büyük eserinde "Talebeye medresede senelerce Arapça öğretiriz; Emsile, Bina, İzzî, Merah (bunlar, o zamanların bir çeşit gramer kitaplarıdır) okuturuz, senelerce kafa yorarlar ama herşeyi okuyup bitirdikten sonra karşılarına bir Arap çıkarsa apışıp kalır, söylediğini anlamaz ve tek kelime bile edemezler" diye yazar.

        LÂZIM AMA ZOR BİR İŞ

        Mısır'da bulunduğum sırada Türk arkadaşların anlattığı gerçek bir hadise vardı: İstanbul Üniversitesi'nin çok meşhur bir Arapça profesörü birkaç aylığına Kahire'ye gitmiş ve küçük bir daire kiralamış. Eşyalarını yerleştirdikten sonra acıkmış, alt kattaki bakkala inmiş, fasih bir Kur'an Arapçası ile "Eneeee uriiiduuu hubzuuun!", yani "Ekmek istiyorum" deyince bakkal kalakalmış ve avuçlarını yukarıya kaldırıp "Sadakallahu'l-aziîîîm" cevabını vermiş!

        Arapça'nın seçmeli ders olmasından sonra, şimdi yeni bir karara ihtiyaç var: Çocuklara hangi Arapça öğretilecek? Sınırlı ders saatlerine sıkıştırılmış ve hiçbir işe yaramayacak kupkuru gramer bilgileri mi, yoksa pratiğe dayalı günlük konuşma mı?

        Şayet "Fusha" öğretilecekse seneler boşa gider, zira bu Arapça'nın öğrencinin işine yarayıp yaramayacağı konusunu da bir tarafa bırakın, zaten öğretilemez, zira "fusha" seçmeli ders ile olacak bir iş değildir. Eğer ikinci seçenekte yani "Ammi" öğretiminde karar kılınacaksa, ortada bu defa bir başka mesele var: Günlük konuşma dilini kim öğretecek? Bu işi üniversitelerin Arap Dili ve Edebiyatı mezunları yapamazlar, zira "Ammi" onlara da öğretilmemiştir ve konuşamazlar...

        Anlayacağınız, Arapça öğretimi "lâzım" ama "zor" bir iştir!

        Diğer Yazılar