Dünyaca ünlü Pediatrist Dr. Harvey Karp tarafından geliştirilen The Happiest Baby Education Association’ın “The Happiest Baby on the Block - Mahallenin Mutlu Bebeği” eğitimleri yeni doğan bebeklerin dünyaya geldikten sonra, ilk haftalarda yaşadıkları zorlu adaptasyon dönemini rahatlıkla atlatmaları ve bu dönemi tüm ailenin mutlu geçirmesi için tüm dünyada ebeveynlere yol gösteriyor.
Ve ne mutlu ki Psikolojik Danışman ve Pozitif Ebeveynlik Uzmanı Tansu Oskay aracılığı ile artık Mahallenin En Mutlu Bebeği'nin sizin bebeğiniz olması mümkün çünkü artık bu eğitim Türkiye'ye geldi ve bizlere de ulaşıyor.
“Daha Az Ağlayan - Daha Çok Uyuyan Bebek” sloganı ile, ebeveynlerin özellikle doğum sonrası ilk 4 ay faydalanacağı bilgi ve uygulamalar, kolik tanımını açarak, sebepsiz ağlamaları anlamlandırıyor, ailenin bu anlamları fark etmesini sağlıyor. Bazı bebek bakım yöntemlerinin, işe yaramadığı dahi düşünülen çeşitli yaklaşımların nasıl deneneceğini ve bu denemelerde nasıl başarı sağlanacağını da anlatan program benim yıllardır söylediğim, "nasıl bir annesiniz" diye soranlara "doğal "Doğal, kendi halinde bir anneyim" dediğim yanıtı yani doğal ebeveynlik tarzına da büyük ölçüde katkıda bulunuyor, destekliyor. Aslına baktığınızda, yani eve bir bebek geldiğinde, aileler bu en yorgun, en deneyimsiz, en çaresiz oldukları dönemlerinde en çok desteğe ihtiyaç duyuyorlar. Onlara iyi gelecek en ufak bir şeye, ki bu bir fikir, bir öneri, bir ürün veya bir araç tavsiyesi bile olabilir, ona sıkı sıkı sarılıyorlar.
Ayrıca bizim bebeğimiz çok uslu olacak, ağlalmayacak psikolojisi ile hastaneden bebekleriyle evlerine dönen ebeveynlerin bebek ağladığında olumlu duygularını kaybetmeleri ile hayal kırıklıkları yaşadıkları da çok sık görülen yeni annenin "Ben şimdi ne yapacağım" diye ağladığı durumlara de neden oluyor.
Tüm bunları Mahallenin En Mutlu Bebeği konseptini ülkemize getiren uzman psikolog Tansu Oskay'a sordum bugün; özellikle pazar günlerine elimden geldiğince ülkemizin en değerli uzmanları ile yaptığım sohbetleri taşımak istiyorum, sizlerden gelen sorulara yanıt vermek istiyorum ve işte ilk konuğum Tansu Oskay ve Mahallenin En Mutlu Bebekleri...

■ Hayal mi mahallenin mutlu bebeği'?
Bebek bekleyen çiftler çok pozitif duygular içerisinde oluyorlar. Bu mutlu süreçte yaşayacakları doğumun, bir bebek sahibi olmanın güzelliklerinin, iyi anne-baba olma motivasyonunun yanında olumsuzlukları düşünmek dahi istemiyorlar doğal olarak. Ebeveynliğin en önemli adımı olan "Bağlanma Süreci" dediğimiz çocuk doğduğu andan itibaren anne ile kurduğu bağ ile başlayan, pozitif ebeveynlik yaklaşımı ile kısa sürede her iki ebeveyn ve bebek arasında sağlam bir ilişkinin temellerini atmaya, bebeğin güvende ve mutlu bir bebek olmasına yarayan süreç için aileleri bilgilendirmek faydalı oluyor. Bağlanma sürecinin sağlıklı şekilde geçirilmesini sağlayan bir eğitim şu an üzerinde çalıştığım. Örneğin bir bebeğin yeni doğduğu dönemde bütün gece uyumaması ve sürekli ağlaması, sakinleşmesi için bir yol bulamamak, açlığından, sütün yetmediğinden endişelenmek gibi faktörler, ebeveynlerin doğal ve pozitif geliştirmeyi hedeflediği ebeveynlik tarzına ulaşmalarında enerjilerini olumsuz etkilememesini ve hem annenin hem de bebeğin mutluluğunu bir anlamda garantiye alıyoruz.
■ Ben 3 çocukla gayet iyi biliyorum ama özellikle ilk aylarda, anne-babalar bebekle ilgili ne gibi sorunlarla karşılaşabiliyor?
Ağlamayı durdurma ve bebeğin daha uzun uyuması için ona yardım etme yolları anne-babaların ilk haftalarda en çok ihtiyaçları olan bilgi. Her yerde yazdığı ve söylendiği gibi bebekler ilk 3-4 ay kesinlikle bir beslenme ve uyku takvimine giremiyor. Bunun sebepleri hakkında daha bütünsel olan, yeni bir teoriden bahsediyorum. Yeni doğanlarda çok görülen kolik tanımını açıyor, başlarına büyük bir ihtimalle gelecek sebepsiz ağlama ataklarının anlamlarından bahsediyorum, aile altta yatan bu sebepleri ihtiyaç duydukları o ilk aylarda fark eder hale geliyor.
■ Eğitimin içeriğinde neler var, annelere ne noktada fayda üretiyorsun?
Aileler bu en yorgun, en deneyimsiz, en çaresiz oldukları dönemlerinde desteğe çok ihtiyaç duyuyorlar. Bazen inandıkları bir yöntem işe yaramıyor, moralleri bozuluyor. Ayrıca bizim bebeğimiz çok uslu olacak, ağlamayacak psikolojisi ile hastaneden bebekleriyle evlerine dönen ebeveynlerin bebek ağladığında da olumlu duygularını kaybediyor ve yine hayal kırıklığı yaşıyorlar. Eğitim bu sebeple aslında bir anlamda "Yeni Ebeveynin Hayatta Kalma Kılavuzu" niteliğinde.
■ Anne-baba olmak öğretilir mi sence?
Tabiiki... Anne-babalık öğrenilebilir bir beceri. Artık eski zamanlardaki gibi komşuda, mahallede, büyük ailede gözlemleyerek bebeği öğrenmiyor anne-babalar. Çoğu doğumdan sonra eve bebeği getirdiklerinde o yaşadığı şeyi ilk kez yaşamış oluyorlar. Bir bebeği ilk kucağa alışları oluyor. Ne yapacaklarını bilmiyorlar. Bebeklerini yatıştıramayan annelerin işi en zor oluyor. Sallıyor, bitki çayı veriyor, arabada gezdiriyorlar. Gaz damlaları kullanıyorlar. Ama bunların hiçbirine gerek yok. Birçok eski kabile ve eski kültürde, eski geleneklerini sürdüren ülkelerde kolik bebek olmaması nasıl açıklanıyor. İşte ben bunun yollarını anlatıyorum, işte ben bu noktada devreye giriyorum.
■ Bebeği sakinleştirme sanatı nedir?
Onu anlatırken örneğin sakinleşme refleksini anlatıyorum. Bu refleksi harekete geçirmek mükemmel bir kek yapmak gibi. Hem iyi malzemelere ihtiyacınız var, hem de doğru şekilde karıştırılması ve pişmesi gerekiyor. Bu malzemeler 5 S diye adlandırılan temel 5 unsur. Doğru şekilde doğru oranda, doğru zamanda uygulanmaları gerekiyor.
■ Anneler mutlu çocuklar büyütmeyi nasıl başaracak? Bunun sırrı ne?
Kesinlikle gaz maskesini önce ebeveynin takması doğru yaklaşım. Çünkü stres ebeveynden çocuğa geçer. Tabii mahallenin en mutlu bebeğini yetiştirmek, mahallenin mutlu ebeveyni olmayı gerektirdiği kadar, bebek mutlu huzurlu olmadıkça ebeveynin de pozitif kalması bir süre sonra zor. İki tarafı da uygun şekilde eğitim ve destekle beslemek en doğrusu.
■ Pozitif ebeveynlik konusu da çok önemli. Bir uzman olarak açıklar mısın?
Bütüncül, hümanist, ilişki odaklı, sıkı kurulmuş ilişkiler ile aktif iletişimi içinde bulunduran, demokratik, özgüveni, olumluluğu ve başarıyı besleyen, sorun yerine sonuç odaklı ebeveynlik tarzı diye tanımlayabilirim. Pozitif ebeveynlik, zorluklara ayaklarının dolanmasını, bunlara takılıp tökezlemeyi engelleyen bir durum. Anne babanın kendini daha etkin, verimli, pozitif hedef odaklı ve başarılı bir ebeveyn olarak hissetmesi.
■ Aile içi gelişimi, iletişimi sağlayan eğitimler ailelere ne gibi katkılar sağlıyor?
Günümüz ebeveyni özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için, destek birimi eski yaşam koşullarına göre daha az. Aile bireyleri farklı şehirlerde yaşayabiliyor. Anneler doğum sonrası izinlerinden sonra iş yaşamına dönmek durumundalarsa, işe dönmeden bebeklerinin programlarını oturtmak istiyorlar. Çalışma hayatına dönmeyip bebeklerini kendileri büyütecek olan anneler de ideal olanı araştırıyor, en doğruyu diğer tüm anneler gibi uygulamak istiyorlar. İnternetten, kitaplardan, tecrübeli kişilerden bilgiler alınıyor. Tüm anne-babaların bir zaman sonra kafaları karışabiliyor. İşte bu nedenle ben de tavsiye ediyorum. Anne-baba ve çocukların mutluluğunu garantiliyorlar bir anlamda da...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!