Hz. Peygamberin görevleri
Birer eğitimci olan peygamberler, ruhları temizlemeyi amaç edinmişlerdir
Peygamberler, Allah'ın beşeri âleme tayin ettiği elçilerdir. Bu elçiler, Allah'ın ayetlerini, yani mesajını kendi fikirlerini katmadan insanlara aktarmakla görevlidirler
HER yıl Kutlu Doğum Haftası'nı kutluyoruz. Bunu koyan o zaman ki siyasilerin ve Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarının ölenlerine rahmet, yaşayanlarına da sağlıklı uzun ömürler diliyoruz. Şimdi Kuran-ı Kerim'e göre Hz. Peygamber'in peygamberlik görevlerine bir kuşbakışı yapmak istiyoruz. Bu konuda ele alacağımız ayet şöyledir:
"Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran, size kitabı ve hikmeti talim edip bilmediklerinizi öğreten bir resul gönderdik." (Bakara, 151)
Kitabı öğretip toplumu eğitecek ve dini eğitim verecek olan peygamber, o toplumun içinden seçilmektedir. O peygamberin öğretileri elbette ki başka toplumlara da yayılacak, fakat çıktığı ve faaliyet gösterdiği toplum, öncelikle kendi toplumu olacaktır. Yüce Allah'ın bu kanununu günümüz eğitim ve siyaset alanına da uyarlayabiliriz.
En iyi eğitimci, toplumun içinden çıkan eğitimcidir. Eğitimcinin, içinde yetiştiği toplumun dışındaki bir toplumu eğitmesi çok zordur. Anadille eğitimi, ancak aynı toplumdan yetişen eğitimciler yapabilirler. İbrahim 4'te yüce Allah, peygamberleri kendi toplumlarının diliyle gönderme sebebini açıkça bildirmektedir.
Bakara 151. ayetin birinci bölümü ile İbrahim 4 ayetini bir araya getirirsek bir toplumun, kendi anadiliyle eğitilmesinin zorunlu olduğu ortaya çıkar. Bu, bizzat Allah ın koyduğu ve uyduğu bir kanundur. Bu kuralı uygulamak, eğitim sisteminin olmazsa olmazını teşkil etmektedir. Onun içindir ki yüce Allah, "Kendi içinizden size resul gönderdik" ifadesini bu ayetin başına yerleştirerek, bunu önemli bir nimet olarak takdim etmiştir.
1- Allah'ın ayetlerini insanlara okumak, peygamberlerin başta gelen görevlerindendir. Ayetler, Allah ın hükmünü, emrini ifade etmektedir. Peygamber, bir hüküm ve bir kanun koyamayacağı için yüce Allah "Bizim ayetlerimizi size okur" ifadesini ayetin ikinci bölümüne yerleştirmiştir.
Ayetteki "resul" kelimesi, "elçi" demektir. Elçi, kendisini gönderenin mesajını, kendi fikrini karıştırmadan olduğu gibi karşı tarafa aktarmakla yükümlüdür. Mesela, bir devletin başka bir devlete gönderdiği elçi, kendi devletinin mesajlarını, hiç müdahale etmeden olduğu gibi karşı tarafa aktarmak mecburiyetindedir. Peygamberler de Allah'ın beşeri âleme tayin ettiği elçilerdir. Bu elçiler, Allah ın ayetlerini/mesajını, olduğu gibi insanlara okuyup aktarmakla görevlidirler.
2- Bu ayette Hz. Peygamber'in ikinci görevi insanların ruhlarını arındırmaktır. Ayette "temizlemek, geliştirmek, günahtan arındırmak" anlamındaki "tezkiye" kavramının, öncesinde "okumak", sonrasında da "öğretmek" faaliyeti yer almaktadır. Öğretimle eğitimin bir araya geldiği bu ayet, öğretimsiz bir eğitim ve olamayacağını göstermektedir. İnsanı arındırmak için önce onun beynine bazı bilgi tohumlarının ekilmesi gerekir.
Ayette sözü edilen temizleme faaliyeti, insanı cehaletin, şirkin, günahın, düşmanlık ve kinin kara bulutlarından temizlemeyi ifade etmektedir. Bu kara bulutlar insanın dış âlemini kirlettiği gibi, iç âlemini de kirletmektedir. İnsanın iç âlemindeki manevi çevreyi, onların kirinden temizlemedikçe, temizlikten bahsetmek mümkün olmayacaktır. Birer eğitimci olan peygamberler, öğretim faaliyetlerini sürdürürken, ruhları temizlemeyi amaç edinmişlerdir. Bu görev ve amacı onlar için yüce Allah belirlemiştir. Eğitimin en temel amacı olan temizliğe giden yollar, dikenlerle kaplıdır; o yolların temizlenmesi, ancak insanın beynine, kalbine ve nefsine ulaşılması ve arındırılması ile mümkün olabilir.
3- Bu ayette Hz. Peygamber'in üçüncü görevi ise Allah ın kitabını ve hikmeti öğretmektir. Kitap ve hikmeti öğretme faaliyeti, beyinle alakalı bir öğretim faaliyetidir. Allah ın ayetlerini insanlara okumak, kitap ve hikmeti öğretmek gibi yüksek düzeyde bir öğretim faaliyetinin amacı ruhların temizlenmesidir. Bilgi ve hikmetin olduğu yerde manevi kirlilik bulunmaz.
4- İnsana bilmediklerini öğretmek, hem hale, hem de istikbale yöneliktir. Alak 5'te yüce Allah, öğretim sürecinin bu kısmını şöyle ifade etmektedir: "İnsana bilmediğini öğretti." İnsana bilmediklerini öğretmek, ilahi öğretimin en önemli kısmını teşkil etmektedir. Aynı durum peygamberlerin öğretim faaliyeti için de geçerlidir. Demek ki peygamberler, Allah'ın tatbikatını yeryüzüne yansıtmaktadırlar. Bu noktadan hareketle diyebiliriz ki, öğrencilere veya halka bilmediklerini öğreten ilim adamları, hem Allah'ın öğretim faaliyetini yaşatmış hem de peygamberlerin sünnetini takip etmiş oluyorlar.
Bilinmeyeni öğretmek, insan için karanlık olan bir noktayı aydınlatmak; bilginin ışığını oraya taşımaktır. Bilinmeyen meseleler bilinir hale getirilmezse, insanlığın ilerlemesi mümkün değildir. İnsanların bildiklerini aşmaya çaba göstermeden, onları sürekli tekrar etmeleri, zamanla taklidi ve onun neticesinde de çürümeyi getirir. Bilinenlere yenilerini ilave etmek, bilinenleri sorgulamak, daha kaliteli olanın peşinde koşmak, eğitimcilerin sevdası olmalıdır. Bu sevda cehalet karanlığını aydınlığa dönüştürecektir.
İşte Kuran dan sadece bir ayeti ele aldığımız Hz. Peygamber in daha nice görevleri vardır. İşte biz kitabı okuyan, anlatan, insanları arındıran, insanlara bilmediğini öğreten bir Peygamber'e sahibiz. Peygamberimize ve aynı görevi yapan bütün peygamberle salat ve selam olsun.
Biz buradan bütün İslam âleminin Kutlu Doğum Haftası'nı tebrik ediyor, böyle bir haftayı koyan insanlara selam olsun diyoruz.
BAYRAKTAR HOCA yanıtlıyor
Sigaradan ölmek günahtır
◊ Hocam, uzun zamandır sigara kullanıyorum. Sigaranın yol açtığı bir hastalığa yakalanan ve bu hastalık neticesinde hayatını kaybeden bir insan intihar etmiş sayılır mı? A.Ç.
İntihar etmiş sayılmaz ama günahkârdır. Çünkü kendine zarar veren bir şeyi kullanmıştır.
Uzayda başka canlılar var mı?
◊ Uzaylıların varlığına inanmak dini inancımıza ters mi? D.G.
Buna inanmanın bir sakıncası yoktur. Uzayda melekler vardır, üç harfliler (cinler) vardır. Ama insan denen varlık şu anda yoktur. Teknoloji ilerledikçe insanlar uzaydaki gezegenlere gidecek, orada hayat kuracaklardır. Zariyat Suresi'nin 22. ayetinde yüce Allah, "Rızkınız göktedir" derken buna işaret etmektedir.
Haram parayla yardım olur mu?
◊ Haram yoldan kazanılan paranın cami inşa etmekte veya dini bir hizmette kullanılması doğru mudur? S.K.
Haram para tüm servetten ayrılabiliyorsa bu haram parayla yardım etmemen lazım. Ama servetine karışmış ve ayıramıyorsan o zaman yardım yapabilirsin.