Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bodrum’dayım. Burada her geçen dakika insanların psikolojisi daha çok bozuluyor.

Bir yere gitmek için dün çocukları yarım saat kardeşim ve kuzenleri ile bıraktım. Beş dakika sonra telefonum çaldı. Hepsi avaz avaz ağlıyor. "Çabuk dön, burada da yangın çıktı, dumandan göz gözü görmüyor" diye feryat ediyorlar.

Bodrum yangınına yaklaşık 20 kilometre mesafedeyiz ve herkes diken üzerinde.

Meğer yakınlarda bir yerde biri mangal yakmış ve söndürmeye çalışırken etrafı sis basmış. Kısa sürede kontrol altına alındı ama benim onların yanına nasıl döndüğümü, ne kadar korktuğumu burada anlatmam çok zor.

Bu hadiseden birkaç saat sonra bu kez bir arkadaşım büyük bir telaş içinde aradı.

“Nagehan Çökertme Yangını Yeniköy Kemerköy Termik santraline doğru ilerliyormuş. Santral patlayabilir diyorlar. Neler oluyor? Bu gece İstanbul’a dönelim mi?” diye sordu.

Bu telefonun ardından aynı endişeyi dillendiren başka telefonlar da aldım.

Daha sonra bu yönde haberler medyaya ardı ardına düştü zaten.

Bodrum’da insanlar ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.

En az yangınlar kadar tehlikeli olan kitlelerin psikolojileri. Dev bir endişe bulutu giderek her yeri kaplıyor.

İnsanlar korkuyorlar. Neye inanacaklarını şaşırmış durumda bekliyorlar.

BAKAN PAKDEMİRLİ'YE TERMİK SANTRALİ SORDUM

Bu telefonların üzerine hemen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’yi aradım ve sordum.

Pazar akşamı sat 23.12’de Bakan Bey’in bana verdiği bilgiler şunlardı:

“Nagehan Hanım Çökertme’deki yangın sürüyor. Termik Santral ile yanan alan arasındaki mesafe an itibarıyla 17 km. Ancak rüzgar bizim lehimize, yangının tersine esiyor. Kontrol altına almaya çalışıyoruz. Alevlerin en azından sabaha kadar santrale ulaşma ihtimali yok. Kemerköy’deki arkadaşlarla temas halindeyiz.”

Pakdemirli daha sonra dedi ki:

“Bir yandan orman yangınlarını söndürmeye diğer yandan yerleşim yerlerine yetişmeye çalışıyoruz. Tablo hiç kolay değil. Yerleşim yerlerinde belediyeler ellerinden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyorlar ancak itfaiye teşkilatları böyle bir felakete göre yapılandırılmamış maalesef. Bu konuyu derhal ele alıp itfaiyelerin kapasiteleri ve konumlarını elden geçirmemiz şart.”

Bakan'a diğer ülkelerden önerilen uçakları da sordum. Yunanistan’ın uçak önerdiği, Türkiye’nin kabul etmediği yönünde sosyal medyada yer alan iddialara yönelik “Bunlar doğru değil, Yunanistan’dan gelen benim bilgim dahilinde bir teklif yok. Olsa elbette kabul ederiz. Ama birçok Avrupa ülkesinden var. Uygun olanları değerlendiriyoruz” dedi.

“Uygun olmayanlar hangileri” diye sorunca da mesela Çekya’nınkilerin kapasitesi küçük. 5 tonun altındaki uçaklar bizim için uygun değil” yanıtını verdi.

Yalnızca Bodrum değil, güneyde birçok yerde aynı anda yangınlar devam ediyor.

Hepimizin birlik olmaya ihtiyacı var. Provokatif haberler ve kabus senaryoları kol geziyor. Sağlıklı bir bilgi akışı hayati önemde.

Lütfen teyit edilmeyen hiçbir söylentiye itibar etmeyin. Soğukkanlılığımızı korumak hepimizin güvenliği için şart.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00