Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HATUNUN biri ekranda birşeyler gevelemiş, Fatih Sultan Mehmed'in cinsel tercihi hakkında aklına o anda geleni söyleyivermiş, ettiği haltın farkına sonradan varmış olacak ki lâflarını toparlamaya çalışmış ama sözlerini temizlemeye uğraştıkça daha da batmış...

        Okuyuculardan ve TV seyircilerinden birkaç günden buyana bu Fatih meselesi hakkında mesajlar geliyor, "Cevap versene!" diyorlar...

        "Elâlemin ağzı torba değil ki, büzesiniz" diyeceğim ama son senelerde İngilizler'in "İnsanlar bilmedikleri konular hakkında söz etmeseler dünya büyük bir sessizliğe bürünürdü" diyen atasözünü doğrularcasına ortaya atılan böylesine iddialar o kadar arttı ki, saçmalıkların önüne geçebilmek için ne ağızları büzmek kâfi gelir, ne de başka bir şey...

        KÜFREDİN, ENTEL OLUN!

        Günümüz Türkiyesi'nde çağdaş, modern, lâik ve entelektüel görünmek mi istiyorsunuz? Memleketin iftihar vesilesi olan ne varsa, hepsine birden küfredeceksiniz... Tarihimiz mi? "Baştan aşağı kan, acı ve ıstırap vermiştir" diyeceksiniz... Padişahlar mı? "Hepsi gayrimüslim ve çoğu Ermeni kadınlarından dünyaya gelmiş, Türklük ile alâkaları olmayan herifler" şeklinde bahsedeceksiniz... Harem mi? "Binbir rezaletin yaşandığı bir seks pazarı" olduğunu söyleyeceksiniz... Konu "Türk" kavramına geldiğinde de "Barbar bir Türk olarak kabul edilmekten utandığınızı, aslında zaten Türk olmadığınızı ve anadilinizi konuşup geleneklerinizi yaşamanın hasretini çektiğinizi" her vesile ile ifade edeceksiniz...

        Bütün bunları yaptığınız ve iki lâfın arasına "ötekileştirme", "paradigma", "maradigma"

        gibisinden yeni moda anlaşılmaz kelimeler de ilâve ettiğiniz takdirde artık belli bir çevreyi kendinize hayran bırakmış ve tam bir "entelektüel" olmuşşunuz demektir!

        Tarihe, kültüre ve âdetlere hakaretler yağdırmanın en kolay yolu, artık "Harem"i dile dolayıp çeşit çeşit, tuhaf tuhaf ve birbirinden garip iddialar ortaya atmaktan geçiyor. Günlerden buyana tartışılan "Fatih Sultan Mehmed ile Kazıklı Voyvoda'nın kardeşi" saçmalaması da, bu modanın son örneği...

        Bu gibi zavallılıklara cevap vermeye kalkışmak bile aslında seviyeyi yerlere serecek bir harekettir ama günlerden buyana mail gönderip "Fatih ile Radu" garabetinin neyin nesi olduğunu soran okuyucuların ve izleyicilerin hatırına kısa bir açıklama yapacağım:

        HİÇBİR ŞEY BİLMİYORUZ!

        Saray ve özellikle de harem hakkındaki genel kural, şudur: Padişahın "evi" olan haremde neler olduğu ve kimlerin neler yaşadığı hiçbir şekilde bilinmez! "Harem" sözünün mânâları arasında zaten

        "gizli", "saklı" ve "özel" kavramları da vardır ve padişahın tamamen hususî hayatı olan harem için bugüne kadar ortaya bir eser konmamış olmasını bir tarafa bırakın, en ufak bir bilgi kırıntısı bile yoktur! Ayrıntıları bugün de tamamen gizli olan özel hayat, o devirlerde çok daha derin bir esrar perdesine bürünmüştür; üstelik geçmiş asırlarda kapalı kapıların ardında yaşananları işitebilmek değil, düşünmeye kalkışmak bile büyük ayıptır...

        Dolayısı ile, bugüne kadar haremi konu alarak yazılmış olan kitapların tamamı hayalîdir, hepsi birer ucuz senaryodan ibarettir ve haremin binaları, duvarları, duvarlardaki işlemeleri ve pencerelerinin boyutları vesairesi yani "mimarî özellikleri" dışında ortada hiçbir bilgi yoktur.

        İş böyle olduğu halde, Fatih'in özel hayatı hakkında ortaya atılan ve hiçbir kaynakta geçmeyen iddialar, cühelâdan birinin entelektüel gözükmek uğruna tarihimizin en önemli isimlerinden birine hiç sıkılmadan lâf edebilme cür'etini kendisinde bulmasından ibarettir, o kadar!

        Fatih Sultan Mehmed'i konu alan bu geveleme ne ilktir, ne de son olacaktır. Basınımız tarih ile alâkası olmayanları tarih uzmanı, ekranda gözükmek aşkına 1400 senelik dinî kuralları kendilerine göre yorumlayanları "din âlimi" ve "sırra vâkıf oldukları" iddiası ile abuk subuk konuşanları da "araştırmacı-yazar" diye reklâm ettikçe daha neler neler geveleyeceklerini hep beraber göreceğiz...

        Diğer Yazılar