Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Sıraselviler Caddesi üzerinde konumlanan Pilot Galeri, 70'li yılların popüler bir gece kulübünden sanat galerisine dönüştürülen sıradışı bir mekân. Güncel sanatı odak noktasına alan bu galeri, şimdilerde genç sanatçı İrem Tok'un "Rüzgarın Tersi" başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor.

        FARKLI BİR YOLCULUK

        Çalışmalarıyla ilk kez Outlet'te 2011'de açtığı "Gözden Kayıp" adlı sergisinde karşılaştığımız İrem Tok, yeni solosuyla karşımızda. Önceki sergisinden de çeşitli referanslar içeren "Rüzgarın Tersi", izleyici ile sanatçının iç dünyası arasında empati kurmanın yollarını arıyor. Sergide kimi zaman tekinsiz, kimi zaman ise dinginlik şeklinde algılanan hisler, sanatçının kişisel tecrübelerinden hepimizin gündelik yaşamda duyumsadığı hislere doğru genişliyor. İrem Tok'un çalışmaları günlük hayatın anlamsızlaşan ve mekanikleşen gidişatı içinde sessizlik alanları yaratarak, izleyici ile kolay kolay söze dökülemeyen, daha çok duygulanımlar üzerinden gerçekleşen bir temas kuruyor. Sanatçının çalışmaları tüm bu duygu halini, dışavuruma veya teknik bir ustalığa girişmeden elde edebiliyor.

        Pilot'un geniş alanına zekice yayılan sergi, farklı disiplinler aracılığıyla anlatımı güçlendiriyor. Sanatçının ürettiği video, heykel ve fotoğraflarda, bireyin belleğinde yaşadığı zaman yolculukları, iç hesaplaşmaları ve dünya üzerindeki varlığının geçiciliği irdeleniyor. Sakin bir atmosfer solutan "Rüzgarın Tersi"nde çalkantılı ruh hallerinin yansımaları da kimi işlerde okunabiliyor. Mekânın ortasında dönüp duran rüzgar gülü hem eserlere hem de zamana işaret ediyor. İnsanın doğa ile olan sonsuz çekişmesi ve harmonisinin de mesele edinildiği yapıtlarda, sanatçının direnci de teslimiyeti de aynı anda betimleniyor. Duvarda sunulan neonlu iş görselliğiyle öne çıkarken "Rüzgarı üflemek" adlı videodan yükselen sesler mekana yayılarak serginin bütünlüğünü destekliyor.

        SANATÇININ NOTLARINDAN...

        " Ormanda, dışarıdan izole bir mekanın içinde, gürültüden ve bana zamanı anımsatacak her şeyden uzak, Solaris okyanusunu izler gibi Stanberg gölünü izliyorum. Bazen sisli günlerde sis her yeri kaplıyor, her şey görünmez oluyor. Sanki bir bulutun içindeymiş ya da uzayda sürüklenen bir mekiğin içindeymiş gibi, dışarıda ne bir ses, ne bir hareket oluyor. Ve dışarıdaki dünyada hayat durduğunda zihinde hareket başlıyor.

        Aslında sabit bir noktadan fiziksel olarak uzaklaşıyor olsan bile aslında ona daha da fazla yakınlaşıyor olduğun hissi çarpıyor. Dünyadan ya da yaşadığın şehirden ne kadar uzaklaşırsan uzaklaş, yine içinde anılarınla, vicdanınla sürükleniyorsun o diğer yere. Ve onların tam kalbinde buluyorsun kendini..."

        Son 3 aydır bir konuk sanatçı programı kapsamında Münih'te, kent yaşamının gürültüsünden uzakta yaşarken sessizliği ve durağanlığı deneyimleyen İrem Tok'un, burada yaşadıklarından ve hissettiklerinden yola çıkarak oluşturduğu son sergisini 27 Nisan'a kadar izlemek mümkün.

        Diğer Yazılar