Son Dakika

‘Oxford, Harvard, MIT listeden düşsün’ diyen çıkar mı?

27.04.2018 - 03:45 | Güncelleme:

 

GÜNLERDİR devlet üniversitelerinin bölünmesini öngören yasa tasarısıyla ilgili tartışmalar sürüyor. Aralarında kökleri 1453 yılına dayanan İstanbul Üniversitesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün istediğiyle kurulan ve Cumhuriyet’in ilk üniversitelerinden Gazi Üniversitesi’nin de yer aldığı 10 üniversiteye, 3 üniversite daha eklendi.

Aralarında Anadolu Üniversitesi’nin de bulunduğu yeni üniversitelerin “bölünecekler listesine” alınmasıyla sayı da 13’e yükseldi. Üniversitelerinin “köklerinden” koparılarak parçalanmaya çalışıldığını söyleyen öğrenci, akademisyen ve mezunlar ise bu karardan geri dönülmesini istiyor, bunun için eylem yapıyor.

Ama seslerini duyan yok.

Bölünmenin gerekçeleri “Kontenjanlarının çok fazla olması, bölünen üniversitelerdeki meslek yüksekokullarının üniversiteyi kendi misyonundan uzaklaştıracak şekilde çoğalması” diye açıklanıyor.

Peki bu üniversiteler kendileri mi kontenjanlarını artırdı?

Bu kadar çok sayıda fakülte, yüksekokul, bölüm açılmasına “Ben açtım” diyerek mi karar verdi? Her dönemde başta milletvekilleri olmak üzere öğrenci kontenjanlarının artırılmasına, yeni üniversiteler kurulması taleplerine kim onay verdi?

Bu sağlıksız büyümeye, bilimsel üretkenliği olmayanların üniversitelere doldurulmasına, öğrenci sayılarının artmasına kim izin verdi?

Tüm bu hatalı kararların bedelinin üniversitelere çıkarılması ne kadar doğru?

Üstelik bölünecek üniversiteler listesinde yer alan İstanbul Üniversitesi ise dünyanın en prestijli sıralaması olan ARWU’da “dünyanın en iyi 500 üniversitesi” sıralamasına giren Türkiye’nin tek üniversitesi. 2 tıp fakültesinden biri Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, üniversiteden koparılıyor.

Bu bölünme İÜ’nün dünya sıralamasındaki yerini etkileyecek mi?

Sayfamızda da okuyacaksınız; Nobel’li mezunları Orhan Pamuk ile Prof. Dr. Aziz Sancar’dan üniversite “ek puan” almaya devam edecek ama Tıp gibi bir fakültenin koparılmasının sonuçları ne olacak? Yayın sayıları düşmeyecek mi?

Üniversitenin en büyük avantajı 2 Tıp Fakültesi’ne sahip olması. Çünkü en fazla yayın tıp alanında yapıldığı için makale sayısı yüksek oluyor. Şimdi bu yayınların kaynağı fakültelerden biri gidiyor.

401-500 bandından dünyanın en iyileri sıralamasına giren İÜ, bu sırasını koruyabilecek mi?

Türkiye’den de üniversiteleri sıralayan kuruluş olan URAP’ın başkanı Prof. Dr. Ural Akbulut bu soruya şöyle yanıt veriyor:

“İÜ, Türkiye’nin ilk üniversitesi. Prestiji yüksek. İstanbul Üniversitesi’nin adını dünyada herkes biliyor. Ama sağlıksız büyüdüğü de bir gerçek. Yayın sayısı geçen yıl 1242, öğretim görevlisi sayısı 2 bin 915. Akademisyen başına yaklaşık 0.4 yayın düşüyor. Aldığı atıf sayısı 816. Her yayına 1 atıf bile yok. Daha küçük olan Hacettepe’de 1679 hocadan çıkan yayın 1471. Ama aldığı atıf 1152. Bu rakamlar yayın yapmayan hocaların üniversiteye doldurulduğunu, İÜ’de sorun olduğunu gösteriyor. Üstelik yayınların çoğu etki değeri düşük dergilerde.

Peki bölündüğünde ne olacak? 2 Nobel’li mezunundan puan almaya devam edecek ama yayınlarını kaybedecek, sayı düşecek. Bin yayın şartı, Nobel’li mezunları olduğu için değerlendirmeye alınmasında kriter olmayacak. Ama listeye girebilir mi, aynı yeri koruyabilir mi, gelecek yıllarda göreceğiz. Yayın yapmayan hocaları ayıklarsa, yüksek etki gücü olan yayınlarda makale yayınlatabilirse o zaman yine listede kalabilir.”

Akbulut’un da söylediği gibi dünyanın en iyi 500’ü” arasına tek Türk üniversitesi olarak giren İstanbul Üniversitesi, bölünmeden sonra en iyiler liginde yer alabilecek mi, belli değil.

Dünya listelerindeki üniversitelerini bölüp listeden düşürmeyi göze alan başka bir ülke duydunuz mu?

Harvard, MIT, Oxford, Cambridge, Stanford, Yale için “listeden çıkması için” herhangi bir girişimde bulunan çıkabilir mi sizce?

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 30 Nisan 2018 Pazartesi 16:58
    Bir gün de ben yaptım demeyin, önünü arkasını düşünün. Siyasetçilerin eğitim-öğretim kurumlarının yakasından düşmesinin zamanı geldi de geçiyor.
  • Misafir 29 Nisan 2018 Pazar 15:45
    İstanbul,marmara istanbulda olmassa kimse ciddiye almaz,gazide öyle.bunu ögrencide ,hocalarda bilir.tıpları çıkar diger fakülteler vasattır
  • Misafir 27 Nisan 2018 Cuma 15:41
    OY HERŞEYDİR. GERİSİ HİKAYE
  • Misafir 27 Nisan 2018 Cuma 11:47
    bir istanbul üniversiteli olarak bu yapılanlardan utanç duyuyorum. Bu yazıyla konuyugündeme getrmeniz büyük isabet olmuş. Ama ne yazık ki "üniversiteme dokunma" diyen de pek çıkmadı.
Kalan karakter : 300