Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

FINDIKLI'da haftanın her günü açık olan Siemens Sanat, güncel sanata yer vermeye devam ediyor. Burada, nisan ayına kadar izleyebileceğiniz grup sergisi ise videonun disiplin olarak seçildiği "Uyku ve Gölge". Mürteza Fidan ve Melih Görgünün küratörlüğünü üstlendiği bu sergide, çeşitli kültürel kökenlerden gelen Türk ve yabancı sanatçılar, video ve video yerleştirmeleri aracılığıyla farklı durumları sorguluyorlar. Serginin küratörlerinden Mürteza Fidan, zifiri karanlığın yarattığı ''boşluğa'' karşın alacakaranlıktaki "gölgenin" görüntüyü oluşturmasından söz ederek, "Uyku, esrikliğin son aşamasında, gölgenin tekinsizliğinde ve gölgenin dönüşeceği şeyin, yani geleceğinde tamamlanmış olacak ideasını ebedileştirir. Gölge, öznenin imgelerle karşılaşmasının hakikatidir. Özne, ardı ardına gelen ayartmalara karşı, gölgenin yaratmış olduğu kuşku sayesinde direnebilmektedir'' diyor.

DURUM SORGULAMALARI
Neriman Polat'ın "Kafama Sıkar Giderim" videosuyla sergiyi gezmeye başlıyorum. Şehrin ve geçirdiği değişimlerin yaşamlara yansıması, melez estetikler, ataerkil sistem, sosyal adaletsizlik gibi birçok güncel konuyu mesele edinen sanatçının burada, "Ruhsal ve Bedensel Sağlığı Zarar Görmemiştir" gibi bilinen çalışmaları var. Polat, Türkiye'de maalesef sıkça karşılaştığımız kadına yönelik şiddete ve içine sıkışıp kaldığı çıkmazlara çarpıcı bir anlatımla işaret etmeye devam ediyor. Mekânın üst katına yayılan sergide Elif Öner'in "Balad" adlı video yerleştirmesine ait üç bölüm var karşımızda. Çalışmalarında zaman, mekân, sınır ve kent kavramlarını kurgulayan sanatçının "Stalker" videosunda, yavaş çekimle sunulan iki sokak köpeğinin hüzünlü takipleriyle düşsel bir anlatım sergileniyor. Bu kattaki en dikkat çekici videolardan birisi olan Hacer Kıroğlu'nun "İsimsiz" adlı işinde ise, sanatçının kendi bedenine uyguladığı zarar verici hareketin tekrarları karşısında gösterdiği direncin, aslında zayıflığının da göstergesi olduğunun altı çiziliyor.
Sorumluluk ve gücün kötüye kullanılması gibi konuları irdeleyen Dejan Kaludjerovic kitle iletişim, eğitim sistemleri ve aile ortamının toplumları etkileyiş halleriyle ilgileniyor. Projeksiyonla yere yansıtılan "Je Suis Malade" adlı videodaki ürpertici ezgiler tüm mekâna yayılarak tuhaf bir etki bırakıyor üzerimde: "Hayal kurmuyorum artık, Sigara içmiyorum artık, Geçmişim bile yok artık, Sensiz kirliyim, Sensiz çirkinim, Yatakhanedeki yetim gibiyim... "
Dejan Kaludjerovic, Hacer Kıroğlu, Elif Öner ve Neriman Polat’ı bir araya getiren bu sergi, insanların gündelik yaşam içinde kendi varoluşsal durumlarına dair sorgulamalarına ayna tutuyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!