Herkes kendi yaptığından sorumludur
Kuran, "Sorumluluk şahsidir" prensibiyle hem dini, hem de hukuki alanda bir devrim yapmıştır. Geçmiş nesillerin yaptıklarından sorumlu olmadığımız gibi onların faziletlerini anarak bugünkü hayatı yaşamak da mümkün değildir.
TOPLUMLARI geri bırakan, çürüten, yozlaştıran, hayata ters düşüren, gelişmesini engelleyen en önemli konulardan birini yüce Allah şu ayette ele almaktadır:
"Onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz." (Bakara, 134).
Ayetin analizinden şu sonuçlar çıkarılabilir:
1. Geçmiş toplumlar, yaptıklarının ürünlerini kendileri toplayacaktır. Onların yaptıkları, gelecek nesilleri aşırı bir şekilde bağlamamalıdır. Geçmişe bağlı kalmak ve o zamanı yaşamaya çalışmak, dinen doğru olmadığı gibi sosyolojik olarak da sakıncalıdır.
2. Hiçbir nesil, önceki nesillerin yaptıklarıyla sorgulanamaz. Geçmiş nesillerin yaptıklarıyla gelecek nesiller sorgulanamayacağına göre, onları körü körüne taklidin hiçbir anlamı yoktur.
3. "Sorumluluk şahsidir" prensibiyle Kuran, hem dini, hem de hukuki alanda bir devrim yapmıştır. Şu ayetler bunu ifade etmektedir:
"Herkes kendi yaptığına karşılık rehindir" (Tûr, 21); "Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir" (Bakara, 141).
Ceza ve mükâfatı bu ve buna benzer ayetlerle şahsileştiren Kuran, hem hukukta bir devrim yapmış, hem de ahiretteki sorgulamanın nasıl olacağını bildirmiştir. Bu, ferdi manada böyle olduğu gibi toplumsal manada da böyledir. Her toplum, kendi yaptığından sorumlu tutulacaktır. Bakara 134. ayet toplumsal sorumluluğa dikkat çekmektedir. Milletler kendi yaptıklarını devşireceklerdir.
Bayraktar Hoca yanıtlıyor
■ Hocam cennette de bölümler var mı? Varsa birinden diğerine geçilebiliyor mu? S.B.
Sekiz çeşit cennet vardır. Herkes amellerinin kalitesine göre bu cennetlerde yer alacaktır. Cennetten cennete geçiş, yüce Allah'ın emriyle olur.
■ Ölmüş yakınlarımız için ettiğimiz duaların bir önemi var mı? Günahlarının bağışlanmasını dilememizin onlara bir faydası olur mu? O.C.
Biz duamızı yapıyoruz, yüce Allah onlar
Böylece Kuran ferdi sorumluluk ile toplumsal sorumluluğu birbirinden ayırmıştır. Kültürel mirasın nesilden nesile aktarımı, geçmişin gelecekteki nesillere ayak bağı olmaması gibi önemli oluşumlar, toplumsal sorumluluklar arasında yer almaktadır.
4. Geçmiş nesillerin yaptıklarını ve onların faziletlerini anarak bugünkü hayatı yaşamak, hele hele dünyayı ihya etmek mümkün değildir. Hz. İbrahim için yaptığımız duayı kabul eder veya etmez. Al I ah' ın duamızı kabul edip etmeyeceği konusunda biz karar veremeyiz. Biz sadece ölü lerimize rahmet di leriz, on ların affolması için yalvarırız. Gerisi Allah'a kalmıştır.
■ Üç ayların içindeyiz. Bazıları üç ayları oruçlu geçiriyor. Üç aylara mahsus ibadetler var mı? K.L.
Ramazanın dışında oruç tutma zorunluluğu yoktur. Üç aylar nafile oruca girer. Bu nedenle zorunlu değildir. Bu aylara mahsus bir ibadet de yoktur.
ile oğulları ve torunları bu dünyada yapacaklarını yaptılar. Onların yaptıkları kendilerine aittir. Biz ise bugün yaşıyoruz; bugünün problemlerini çözmekle ve onların bıraktığı dini ve kültürel mirasa yeni ilaveler yaparak gelecek nesillere bırakmakla yükümlüyüz:
"Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki, nihayet kabirleri ziyaret ettiniz." (Tekâsür, 1-2). Kültürsüz ve cahil toplumlar, geçmişlerinin yaptıkları karşısında bir aşağılık duygusu içinde olurlar.
Yaşadıkları çağda bir şey yapamayanlar, ölülerinin mezarlarına sığınırlar. Ölüler yaşayanlara, ne düşünce, ne sanat, ne teknik, ne de mutluluk verebilirler. Bunlar, dirilerin çaba göstermesi gereken konulardır.
Mezarlarla övünmenin ve geçmişi taklit etmenin neticesinin cehennem olduğunu görmemiz gerektiğini ifade eden yüce Allah, ahirette bu cehennemi çıplak gözle göreceğimize dair bizi temin etmektedir.
Akıl denen nimeti kullanmayıp sadece geçmiş nesillerin yaptıklarıyla övünmekle ömrünü tüketen fert ve toplumlar, tembellikleri ve akıllarını çalıştırmamaları nedeniyle sorgulanacaklardır.
Aklını kullanma becerisini gösteremeyip mezarlarla övünenler, övündükleri yere gideceklerdir. Aklını kullanıp çalışan toplumlar, onları bir gün tarihin mezarına gönderecek ve kimse onlarla övünmeyecektir.