Son Dakika

Tribün toplumu

31.10.2018 - 02:43 | Güncelleme:

 

Gördüğüm kadarıyla bu ülkede insanın derdini anlatması giderek imkansızlaşıyor. Kulaklar kapalı, kalpler mühürlü, beyinler otomatik pilota bağlamış…

Ama olsun, ben yılmayacağım. Düşünmeyi çoktan unutmuşlar çoğunlukta olsa da, önyargılarına yenilmemiş, dinlemeyi bilen siz okurlarım varsınız.

Pazartesi günü okullarda dayağa koşulsuz ve çok sert bir şekilde karşı çıkmamız gerektiğini yazdım. Mezun olduğum okul olan İstanbul Erkek’te bir müdür yardımcısı iki öğrenciye tokat atmıştı ve haber bu şekilde verileceğine o tokadın gerekçesi haberin ana konusu oluyordu.

Yani "O tokat öğrenciler İzmir Marşı'nı okuduğu için geldi" deniyordu. "Atatürkçü öğrencileri, İslamcı bir öğretmen dövdü" formatındaydı haberler.

Muhalif medya işi büyütmeye çalışıyor, hükümete yakın medya ise susuyordu.

Araştırdım ve o müdür yardımcısının bırakın İzmir Marşı'ndan nefret ettiği için tokat atmasını, bilakis Atatürkçü görüşleriyle İstanbul Erkek camiasında tanınan bir öğretmen olduğunu öğrendim.

Dolayısıyla haberlerde söylendiği gibi siyasi saikle atılmış bir tokat yoktu ortada. Ama bunun öneminin de olmadığını, önemli olanın okullarda şiddet olduğunu ve kimden gelirse gelsin bunun üzerinde durmamız gerektiğini yazdım.

Dünden beri sanki o tokadı öğretmenin "İslamcı ideolojisine" bağlayanlar onlar değil de benmişim gibi öyle haberler yapıldı ki…

Yahu siz hayatı kafanızdaki şablonlarla açıklamak için yaşıyor, hiçbir şeyi anlamaya çalışmıyorsunuz. Gerçekler dile getirilince de çamur atıyorsunuz! Herkes kendi tribününe oynuyor. Karşı tarafa kulaklar sağır, gözler kör.

Tokat, İzmir Marşı için atılınca bir kesim, Mehter Marşı için atılırsa diğer kesim ayağa kalkıyor.

İşte en büyük meselemiz bu… Hayatın temel doğrularına yabancılaşma hali…

***

Gazeteciliğin geldiği son nokta: Okumadan yorum yapmak!

​Bu da bir tek Türkiye’de olur herhalde, Fatih Altaylı yazımı okumadan hakkında yorum yapmış. Benim ana fikrimi bana karşıymış gibi yazmış.

Elbette tokadın kimden ve hangi saikle geldiğinin önemi yok. Mühim olan hem okullarda hem özellikle kadınlara karşı tokat ve şiddeti engellemek.

​Ancak kendisinin bir yazıyı okumadan hakkında eleştiri yapacak kadar şiddet konusunda hassas hale gelmesine çok sevindim açıkçası. Altaylı’nın hem çocuklara hem kadınlara şiddet konusunda 2018 itibarıyla hassaslaşması şüphesiz bir kazanımdır.

​Zira Celal Şengör ve İlber Ortaylı ile yaptıkları bir programda, yatılı İngiliz okullarında eskiden atılan ağır dayağın terbiye için ne kadar faydalı olduğunu uzun uzun konuştuklarını hatırlıyorum. Okullarda dayağı öve öve göklere çıkaran bir programdı o.

***

Siyasi şov ve tutarlılık

Sevgili Didem Arslan’ın programında pazartesi akşamı 29 Ekim özel yayınının sonuna doğru Ersan Şen ile sert bir tartışma yaşadık. Şen’in hukukçu kimliğine saygı duymaya çalışıyorum ama Hollandalı Geert Wilders benzeri görüşlerini Atatürkçülük şemsiyesi altına öyle bir sokuyor ki, insan dayanamıyor.

​Sadece Kürt bir anne-babadan doğduğu için aşağılanan ve tehdit edilen Bekir Bozdağ’a yapılan ırkçılığı canlı yayında küçümsemeye kalkınca benim sigortalarım attı ve bu kadar Atatürkçülük lafı edip FETÖ karşıtlığı yapan kendisinin KPSS sorularını çalan FETÖ’cülerin avukatı olduğunu söyledim. Aynı şekilde FETÖ’den 7 yıl 8 ay hapis cezası alan Nuh Elmacıoğlu’nun da avukatlığını yaptığını hatırlatmak zorunda kaldım. Şen, 2015 yılında bütün Fetullahçı gazetelerde övülmüştü çünkü "KPSS sorularını çalmak örgütsel bir suç değildir" diye demeç vermişti bu gazetelere.

Normalde bir avukata aldığı davaları hatırlatmam. Böyle kişisel bir şeyi dile getirmek tarzım değildir. Elbette her sanığın savunma hakkı kutsaldır. Birçok profesyonel avukat var, son derece tutarlı bir şekilde "Biz herkesin savunmasını yaparız ve herkesin vekaletini alırız" diyorlar. Ama bu avukatlar ekranlara çıkıp siyasi şov yapmıyorlar. Böyle hukukçulara saygım sonsuz.

Fakat bir de ideolojik-siyasi kimliği olan ve belli davaları milyonlarca dolar da verilse almayan avukatlar var. O isimlere de tutarlı oldukları müddetçe saygı duyarım. Ersan Şen bunlardan biri olma iddiasında. Mesela Celal Ülgen de böyle.

​Her ikisi de 50 milyon dolar da verilse bir Abdullah Öcalan ya da Fetullah Gülen’in avukatlığını almazlar diye düşünüyorum. Nitekim Celal Ülgen bazı FETÖ’cü zenginlerin kendisine büyük paralar önerdiğini ve hepsini de reddettiğini açıkladı.

Ersan Şen ise ekranlarda FETÖ karşıtlığı bayraktarlığı yapıp sonra da FETÖ’cülerin avukatlığını alıyor. Bir yandan da Atatürkçülük ve milliyetçiliği kimseye bırakmıyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu denmez mi bu duruma?

***

Bu doğru mu Metin Feyzioğlu?

Program çıkışında Şen, kendini savunma gayretiyle konuşurken bu konuda niye sadece kendisini suçladığımı, herkesin, başta da Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun FETÖ’cülerin avukatlığını aldığını söyledi. Duyunca hayret ettim. FETÖ ile mücadele şampiyonluğunu kimseye kaptırmayan Atatürkçü Metin Feyzioğlu da alıyor mu bu davaları? Bu iddia karşısında Metin Feyzioğlu’na da köşem elbette açıktır.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 01 Kasım 2018 Perşembe 14:51
    Bence siz Fatih Altaylı nın ne demek istediğini anlamadınız ne gerek vardı adamın ideolojisini araştırmanıza diyor ve haklı bunu yazdıktan sonra şiddet kimden gelirse gelsin karşıyım demek komik oluyor
  • Misafir 01 Kasım 2018 Perşembe 14:35
    avukat deyince düşünmek lazım........
  • Misafir 01 Kasım 2018 Perşembe 12:36
    Ersan Şen'in davalarını hatırlatmaniz çok manidar.... Eşiniz ve sizin vaktinde bu malum örgütün en büyük fedaileri olduğunuzu belki balık hafızalılar unutabilir ama çok şükür balık hafızalı değiliz.
  • Misafir 31 Ekim 2018 Çarşamba 16:23
    Gazeteciler ve siyasetçiler neden hep aynı. Kim iktidardaysa ona yaranmaya(yanaşmaya) çalışıyorlar. Galiba işsiz kalmaktan korkuyorlar.
  • Misafir 31 Ekim 2018 Çarşamba 14:04
    Sayın Nagehan Alçı. Hem sizin hem de Fatih Altaylı'nın yazılarını hatırı sayılır süredir takip ediyorum. Fatih bey, orada ideolojinin öneminin olmadığından bahsetmiş. Sizin yazınızda ise ısrarla adamın ideolojisini belirttiğiniz görülüyor. Ortada bir eğitimci ve tokat var. Gerisinin ne önemi var ki? Israrla ocu onu yaptı bucu ise de bunu yapıyor gibi intikamcı duygularla yaklaşılmamasını hem size hem de sizin önünde herkese rica ediyorum. Saygılar
  • Misafir 31 Ekim 2018 Çarşamba 13:52
    LOL
  • Misafir 31 Ekim 2018 Çarşamba 12:22
    fatih altaylı önceki yazınızı okumamış, gözgezdirmiş...
  • Misafir 31 Ekim 2018 Çarşamba 12:19
    Bir kimse suçu ispat edilene kadar masumdur. Zamanında da Ergenekon sanıklarının avukatlığını yapan vicdanlı insanlara laf ediyordunuz. Şimdi utanıyor musunuz acaba? Gün gelir sizin de ihtiyacınız olur bu beğenmediğiniz avukatlara....
  • Misafir 31 Ekim 2018 Çarşamba 11:55
    Fatih altaylıylının yazısını okudum. Sizin yazınızı da okumuştum zaten direk yorum attım ya yanlış anladınız ya da okumadınız diye. Çünkü yazıyı okuyup böyle bir cıkarımda bulunacak kişi okur yazar olamaz. Güzel ülkemde en bilinen bir yazar böyle yapıyorsa başka ne yapmaz ki....
  • Misafir 31 Ekim 2018 Çarşamba 11:34
    Hislerimize tercüman oluyorsunuz. teşekkürler.......
  • Misafir 31 Ekim 2018 Çarşamba 10:09
    Çok güzel bir yazı olmuş, işte böyle canlı yayınlarda yanlışlar anlatılırsa, o kimseler canlı yayınların müdavimi olamazlar. Ersan Şen den başka ceza hukukçuları yokmu onların daha iyi anlatamıyacaklarını nerden biliyoruz.
Kalan karakter : 300