Nefsin son merhalesi
İNSANIN nefis boyutuyla gelişmişliğinin adına "doyuma ulaşmış nefis" denmektedir. Yüce Allah aşağıdaki ayette bunu gündeme getirmektedir. Ayet şöyledir:
"Ey doyuma ulaşmış nefis! Hem hoşnut edici, hem de hoşnut edilmiş olarak Rabb'ine dön. Kullarımın arasına ve cennetime gir." (Fecr, 2730).
Nefsin gelişim basamakları vardır.
"Kötüyü emreden nefis" (Yusuf, 53). Biz bu nefse ham nefis, hiç olgunlaşmamış nefis diyebiliriz.
"Kendini kınayan nefis" (Kıyamet, 2). Manevi gelişim basamağının en önemlilerinden biridir. Bu merhaleye çıkan kişi, kendi hatalarını görmeye başlar, kendini kritize eder.
"İlham alan nefis" (A'râf, 201). Bu nefis merhalesinde kişi takvayı yakalıyor, gönül gözü oluşuyor, kendi içindeki fırtınaların Rahmani mi, şeytani mi olduğunu ayırabilir seviyeye geliyor ve o olgunluğu yakalıyor.
Birde "doyuma ulaşmış nefis" merhalesi vardır. Bu merhale nihai merhale olmaktadır. Bunu şöyle bir benzetmeyle açıklayabiliriz: Kişinin Ağrı Dağı'na tırmanıp zirveye ulaşması, manen doyuma ulaşması merhalesine benzemektedir.
Nefis bir taraftan bu gelişim psikolojisi merhalelerini alırken, diğer taraftan da gönül gelişmekte ve doyuma ulaşan gönül haline gelmektedir ve gelmelidir. Hz. İbrahim, Bakara 260'ta bu doyuma ulaşmış gönül kavramına işaret etmektedir. Doyuma ulaşan gönül akılla birleşmektedir (Hacc, 46).
Öte yandan nefis de doyuma ulaşınca, akıl, gönül ve nefis gelişmişliğin son basamağında bir araya geliyorlar. Hamlıklarındaki ayrılıkları ortadan kalkıyor ve tevhit oluşuyor. Kâmil insan bu merhalede ortaya çıkıyor. Bu merhale insana ne getirecektir? Bundan sonraki ayetler bunu açıklayacaktır.
Sonraki ayette kişi hem Allah'ı hoşnut etmiş, hem de kendisi O'ndan hoşnut olmuştur. Peki insanın Allah'tan razı ve hoşnut olması düşünülebilir mi? İnsan kim oluyor ki Allah'tan hoşnut olacak? Yüce Allah insanın Allah'tan razı olma durumuna başka ayetlerde de değinmektedir:
"Allah şöyle buyuracaktır: Bu, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği gündür. Onlara içinde sürekli kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş ve kazanç budur." (Mâide, 119).
"Hayırda muhacirler ve ensar gibi ipi önce göğüsleyenlerle, onlara iyilikte tabi olanlar var ya işte Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah'tan razı olmuşlardır." (Tevbe, 100).
Demek ki doyuma ulaşmış insanların Allah'tan razı olmaları söz konusudur. İşte mahşerde bir ses, bu manevi haliyle Rabb'ine dönmesini ona söyleyecektir. Bu Rabb'ine dönme hitabına nail olacak, o şerefe erecektir. "Bu dünyada doyuma ulaşırsan, öteki âlemde de o şekilde sana seslenilecektir." Bu sesleniş Allah'tan gelecektir. Çünkü sonraki ayetler buna işaret etmektedir.
Son ayetteki kullar kimdir? Bu sorunun cevabını Nisâ Suresi'nin 69. ayetinde bulabiliriz: "Kim Allah'a ve peygamberine itaat ederse, onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle ve iyilerle beraber olacaklardır. Onlar ne güzel arkadaştırlar!" İşte bu kişi veya kişiler, bunların arasına girecek ve onlarla beraber cennete girmiş olacaktır.
***
Bayraktar Hoca Cevaplıyor
■ Orucumuzu ezan okunduğunda hemen açmak mı yoksa 1 -2 dakika dua edip sonra açmak mı sevaptır? B.M.
Ezan okunmaya başladığın an orucunu açabilirsin. Ancak dua ettikten sonra açmakta yarar vardır.
■ İşyerinde çalışırken müzik yerine kulaklıkla Kuran-ı Kerim dinliyorum. Başı açık bir şekilde dinlememin sakıncası var mı? İ.K.
Başın açık dinlemenin sakıncası yok. Yalnız işini yapman senin üzerine farzdır; eğer işini ihmal ediyorsan o anda Kuran dinlememelisin.