Son Dakika

“McKinsey” yeni sistemin hikayesine uymadı

07.10.2018 - 02:40 | Güncelleme:

 

‘Yeni Ekonomik Program’ kapsamında maliyetleri düşürmek ve gelirleri artırmak için kurulması öngörülen Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisi'nin çalışmaları için dünyanın önde gelen danışmanlık firması McKinsey ile anlaşma sağlanması tartışmaların odağına oturmuş, Meral Akşener’den Kemal Kılıçdaroğlu’na; ekonomi yazarı Uğur Gürses’ten, muhafazakar dindar mahallenin ağabeylerinden biri olarak kabul edilen Abdurrahman Dilipak’a kadar birçok kişi söz konusu ilişkiye olumsuz yaklaşmıştı. Kritik nokta, az önce de hatırlattığım gibi, itirazların sadece muhalefet cephesinden gelmemesi, AK Parti tabanının da kafasının karışmış olmasıydı. Düyunu Umumiye yakıştırmalarından, mandacılığa varana dek her negatif itham sıralandı. Buna rağmen korku dağları bekler fazında yaşayan kişiler dahi, konu aleyhinde sosyal medya paylaşımı yapmaktan geri durmadı.

Derken, cumartesi günü öğlen sularında başka bir şey oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek gördüğünde diskur ve tavır değiştirmekten çekinmediğini bir kez daha gösterdi. McKinsey meselesini ‘bitirirken’ aynen şunları söyledi: “Geçen bütün bakan arkadaşlarıma söyledim, bunlardan fikri danışmanlık hizmeti de almayacaksınız dedim. Hiç gerek yok, biz bize yeteriz.”

Doğruya doğru, McKinsey’den AB’ye ilk başvuru sürecinde, bankacılık ve özelleştirme alanında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesindeki 8 bankanın satış stratejileri için; ayrıca TRT'nin yeniden yapılandırılması konusunda, daha önce de defalarca hizmet alımı yapıldı.

Ama bu seferki farklıydı, ilk ilan ediliş anından itibaren bu kez kapsamın çok geniş olduğu hemen herkesin gözüne çarptı. FETÖ ve PKK ile mücadelenin gerçekleştiği, ülkeyi korumanın sadece fiziksel sınırları korumaktan ibaret olmadığının bilindiği, ‘devlet sırları’nın, devlet verilerinin güvenliği konusunun da ‘muhafaza’ya dahil olduğunun görüldüğü bir dönemde, ‘yapılandırma’ anlamına gelecek evsaflı bir ‘gözetim’ işinin ABD merkezli firmaya verilmesi pek tutarlı bir tutum gibi görünmüyordu. Zira, 16 Nisan referandumu sürecinde cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ‘daha yerli ve milli politikaları’ uygulamayı mümkün kılacağı vaadiyle yürütülen bir kampanya vardı ve bu kampanyanın hikayesi, ‘dış müdahalelere karşı korunaklı, bağımsız ve yerli bir devlet yapılanması’ kurmak için sistemin değişmesi gerektiğini vurguluyordu. McKinsey’in şartları ile yeni sistemin hikayesi arasındaki uyuşmazlık barizdi.

Peki nasıl oldu da anlaşma bu safhaya kadar gelebildi? Asıl çizgi ‘Biz bize yeteriz’ ise eğer, neden ilan edildi ve niyet anlaşması aşamasına kadar gelindi?

İlk akla gelen ‘Acaba Erdoğan yapılacak anlaşmanın detayları, McKinsey’in şartları hakkında yeterince bilgilendirilmedi mi?’ sorusu.

İkinci akla gelen ise, Erdoğan’ın küresel piyasalar açısından güvenilirlik testi anlamını taşıyan ve dış yatırım çekmeyi kolaylaştıran projenin mümkünlüğüne aklının yatması ama muhalefetiyle muhafazakarıyla her kesimden gelen majör tepki nedeniyle politika değiştirmeyi tercih etmesi olasılığı. Agoranın nabzının küresel taleplerden üstün tutulması her zaman iyi bir şey olmayabilir, o ayrı bir tartışmanın konusu. Ancak Erdoğan yapılan politikaların, seçilen yolların ‘yerlilik ve millilik’ düsturuyla çatışma görüntüsü vermesinden mütevellit tansiyon yükselişini ‘belirleyici’ ve ‘yön tayin edici’ bir faktör olarak görmüş olabilir. Bu ihtimalde söylenilecek olan bellidir: Erdoğan, sokakla, halkın hassasiyetleri ile senkronize olmakta hiç zorluk çekmeyen bir siyasetçi olarak; yerel seçim öncesi AK Parti tabanında kafa karışıklığına sebep olabilecek bir karamsarlığı önlemiştir.

BAHÇELİ’NİN ZOR GÜNÜ

Her hâlükârda bu politika değişikliğinden en büyük zararı Devlet Bahçeli görmüş oldu. Çünkü hiç beklenmedik biçimde, McKinsey meselesini Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’tan bile daha çok savunmuş olan tek siyasetçi, milliyetçiliği tartışma götürmeyecek kadar kesif olan Devlet Bahçeli’ydi. Anlaşmanın tutarlı, gerekli ve meşru olduğunu ispat etmeye çalışan çok sayıda tweet attı.

Anlaşmaya ilk itiraz eden siyasetçinin İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener olduğu düşünülürse, durumun vahameti daha net anlaşılır.

Ancak elbette Bahçeli mazurdur. Yaptığı her doğru ve yanlış, özünde tek bir hedefe yönelik: İttifakı ayakta tutmak. Erdoğan’ın McKinsey işini rafa kaldırdığı konuşmanın içeriğinde ‘Devlet Bahçeli’ye özel olarak teşekkür etmesi de Bahçeli’nin düştüğü kırılgan durumu tamir ve telafi etmeye yönelik bir jestti. Ama nasıl derler, olan oldu bir kere.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 10 Ekim 2018 Çarşamba 09:10
    "Biz bize yeteriz" :D
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 16:43
    Yeni sistemin uyduğu bir şey var mı ki?
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 08:31
    mckinsey imfnin hafifletilmişidir eger mckinsey ile calisinilmayacaksa imf ile gorusmelere baslamis demektir hukumet.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 08:17
    Saddce gelecek seçimde muhalefet malzeme yapmasın diye döndüler başka ne sebebi olacak?
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 15:57
    Doğruya doğru, McKinsey’den AB’ye ilk başvuru sürecinde, bankacılık ve özelleştirme alanında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesindeki 8 bankanın satış stratejileri için; ayrıca TRT'nin yeniden yapılandırılması konusunda, daha önce de defalarca hizmet alımı yapıldı. vay be neler olmuş haberimiz yok
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 22:10
    Kusura bakma! Size haber veremedik!
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 11:52
    yahu ne sistemi.adam ülkeye babasının malı gibi el koydu.gelecekte de ailem yönetecek diyor.hala sistem öyle böyle.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 05:34
    Maliye Bakanı çok fazla medya da gözüküyor. Bazı toplantılar basından uzak yapılabilirdi. Sürekli medyada görülmek tv programlarına katılmak yerine hedefe odaklanmalı ve medyadan bir süre uzak durmalıdır.
  • Misafir 08 Ekim 2018 Pazartesi 02:24
    soru şu: anlaşma imzalanmadan yeni sistemin hikayesine uyup uymayacağı düşünülemezmiydi?
  • Misafir 07 Ekim 2018 Pazar 19:55
    Nihal hanım daha uyanikmış, yorum yapmak için beklemiş. Anlaşma konusu aktüelken tongaya basıp yazmamış. Kankasi Salih Tuna`nin durumuna düşmedi.
  • Misafir 07 Ekim 2018 Pazar 14:44
    Bakan albayrak M.c. kinsey hahhında hic acıklama yapmadı. anlaşmayı o yapmıştı.
  • Misafir 09 Ekim 2018 Salı 08:32
    anlaşma iptalinde verilecek para da olur simdi
  • Misafir 07 Ekim 2018 Pazar 11:23
    MHP'de takke düştü, kel göründü.
  • Misafir 07 Ekim 2018 Pazar 15:18
    Cabuk degisiyorsunuz
  • Misafir 07 Ekim 2018 Pazar 11:07
    Meral Abla'ya selam olsun.Çok milliyetçi geçinenden daha milliyetçi olduğunu ispatlamıştır.Oyumu da kazanmıştır.
  • Misafir 07 Ekim 2018 Pazar 10:47
    Oyum Meral Abla'ya. Helal olsun ...
  • Misafir 07 Ekim 2018 Pazar 10:46
    Yeni sistem de bize uymuyor zaten !
Kalan karakter : 300