Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        SOSYAL ahlakın temel değerlerinden biri olan “ahde vefa”, verilen sözü yerine getirmek, sözünde durmak erdemidir.

        Ahde vefa, Ra’d Suresi’nin 19. ve 20. ayetlerine bakarsak, düşünen akıl sahiplerinin davranışı olarak görülmektedir. Bir bakıma ahde vefa, aklın gereği olmaktadır. Ahde vefa deyince Kuran, bize Allah’a verilen sözün yerine getirilmesi gerektiğini göstermektedir. Ayet şöyledir: “Hani kıyamet gününde, ‘Biz bundan habersizdik’ demeyesiniz diye, Rabb’in Âdem oğullarından, onların bellerinden nesillerini çıkardı, onları kendilerine şahittuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabb’iniz değilmiyim? Onlar da: Evet buna şahit olduk, dediler” (A’raf, 172).

        EĞİTİM ÇOK ÖNEMLİ

        Bizimkonumuz açısından bakınca şu çıkarımı yapabiliriz:

        Yüce Allah anne karnında yarattığı çocuğun ruhuna bu soruyu sormaktadır. Başka bir ifadeyle, anne karnında çocuğun ruhunu, doğduktan sonra Allah’ı bulabilecek bir şekilde programlamıştır.İşte bu programlama anında sorulan soruya verilen olumlu cevap “ahd”, yani Allah’a verdiğimiz “inanma sözü” oluyor. Doğup büyüdükten sonra verdiğimiz bu sözü, yani ruhumuzdaki programı yerine getirmemiz gerekiyor. Bunu yerine getirince “ahde vefa” denen değeri yerine getirmiş oluyoruz. İşte Ra’d Suresi’nin 20. ayetinde geçen “İşte bunlardır, Allah’a verdikleri sözü yerine getirenler” sözü, A’raf 172’deki ahdi yerine getirmeyi ifade etmektedir.

        Dünyaya geldikten sonra aldığı yanlış eğitimneticesinde insanın yanlış inanca sapması veya inkâr etmesi, ruhundaki programı, yani ahdi yerine getirmediği için ahde vefasızlık etmektedir. Rabb’ine vefasızlık edenin, insanlara verdiği sözde durması da çok zordur.Onun için “ahde vefa” verdiği sözde durma değerini, erdemini yaradılıştan insanın ruhuna yerleştirmiştir.

        “Benimahdime vefa gösterin ki ben de sizin ahdinize vefa göstereyim” (Bakara, 40). Yüce Allah’ın İsrailoğullarından aldığı ve onlara verdiği sözler nelerdir? Bu sorunun cevabını verebilmek içinMaide 12’ye gitmemiz gerekiyor. O ayette geçen namazı kılmak, zekâtı vermek, peygambere inanmak; onları desteklemek ve gönülden Allah’a borç vermektir. Bu amelleri yerine getirenler, Allah’ın ahdini yerine getirmiş olmaktadırlar. Peki Allah’ın onlara olan ahdi nedir? Ayetin devamında bu sorunun cevabı verilmektedir. Günahlarını örtecek, içinden ırmaklar akan cennetine koyacaktır. Yüce Allah’ın İsrailoğullarından aldığı sözün ilk ikisi “iman” ve “namaz”dır. Diğer üç madde de yardımlaşmayla ilgilidir. Maddelerin psikolojik boyutu iman, ibadet boyutu namaz, sosyal boyutu ise “zekât vermek”, peygamber ve fakirlere yardımetmektir. Böylece ahde vefa dediğimiz sosyal değerin içinde pek çok değerler yer almaktadır, diyebiliriz. Yüce Allah da şu sözü vermekte ve bu sözünü yerine getirmeyi kendine görev olarak yüklemektedir. Günahları affetmek ve ödüllendirmek. Maide 12 ve Bakara 40 ile anlıyoruzki, önce insan verdiği sözü yerine getirecektir. Ahitleşme ve karşılıklı vefanın ilkesi bu şekilde yerine getirilecektir. “Sözleştiğiniz zaman Allah’ın ahdini yerine getirin. Yeminleri, Allah’ı kendinize kefil göstererek pekiştirdikten sonra bozmayın. Doğrusu Allah, yaptığınızı bilir. Birmilletin diğer birmilletten daha çok olmasından dolayı, ipliğini iyice eğirip katladıktan sonra, örgüsünü bozan kadın g bi, aranızdaki yeminlerinize hile sokarak bozmayın. Şüphesiz, Allah onunla sizi deniyor ve aranızda anlaşmazlığa düştüğünüz şeyi kıyamet günü elbette size açıklayacaktır” (Nahl, 91-92).

        DEVLETLERİN ANLAŞMASI

        Bu ayetler Allah’a verilen sözden başlayarak, insanın insana,milletlerin milletlere verdiği söz ve yaptığı anlaşmalara kadar uzanmakta ve bunları sağlıklı yürütmenin gereğini ele almaktadır. Sözleşme ve yapılan anlaşmalar insanlar için çok önemli manevi, ahlaki ve toplumsal işlevler taşıması nedeniyle ilahi vahye konu olmuşlardır. Peki insanın Allah ile nasıl sözleşmesi olur? Allah bir tarafta, insan da bir tarafta sözleşme mi yapıyorlar? Bu durumun açıklamasını şöyle yapabiliriz:

        “3 kişinin gizli konuştuğu yerde 4’üncüsümutlaka Allah’tır. Az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlarmutlaka Allah, onlarla beraberdir” (Mücadele, 7). İnsanlar anlaşma yaparken Allahü Teala onların yanındadır. O da anlaşmaya her iki taraf adına taraf olmaktadır. O da anlaşmayı tasdik etmektedir. Bir bakıma her iki taraf Allah’a söz vermiş olmaktadırlar.

        ‘Yemininizi bozmayın’

        ALLAH’ a iman, O’ nunla yapılan bir sözleşmedir. Bu imanın getirdiği yükümlülükleri hayata geçirmek de ahde vefa olmaktadır. İman denen sözleşmeyi yerine getirmenin delili manevi, ahlaki ve toplumsal görevlerini yerine getirmek olacaktır. Rad 19 ve 20. ayetlere bakarsak, hakkı bilmenin, düşüncenin ve aklın gereği de Allah’ a verilen sözü yerine getirmekle başlar. Sonuç olarak diyebilirizki, insanın Allah’ a, kendine ve başkalarına verdiği tüm sözler bu ayetin kapsamına girmektedir. Yüce Allah bu tür yeminlerin bozulmamasını emretmektedir. İnsan, “Allah benim yaptığım herşeyi biliyor” inancındaysa, yeminini bozma ihtimali daha da düşmektedir. Yüce Allah bilmesini devreye sokarak, kulunun yeminini yerine getirmesini temin etmektedir. Yorumunu yapmakta olduğumuz Nahl 92’de ki “erbâ ” kelimesi “hem ekonomik gücü hem de teknolojik gücü ” ifade etmektedir. Bu kelime, Enfal 46’da geçen “rîh” yani “rüzgâr” kelimesinin ifade ettiği sosyal güç anlamınada gelmektedir.

        Ahde vefa, akıl işidir

        GÜÇLÜLÜK, sonuçta anlaşmayı, yemini bozmayı getirmemelidir. Bu açıdan bakınca sanki ayet yeni inmiş gibi gözükmekte, çağdaş milletlerarası ilişkileri gündeme getirmektedir. Çünkü güçlü toplumlar, kendilerinden güçsüz olan toplumlarla yaptıkları anlaşmalara sadık kalmamaktadır. Erdem, güçlünün güçlü ye sadakatinden öte, güçlünün güçsüze verdiği sözü, yaptığı anlaşmayı yerine getirmesidir. Ahde vefa ve yeminini yerine getirmek akıllı olmanın işaretidir. Aklı başında idarecilere sahip olan devletler ne kadar güçlü olur saolsunlar, yaptıkları yemini yerine getirirler.

        bayraktarb@htgazete.com.tr

        Diğer Yazılar