İkili oynamak münafıklıktır
Çifte standart, bilinçsizlik ve dalaleti hidayete tercih etmek gibi yanlış davranışlar münafıkların ahlakını oluşturmaktadır. Akıl ışığı yanan ve aydınlanan insanlar, bu tür davranışlara asla girmezler
DÜNYA siyasetini, yani devletlerarası siyaseti karalayan, çıkmaza sokan, zulme dönüştüren, ikili oynayan siyasetçilerdir. Bunlar kendi memleketlerinde farklı siyaset uyguluyor, devletlerarasında ise farklı siyaset uyguluyorlar. Bu ikiyüzlü kişiler, dünya insanlığının kara lekesidir. Kuran-ı Kerim'de yüce Allah bu ikili oynayan insanların durumunu oldukça uzun bir şekilde açıklamaktadır. Biz bunlardan sadece aşağıdaki ayetleri alarak açıklamak istiyoruz:
"Onların durumu, bir ateş yakan kimseye benzer. O ateş yanıp etrafını aydınlattığı zaman, Allah hemen onların aydınlığını giderir ve onları hiçbir şey göremeyecekleri karanlıklar içinde bırakır. Onlar sağır, dilsiz ve kördür; gerçeğe dönmezler." (Bakara, 17-18)
İNSANI KORUR
Münafıklık onların önünü karartmakta, akıl ışıklarını söndürmekte ve kalp gözünü kör etmektedir. Gözleri kör olmuş, ışıksız ve karanlıkta kalmış bir insanın, doğru yolu bulması imkânsızdır. Hidayet, insanın kalp gözü ve akıl ışığıdır. Bu ışık insanın önünü aydınlatır. Işıksız olarak hedefi bulmak ve amaca ulaşmak mümkün değildir. Münafık, hedefi şaşıran ve amaca ulaşamayan kişidir.
Yüce Allah, münafıkların durumunu örnekle anlatmaktadır. Bu örnekte "ateş, aydınlatmak, nur, karanlık ve görme" kavramları bir araya gelmiştir.
"Nâr/ateş" kelimesi burada "ışık" manasında kullanılmaktadır. Yolunu kaybeden insan ateş yakar ki nerede olduğunu insanlar anlasın. Diğer taraftan ateş, ormanda yolunu kaybetmiş bir insana vahşi hayvanların saldırmasını da önler. Aynı zamanda, soğuktan donma tehlikesi geçiren kişinin hayatını da kurtarır. Ayrıca ateş, yemekleri pişirip yenecek hale getirir.
İşte, ışık da insana kendisinin ne olduğunu bildirir, insana kendini tanıtır ve yolunu aydınlatır. Aklın ışığı, vahşi hayvanı andıran nefsin arzularına, şeytana ve yanlış düşüncelere karşı insanı korur. Yanan aklın ışığına onlar yanaşamaz. İnsanın donan zihnini ve gönlünü ölümden kurtarır. Aklın ışığı, insanın hamlığını pişirir ve olgun hale getirir.
MANEVİ SAĞIRLIK
İkili oynamaları, iman etmediği halde iman ettik demeleri, Allah'ı ve iman edenleri aldatmaya teşebbüs etmeleri, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaları, iman edenleri beyinsizlikle itham etmeleri, inananlarla alay etmeleri ve tercihlerini kötüden yana kullanmış olmaları nedeniyle Allah, münafıkların yanan ışıklarını söndürmekte, onları artık gerçeği göremeyecekleri karanlıkların içine terk etmektedir.
Akıl ışığı yanan ve aydınlanan insanlar, yukarıdaki davranışlara asla girmezler. Demek ki münafıkların zoru, akıllarındandır. Beynindeki ışığı sönen insan ne yaptığını, neyi satın aldığını ve insanlığın neresinde olduğunu bilemez. Bu beyin, yani akıl ışığı, ferdi olduğu kadar toplumsaldır da. Fertlerin akıl ışığı birleşince toplumu aydınlatır.
Kulak, dil ve göz organlarına dikkati çeken Allah, duyu organlarının birlikte bir bütün oluşturduklarına işaret etmektedir. Buna psikolojide "algı aktı" denmektedir. Algı aktı, duyu organlarının birlikte ve organize olarak görev yapmasını ifade eder. Bu birleşme işlemi, beyinde olur. Allah, parçaları zikrederek bütünü (insan beynini ve düşüncesini) kastetmektedir.
Ayetteki sağırlık, manevi sağırlıktır. Gerçeğe karşı insanların takındıkları menfi bir tavır ve tepkidir. Ayette bu itirafı, tepkiyi gösterenlerin kendileri yapmaktadır. Hz. Peygamber'in yaptığı uyarıya, getirdiği ışığa ve müjdeye karşı olanların, çok uzak mesafedeymiş gibi tepki göstermelerini ifade etmektedir.
Bize göre, münafıklık bir inanç biçimi ve bir ahlak anlayışıdır. Münafıkların ahlakını çifte standart, bilinçsizlik ve dalaleti hidayete tercih etmek gibi yanlış manevi ticaret oluşturmaktadır. İşte bu ahlaktan dönmelerinin imkânı yoktur.
"Dönemezler" ifadesi dönüşümü, değişimi, yeniliği, gelişimi ifade etmektedir. Yenilik, gelişim ve değişim akıl işidir. Beynini yenileyemeyen insan, hayatını da yenileyemez. Yeniliğe kapalı olan da değişim meydana getiremez. Yenilik ve değişim, bir atılım ve bir beceri işidir. Münafık, bütün bu oluşumlara kapalıdır.
BAYRAKTAR HOCA yanıtlıyor
Hafızlık için zaman harcamak doğru mu?
■ Peygamberimizden sonra Kuran-ı Kerim'in eksiksiz ve doğru yayılması için hafızlığa ihtiyaç vardı. Şimdi ise gelişen teknolojiyle öyle bir tehlike yok. Bu nedenle çocukların hafızlık için 2-3 sene kursa gitmesi boşa zaman harcamak değil mi? C.G.
Hafız olmak amacıyla harcanan zaman için "Boşa gitti" demek yakışıksız ve tehlikelidir. Ancak şu da bir gerçektir ki kabiliyeti olanlar hafızlık yapmalıdır. Ve hafız olan çocuk, mutlaka ilahiyatı bitirmelidir. Hafız bir imam, hafız bir müftü, hafız olmayanlardan çok daha üstündür.
Cuma günü 'salaten tüncina' okunur mu?
■ Bulunduğum semtteki camide cuma namazının farzının ardından müezzin uzun uzun "salaten tüncina" duasını okuyor. Cemaat okumaması konusunda ikaz etmesine rağmen dinlediği yok. Bu yapılan dinen caiz midir? K.K.
"Salaten tüncina" duasının okunmasında bir mahzur yok. Ancak vatandaşı yoracak şekilde olması doğru değildir.
Cinler, insanı çarpar mı?
■ Hocam cin çarpması diye bir şey var mıdır? D.K.
Cinlerin insanlarla ilişkisi vardır. Mesela bize günah işleten şeytandır ve şeytan da cinlerdendir. Günah işletmekle bir bakıma bizi çarpıyor demektir. Bir insan günah işliyorsa, kötülük yapıyorsa onu şeytan çarpıyordur.
Cenaze namazını kadınlar kılabilir mi?
■ Kadınlar cenaze namazı kılabilir mi? Erkeklerle yan yana kılmalarında bir sakınca var mı? P.O.
Cenaze namazını kadınların erkeklerle yan yana kılmalarında hiçbir sakınca yoktur.