Ünlü Cipriani restoranlarının patronu: Sakın Euro'ya geçmeyin!
10 milyon dolarlık yatırımla 2 hafta önce kapılarını açan Cipriani Restaurant, iş dünyasının akınına uğradı. “4-5 senedir İstanbul’a gelmek için fırsat kolluyorduk” diyen Cipriani Yönetim Kurulu Başkanı Arrigo Cipriani, İstanbul’daki restoranın şu an en yüksek ciroyu yapan Londra’yı geçeceğini umduğunu söylüyor ve şartını ekliyor: Sakın Euro’ya geçmeyin, Euro’ya geçenlerin işleri kötü gitti!
Dünyaca ünlü Cipriani restoranı İstanbul’da iki hafta önce sessiz sedasız Levent’te eski HSBC binasının altında açıldı. Palmali Holding Başkanı Mübariz Mansimov, açmaya gün saydığı 7 yıldızlı Edition Oteli’nin altına Guiseppe Cipriani’yi ikna ederek 10 milyon dolarlık bir yatırımla restoranı açmayı başardı. Restoran iki haftadır öğlen ve akşamları Türk iş dünyası tarafından tercih edilir oldu. Mustafa Koç, Güler Sabancı, Ferit Şahenk, Mustafa Taviloğlu benim gittiğimde gördüğüm patronlar arasında. Cipriani Yönetim Kurulu Başkanı Arrigo Cipriani’nin tüm masaları dolaşıp misafirleri ile bizzat ilgilenmesi dikkatimi çekti. İlerlemiş yaşına rağmen mutfaktan masalara tüm detaylarla yakından ilgilenen Bay Cipriani’ye göre restoranı öğlenleri özellikle bayanlar tercih ediyormuş. “İş toplantıları için özel bölümler hazırladık. Gözlerimi kapattığımda kendimi Venedik’te hissediyorum” diyen Cipriani Yönetim Kurulu Başkanı Arrigo Cipriani ile İstanbul’a yatırımlarını ve Cipriani markasının 80 yıllık başarısını konuştuk.
*Cipriani sonunda nasıl İstanbul’a geldi?
Çok fazla Türk müşterim ve dostum var. Son 15 yıldır neden Türkiye’de bir restoran açmıyorsunuz diye soruyorlar. İstanbul’da bir Cipriani açma fikri 4–5 yıldır var. Uygun ortağı arıyorduk. Oğlum sonunda arkadaşı Mübariz Mansimov ile bir mekân buldu ve sonunda açtık.
*Cipriani İstanbul için ne kadar yatırım yapıldı?
Yaklaşık 10 milyon dolara mal oldu ve 110 -120 kişiyi işe alacağız. I I Sessiz sedasız bir açılış yaptınız ancak restoranınızda şimdiden yer bulmak imkânsız. Türk müşterileri nasıl buldunuz? Pek bir fark yok müşterilerimiz her zaman nazik ve gözümü kapattığım zaman yine kendimi Venedik’te sanıyorum masaları da geziyorum, müşterilerle konuşuyorum çok güzel yorumlar alıyoruz herkes çok memnun.
BASİT LÜKS İŞİN SIRRI-ESAS MÜZİK İNSANLARIN GÜRÜLTÜSÜ
*Peki, bu işin sırrı nedir?
80 yıl evvel doğduğum gençliğimi geçirdiğim yeri terk etmek zorunda kaldım. Ve şunu biliyorum ki özgür olmadan hayat olmaz. Benim restoranımda özgürlük var. Bardakları zorla doldurmam ya da hiçbir şey için ısrarcı olmam. 100 kişiye sunduğunuz bu kalite ve memnuniyet insanlara yayılıyor. Başka bir deyişle bunun adı basit lüks evet basit lüks kesinlikle bu işin sırrı komplikasyonlara gerek yok. Örneğin müzik de yok esas müzik insanların güzel gürültüsü. Bir zamanlar müzik çalıyordu ben de dedim ki müziği kapatın esas olan insanların o güzel gürültüsü duyulsun. Yani Cipriani restoranlarında kural Noel gibi özel durumlar dışında müziğimiz yok. Burayı evinizin mutfağı gibi düşünün çünkü sizin evinizin mutfağı yani tratoria konseptini uyguluyoruz. Tratoria konsepti ufak çaplı aile restoranı tarzı işletmelerdir. Bende Cipriani’yi tratoria olarak görüyorum.
*Cipriani restoranları tüm dünyada çok lüks restoran zinciri olarak görülüyor. Sizin söylediğiniz bu fikre karşı bir mit mi?
Böyle bir şey söylemek çok mümkün değil çünkü burada pek çok kişi çalışıyor ve biz onlara maaş ödüyoruz dolayısıyla bunların karşılığını bir şekilde vermemiz lazım lüks ise şöyle söyleyebiliriz: karşılanabilinir lüks.
*Cipriani’de ortalama bir yemek ücreti ne kadar?
Bir öğün tam bir yemek 70 Euro civarında yani 140 -150 TL yapıyor. Bu da karşılanabilir bir lüks ödedikleri para karşılığını veriyor ki müşteriler geri geliyor.
*Global kriz ile birlikte ekonomik gerileme işlerinizi etkiledi mi?
Ekonomi her şeyi vurdu lüksü de lüks olmayan şeyleri de diğer ülkelere nazaran çok zarar gördük ve şuan şunu görebiliyorum bir toparlama dönemi başladı. Dünya çapında New York, Londra, Venedik, Hong Kong, Abu Dabi’de 13 tane restoranımız var. Londra iyi gidiyor New York iyi durumda ancak İtalya hâlâ yatay seyirde de toparlamayı gerçekleştiremedi. 2007’den bu yana yaklaşık yüzde 30’luk bir kayıp yaşadık. 2007 en iyi yılımızdı.
*En yüksek ciro yapan restoranınız hangisi?
Cipriani Londra ilk sırayı alıyor. Venedik’teki Harry’s Bar da iyi ama Umuyorum ki İstanbul Cipriani Londra’yı geçer. İtalya’yı geçeceği kesin. İstanbul’da insanlar mutlu İtalya’daki gibi krizden kötü etkilenmediniz. Euro’ya geçmediğiniz için şanlısınız. Sakın geçmeyin. İtalya’da işler Euro’ya geçince kötü gitmeye başladı.
Ciro beklentisini düşürüp 140 milyon $’a çektik
*Londra Cipriani neden C oldu?
İsmini değiştirmek zorunda kaldık çünkü bir dava vardı ve Cipriani oteli babam tarafından yapılmıştı bu otelin hisse satışları oldu ve satışlardan sonra davayı karşı taraf kazanınca ismini C LONDON olarak değiştirmek zorunda kaldım. Sadece Londra‘daki restoranın adı değişik geri kalan hepsi Cipriani.
*Cipriani’nin 2011 hedefleri projeleri neler?
140 milyonluk bir ciro beklentimiz var eğer dolar bazında konuşursak. Eskiden 200 civarındaydı ama bu sene beklentilerimizi biraz düşürdük.
*Peki, otel işletmeciliği ve otel sektörüne geçiş yapacak mısınız? Kendi felsefemizi otelciliğe adapte edebilirsek neden olmasın ancak otelcilik bizim felsefemize göre biraz daha farklı kalıyor onların telefon açış şekilleri bile hep aynıdır bizim felsefemiz biraz daha farklı. Aslında Los Angeles’ta torunlarımın açtığı bir otel var. 2011’de Moskova’da bir otel projesini hayata geçirmeyi planlıyoruz.