Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Aklı kullanmamak, basiret denen gönül gözünü göremez hale getirir. İşte bu körlük, gönül ülkesinin ışıktan yoksun hale gelmesi, kararması, güneşinin batması demektir. Günümüz insanları gönül gözünü yitirmiş, ışığını kaybetmiş durumdadır

        GÖNÜL çevresinin en koyu ve nihai kirliliği ."kör" olmasıdır. Gönül kirliliği aklın çalışmamasından kaynaklanır. Aklın çalışmaması veya aklı çalıştırmamak günahların başında gelmektedir. Affedilmeyecek en büyük günah şirktir, ama şirkin meydana gelmesi de aklın çalışmamasından kaynaklanır. Demek ki aklını çalıştırmayan kişi şirkten daha büyük günah işlemekte ve bu günah gönle dönünce orayı kör etmektedir. Bu konudaki ayet şöyledir: "Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, akledecek kalpleri ve işitecek kulakları olsun. Gerçek şu ki gözler kör olmaz, asıl sinelerdeki kalpler kör olur." (Hacc, 46)

        Tarihi olguları araştırmak, onları sebep-sonuç ilişkisi içerisinde ele alıp yaşanan zamana ışık tutmak, bir akıl ve gönül işidir. Bir bakıma insan aklını ve gönlünü tarihin izini sürmek için geriye doğru akıtmak, ardından geleceğe doğru hamle yaptırmak, akıl ile gönlün birleşmesine bağlıdır. Onun içindir ki yüce Allah, akleden yani düşünen bir gönlün oluşmasını istemektedir. İşte eğitim, gönül ile aklı buluşturmak, birleştirmek ve beraberce hareket etmelerini sağlamakla yükümlüdür.

        Ayetteki cümlede "gönül" özne, "akıl" ise yüklem durumundadır. Bir bakıma akleden, yani düşünen şey gönül olmaktadır. Tarihi olguları araştırmak gönle gönül, akla akıl, kulağa kulak katacak ve kazandıracaktır. Ayetin sonunda yüce Allah, kafadaki yani biyolojik gözlerin değil de sinelerdeki gönül gözlerinin kör olacağına işaret etmektedir. Aklı kullanmamak gönle körlük bulaştırmakta, basiret denen gönül gözünü göremez hale getirmektedir. İşte bu körlük, gönül ülkesinin ışıktan yoksun hale gelmesi, kararması, güneşinin batması anlamına gelmektedir.

        Rad Suresi'nin 19. ayetinde yüce Allah, gönül gözü kör olanı şöyle anlatmaktadır: Hz. Peygamber'e Rabb'inden indirilenin hak olduğunu bilen görendir, ama bunu bilmeyen de kördür. Demek ki hakikat bilgisine ulaşan gönül gözüne sahip, bu bilgiyi bilmeyen veya reddeden de gönül gözü kör olandır. Ayet, akıl sahiplerinin düşünüp öğüt alacağı ifadesiyle bitmektedir. Akıl, düşünmek ve hakikat bilgisi gönül gözünü temin ederken, bunlardan yoksun olanın gönlü kör olmaktadır.

        Günümüz insanlığı gönül gözünü yitirmiş, sinelerindeki gönülleri körelmiş, ışığını kaybetmiş durumdadır. Ona akıl, düşünce ve hakikat bilgisi ışık olacak, yolunu görecek, yılan gibi kafa gözüyle değil gönül gözüyle görmeyi temin edecektir.

        "Bakışları kendilerine dönmez." (İbrahim, 43).

        Yüce Allah, bu ayetinde mahşerden bir sahne anlatmaktadır. Bu sahnenin en önemli yönlerinden biri, insanların kendilerini görememeleridir. Neden? Soruya şu şekilde cevap verebiliriz: Bu insanlar, bu dünyada kendilerine iç gözlem yapmadılar, kendileri adına nefis muhasebesi yapmadılar, kendileri üzerinde düşünmediler. Onun için ahirette de kendilerine bakamayacak, bakışları kendilerine dönmeyecektir. Bir bakıma, kendilerine karşı kör olacaklardır. Eğer onlar bu dünyada Kıyame Suresi'nin 14. ayetinin gereğini yapıp kendilerini gözlemleselerdi, kendilerine karşı kör olmasalardı, elbette orada da gözlemleyebileceklerdi.

        Kendine yönelemeyen bu insanların gönülleri de bomboş hale gelecektir. Bu dünyada kibir ve kendini gözlemlememe nedeniyle boş olan gönüller, orada da boş olacaktır. "Onlardan sana bakanlar da vardır. Peki, körleri sen mi doğru yola ileteceksin? Hele, gönül gözleriyle de görmüyorlarsa!" (Yunus, 43)

        Bu ve benzer ayetlerde Hz. Peygamber'e insanın ne olduğu öğretilmektedir. Akıl denen ilahi nimeti çalıştırmayıp duyu organlarını devre dışı bırakanların ne hale geldiği ve gönül gözünü yitirenlerin Hz. Peygamber'in rehberliğinden mahrum kaldığı anlatılmakta, dolayısıyla insan eğitimine nereden başlanılacağına işaret edilmektedir.

        DİN EĞİTİMİ ÖNEMLİ

        İnsana aklını kullanmayı, doğru düşünmeyi ve gönül gözünü açıp onunla görmeyi öğretmek, fetih denen eğitim eylemini gerçekleştirmektir. Fetih, bir ülkenin kapılarını açıp orayı ele geçirmek anlamına geldiği gibi, akıl ve gönül kapılarını açıp onları fethetmek, ışığa kavuşturmak, özgürleştirmek de bir çeşit fetihtir. Yüce Allah, gönül gözünün açılmasını ve aklın kullanılmasını din eğitiminin birincil amacı olarak görmektedir. Gözü kör olmuş gönle ve kalbe "kör kalp" ya da "kör gönül" denmektedir. Kör kalp, kirli bir kalp, kirli bir gönüldür. Bu körlüğü gidermek için gerekli olan ameliyatı din eğitimi yapacak ve yapmalıdır.

        Kör olan gönlün gideceği yer yoktur; onun yol alması da imkânsızdır. Manevi dünyada merhale kat etmesi, gelişmesi mümkün değildir. Kafa gözleriyle her canlı görüyor; ama gönül gözüyle gören sadece insandır. İnsanın bu özelliğini geliştirmemiz gerekiyor. Kör olmuş gönüllerin sahipleri, dünya insanlığına gözyaşından başka bir şey getiremezler. Onlar insanlığı sevemeyeceğine göre, gözyaşından başka bir şey bırakmayacaklardır. Sonuçta körlük, karanlıktır.

        Kuran, insanların kapasitelerini açmak ve gönülleri bütün bu kirliliklerden kurtarmak için gelmiştir.

        BAYRAKTAR HOCA yanıtlıyor

        Tecavüz edenin cezası nedir?

        ■ Tecavüzcünün İslam'a göre cezası nedir hocam? K.L.

        Nur Suresi'nin 2. ayetinde zina yapanlara yüz değnek vurulur. Tecavüzde ise bu ceza daha da artırılır.

        Cin konusunu sizden daha iyi kim bilir?

        ■ Bir okuyucunun "Cinler, insanlarla ilişkiye girer mi?" sorusuna "Ben cinlerle değil insanlarla uğraşıyorum" demişsiniz. Hocam Kuran'da Cin Suresi var. Bu konuyu siz bilmeyeceksiniz de kim bilecek? E.E.

        Ben orada cinlerle ilişki kurma konusunu kastettim. Yoksa tabii ki cinler vardır; iblis ve şeytanlar onlardandır. İnsanları etkileyip yoldan çıkarırlar. Ancak cinlerin Müslüman'ı da vardır.

        Göbek bağı nereye gömülür?

        ■ Bebeğin göbek bağının gömüldüğü yerin bir önemi var mı? S.T.

        Herhangi bir önemi yoktur.

        Ahirette karı-kocanın durumu ne olacak?

        ■ Eşlerden kadın cennete, erkek cehenneme gitmişse kadının durumu ne olacak? C.E.

        Tahrim Suresi'nde yüce Allah, firavun ve karısından bahseder. Firavun müşrik olduğu için cehenneme, hanımı da Müslüman olduğu için cennete gidecektir. Hanımının cennete gitmesi onun orada eş araması anlamına gelmez. Siz cennette cinsel ilişki kurulacağını mı zannediyorsunuz? Oradaki hazlar manevidir.

        Kâhinler geleceği nasıl bilmiştir?

        ■ İnancımıza göre geleceği Allah'tan başkası bilemez. Ancak Kuran'da Hz. Musa kıssasında firavunun gördüğü rüyayı kâhinler, "doğacak bir erkek çocuğunun onu tahtından edeceği" şeklinde yorumlamıştır ve daha sonra da bu hadise aynen gerçekleşmiştir. Geleceği sadece Allah bildiğine göre kâhinler bunu nasıl öngörebilmiştir? Ö.A.

        Her türlü bilgisi elimizde olan bir konuda yorum yapmak, gelecekten bir haber vermek değildir. Çünkü devam etmekte yani akmakta olan sosyal olaylar, bir gün İsrailoğullarının arasından bir çocuğun doğup firavunu tahtından indireceği şekilde cereyan ediyordu. Bir bakıma kâhinler, sosyal olayları okudular, gelecekten haber vermediler. Çünkü orada devam eden zulmün, zulmedilen insanlar tarafından yıkılacağı zaten belliydi.

        Köpeği kısırlaştırmak dinen uygun mu?

        ■ Evcil bir köpeğim var. Kısırlaştırmak istiyorum. Bu dinen caiz mi? K.H.

        Dinen caiz değildir. Hayvanın tabiatını değiştirmek dinen sakıncalıdır.

        Okunan Kuran'ın ölülere faydası var mı?

        ■ Ölülerimizin arkasından okunan Kuran'ın anlamı nedir? T.B.

        Kuran Allah için okunur ölüler için değil. Kuran-ı Kerim dirilerin kitabıdır.

        Boşanan ailenin çocukları kimde kalır?

        ■ İslam'a göre boşanmış ana-babanın çocukları kime verilir? D.Z.

        Küçüklerse anneye verilirler. Ama baba nafakasını vermek zorundadır. Hatta gerekirse sütanne bile tutmak mecburiyetindedir.

        Gelin, kayınpederini yıkayabilir mi?

        ■ Bir gelin, kayınpederine banyo yaptırabilir mi? Z.S.

        Bir gelinin kayınpederine banyo yaptırabilmesi için kayınpederinin iyice ihtiyarlaması, yani erkeklik gücünü kaybetmesi gerekir. Ayrıca ona gelininden başka banyo aldıracak kimsesi olmaması lazım. Oğlu varsa eğer onun yıkaması gerekir.

        Cinsel ilişkiden önce dua okunur mu?

        ■ İnsanın eşiyle cinsel ilişkiye girmeden önce okuması gereken bir dua var mı? G.A.

        Hayırlı evlat isteme duası yapılır.

        Diğer Yazılar