Parlayan hançerler
TÜRKİYE, PKK ile giriştiği çözüm sürecinde aksaklıklara rağmen sonuç alıyor almasına ama Suriye'nin kuzeyindeki hareketlilik, bıçak sırtında ilerleyen ilişkiler açısından taraflar arasındaki güvensizliği derinleştirecek gelişmelere sahne oluyor. Kadro değişikliği ve Cemil Bayık faktörü yeterince tartışma yaratmıştı. Bu tartışmaları takiben Suriye'nin kuzeyindeki çatışmalar ve PYD'nin birbiri ardına bayrak diktiği kentlerde gerilim, hatta çatışma başladı. PYD'nin son girişimleri hem Türk hem de Kürt tarafındaki çözüm süreci düşmanlarının imdadına yetişti(!) desek yeridir.
ABD gelişmeler karşısında endişe duyuyormuş. Suriye rejimine sürekli hayat öpücüğü veren ama muhaliflere tayin edici silah vermeyen, ondan çok daha önce sivil kayıpların önlenmesini sağlayacak "no fly zone" için de kapı duvar kesilen ABD, şimdi kaygılı. Bunu ifade etmek için ÖSO parçalanana kadar beklenmiş olması manidar.
O Özgür Suriye Ordusu ki içinden bilmem kaç tane grup çıktı. Suriye muhalefeti dağınık ve paramparça örgütlerden oluşuyor artık ve maalesef birbirleriyle savaşıyorlar. Misal, şu an PYD'nin silahlı kolu olarak savaşan YPG'den farklı olarak Telabyad'da ÖSO'dan kopan gruplarla çatışan Cephet El Ekrad'ın bizatihi kendisi de ÖSO'dan kopmuş olan Kürt gruplardan oluşmakta. El Ekrad'ın "Radikallerle savaşıyoruz ama ÖSO'nun içindeyiz" dediğini de belirtelim. Ahrar El Şam da ÖSO'dan koparak Selefilere yaklaştığı iddia edilen başka bir grup. Bu kalabalığa Irak Şam İslam devleti olarak anılan ISIS'i de ekleyin. El Kaide'ye bağlı El Nusra zaten var. Tam bir karmaşa.
*
İlginç olan, şimdi ÖSO'dan kopan ya da kopma evresine gelmiş gruplarla çarpışmaya girişmiş PYD'nin son bir yıl içinde Türkiye ile zıtlaşmamaya özen göstermesi, hatta ÖSO ile ittifaka bile yanaşması.
İlginç olan Barzani'ye yakın partilerin gruplarının yakın zamanlara kadar PYD gruplarına yüz vermemesi, arada net mesafe bulunması. Ancak anlaşılan odur ki, bölgede tarih boyunca kendi yapılarını kurmak için şans beklemiş Kürtler için konjonktürün teşvik ettiği şartlara direnmek zor. Nedir o şartlar? Esad'ın altın tepside ülkenin kuzeyini PYD'ye bırakması. ÖSO'nun yaşadığı bölünmeler sonucu ortaya çıkan boşluk. Gezi Parkı ile başlayan sürecin PKK militanlarının geri çekilmesini yavaşlatması, güçlü lider-güçlü Türkiye mottosuna yaslanan çözüm sürecinin taraflarından birinin "Ha düştü ha düşüyor" imajıyla şüyuu vukuundan beter bir atmosfer oluşturulması ve bunun da ister istemez PKK içindeki çözüm karşıtlarının elini güçlendirmesi. Mısır'da Mursi'ye yapılan darbenin dolaylı yoldan Suriye'deki "İhvan" ve "İhvan'a yakın" muhaliflerin de gözden çıkarılacağı okumasına yol açması. ÖSO'dan koparak ayrılan Suudi destekli radikal grupların Esad sonrasında iktidar olasılıklarının bulunmaması veya bulunsa bile bu olasılığın Kürtler açısından olumsuzlanması.
Bütün bu şartlar göz önünde bulundurulduğunda Resulayn sonrası Telabyad'a geçen PYD'nin Afrin ve Lazkiye'nin kuzeyinden Akdeniz'e açılacak bir koridor peşine düştüğü, Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ile anlaştığı iddiası hiç de yabana atılır gibi gelmiyor. Söz konusu iddia doğruysa Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi, elinde bulunan petrol rezervini Kerkük-Yumurtalık boru hattıyla bitmek üzere olan diğer hattı, yani Türkiye'yi by-pass ederek PYD'nin açtığı koridordan dünyaya pazarlama imkânı bulabiliyor.
Öte yandan şu an Kürt ulusalcısı odaklar tarafından yekpare Kürtlerin yaşadığı yerler gibi gösterilen kuzey Suriye'de Arapların ve Türkmenlerin yoğunlukta olduğu bölgeler var. En başta planlanan koridorun denize açılma yerinde Türkmenler yaşıyor. Bu durumun Türkmenleri tehdit ederken çeşitli Arap aşiretleri tarafından da memnuniyetle kabul edilmeyeceği bilinen gerçekler arasında. Ayrıca büyük devletler, küçük örgütler aracılığıyla çoktan oradaki "proxy" savaşının aktörü olmuş durumda.
Velhasılı PKK üzerinden PYD'yi iştahlandıranların ödeyeceği herhangi bir bedel yok, ama bölgedeki güç denklemlerine ve sosyolojiye uymayan kalkışmaların daha fazla Kürt kanı dökeceği de bir gerçek. Türkiye'de tüm sorunlara rağmen esmeye başlayan barış rüzgârlarını tersine çevirmesi de cabası.